EkoFin

Yrd. Doç. Dr. Şükrü UMARBEYLİ
sukruumarbeyli@hotmail.com
Yrd. Doç. Dr. Şükrü UMARBEYLİ

İleride aç kalacağız, hâlâ daha üretmiyoruz!

Yayın Tarihi: 01/11/21 07:00
okuma süresi: 4 dak.
A- A A+

Dünyada küresel iklimdeki bozulmalar hiç şüphesiz ki ilerleyen yıllarda gıda sektörüne büyük darbe bulacaktır. Verimli araziler yavaş yavaş azalacak ve yemek üzerine faklı alternatifler için çalışmalar artacaktır. İsrail’in şu an çekirgeleri şekerleme yaptığı ve yine çeşitli ülkelerde laboratuvarlarda tavuk eti üretimleri için çalışmalar başlamış durumda. İlerde gelecek olan kıtlık için şimdiden kolları sıvadılar.

Dünyada gıda fiyatları artıyor dediğim gibi ekilebilen alanların azalması, yüksek talep ve düşen arz kaynaklı sıkıntılardan dolayı bu gidişle faklı bir boyuta geçeceğiz. Açlık her geçen gün daha da artıyor. Şu an için dünyada 690 milyona yakın insan açlık sınırında yaşamaktadır. Bunun üzerine iklimi ve çevreyi koruyacak önlemler alınmalı, gıda tasarrufu ve gereksiz tüketimlerden de kaçınılmalıyız. Tarıma destek verilmeli ve çiftçiler desteklenmelidir. Artık dünyanın merkezi gıda üzerinde dönmelidir.

Dünya nüfusunun artması ve mevcut doğal kaynakların etkin kullanılmaması nedeniyle ve bunun yanında kırsal kesimlerden şehirleşmeye kadar tüm gerçekleşen süreçler ile yaşam standartlarının değişimine paralel olarak tüm olumsuzluklar ortaya çıkıyor. Küresel ekonomik sıkıntılar ile birlikte gıda krizleri de ortaya çıkarak kendini gösteriyor.

Gıda krizi arz ve talep dengesindeki değişim ile birlikte ortaya çıkarken, ülkelerin de ayni zamanda ekonomik büyümeleri, tarım alanlarındaki düşüşleri, iklim değişimleri, yoksulluk, hastalık, savaşlar ve petrol fiyatlarındaki değişimlerle birleşince ortaya daha da vahim bir hal çıkmaktadır.

Gıda krizi büyük önem taşımaktadır. Yaşam kaynağımızdır. Gıda fiyatlarındaki artış bugün dünyada krize dönmüş durumdadır. Bazı ülkelerde siyasal ve ekonomik istikrarsızlık ile de birleşince kronik bir hal almış durumdadır. Yeşil ekonomiye geçilmesi ve ekonomik büyüme uğruna doğal kaynakların heba edilmemesi gerekmektedir. Tüm dünyada yer altı ve yer üstü tüm kaynakları verimli kullanmalıyız. Sanayi atıkları, çevrede meydana getirdiği kirlenmenin, küresel ısınma ve iklim değişikliklerine olan direkt etkisi ile açlık, kuraklık ve sel gibi felaketlerin de ayni zamanda sebebi olmaktadır.

Pandemi sürecinde yaşadığımızı herkes bilir. Küresel tedarik zincirleri kırıldı. Çoğu zaman hayat durdu uçaklar, gemiler bitti ve taşımacılık bitti. Biz bunları yaşayıp gördük peki ne ders aldık? Aldık mı? almadık...

Üreten toplum yok olmaz. Üretmeliyiz. Her şeyi üretemeyiz, küçük bir ada ülkesiyiz rekabet edemeyiz ama mutlaka fiyatta rekabet edebileceğimiz bir üretim yapabileceğimiz niş pazarlar yakalayabiliriz. İlerleyen yıllara hazır olmalıyız. Bugün biz size gıdasal ürün yollayamıyoruz deseler ne yapacağız? evet, hepimiz tek tek öleceğiz çünkü neden? üretim yok hiç bir hazırlığımız yok; artık zaman değişti kendi kendimize yetmemiz gerekmektedir. Kendimiz için ve nüfusumuzu ayakta tutmak için gıda krizlerine şimdiden önlem alıp belirli üretimlerde kendimize yetmeliyiz. Su geldi verimli alanları ortaya çıkarmalı ve işlemeliyiz. Eğer bunları yapmazsak sonuç ortada bir gün gelecek, bir gün kalacak ve o gün biz de biteceğiz.

Dünyadaki tüm devletler bu konulardaki politikalarını geliştirerek, ilerleyen yıllar için tarım ve çiftçiler için mutlaka bir destek ve önlem almalıdırlar. Gelecek artık çok farklı olacaktır. Hazır olmalıyız.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#inbox #gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.