EkoFin

Yrd. Doç. Dr. Şükrü UMARBEYLİ
sukruumarbeyli@hotmail.com
Yrd. Doç. Dr. Şükrü UMARBEYLİ

Işığı açın da önümüzü görelim!

Yayın Tarihi: 23/05/22 07:00
okuma süresi: 4 dak.
A- A A+

Dünyada ekonomi tüm ülkelerde patlamış durumda. Pandemi döneminden sonra basılan usd ve Euro para hacimleri yaklaşık 2 katı boyutunda ortaya çıkar iken genişletici para politikası için verilen destekler pandemi döneminde devam etmişti. Tabi ki bunun da bir bedeli vardır o da enflasyon. Genişletici para politikası o dönemde uygulandı ve çeşitli devlet yardımları, kredilendirmeler ve sübvanseler yapıldı ve artık yavaş yavaş pandemi sonları konuşulmakta iken yapılan kısıtlamalardaki azalışlar ile yazın gelmesi ile turizm sektörü ve eğitim sektöründe de öğrenciler için tanıtımların artması ile bir hareketlilik yaşanıyor.

Genel olarak dünya enflasyon ile boğuşuyor. 40 yılın en yüksek oranları ortada ama dediğim gibi bunların sebebi pandemi sürecinde basılan aşırı paralar, tedarik zincirlerindeki kırılmalar ve de en önemlisi enerji fiyatlarındaki krizler ve gelecekte olacak olan gıda krizleri de tetikleyici olarak göz önünde ortaya çıkmış durumdadır.

Ekonomik büyümelerdeki daralmalar tüm dünyayı sarmış durumda ve küresel olarak en az %1 düşüş olacaktır. Parasal genişlemelerin daraltılması gerekiyor ve yavaş yavaş başlanmış durumda. Daraltıcı ekonomi politikaları ile musluklar kısılmaya başlandı. Uzun zaman tabi ki bu şekilde gitmek olmaz ama şu an için yapılacak başka bir durumda yok yani.

Ülkemiz için de uygulanan daraltıcı para politikası, politika faizi her ne kadar %14 olsa da piyasa %30 seviyelerini fonluyor; bu da demektir ki politika faizi tam bir gösterge olmamış, çünkü %88 oranında enflasyon ülkemizde kol geziyor. Negatif reel faiz getirisi ve aradaki makas çok aşık bir durumda ve bunu da dengelemek şu an için çok zor. Alım gücü düştü devir tasarruf devri desek de kıt kanaat geçinmeye çalışan kişiler ve vatandaşlar çok mağdur. Herkes haklı çok büyük bir ekonomik buhran var. Dışa bağımlılığın da etkisinin rüzgârı devam ediyor. Döviz artış gösteriyor ve girdi maliyetlerinden dolayı pahalılık tetiklenirken, talepler de temel ihtiyaçlar dışında çökmüş durumda.

Çıkış yolu ülkeye döviz girdisi, turizm, üretim ve eğitim olacaktır. Yurtdışı bağlantılarının çok iyi kurulması ve müşteri çekip dövizi bollaştırmak, ülke esnafına ve reel sektörüne destek olacak girişlerin olması ve ekonomiye can suyu sağlanması hedeflenmelidir. Turizm ve eğitim tanıtımlarının iyi yapılması son derece büyük önem taşımaktadır. Ülke GSYH’nin %50’sini oluşturan bu iki sektör için daha çok çaba harcanmalıdır. Tüm bunların lokomotif sektörleri de mevcuttur ve çarkı bunlarla beraber döndürmektedir.

Tek yapmamız gereken ışığı açmak ve önümüzü görerek hareket etmek. Pandemi sürecinin yavaşladığı ve hafiflediği bu günlerde artık benzine basmak ve müşteri kazanmak sanırım doğru olacaktır. Eğer zaman geçer ve tren kaçarsa eylüle doğru daha az müşteri ve daha az karlı işler kalacaktır. Organize olup planlı bir şekilde hareket edip işleri yola koymak gerekecektir.

Ekonomi kıt kaynakların etkin kullandırılmasıdır. Özellikle bu zamanlarda mutlaka öncelikleri belirleyip ona göre planlar yapmalıdır. Tüm dünyada enflasyon oranları çok aşırı bir şekilde yükseldi ve hep beraber bu günleri yaşayıp atlatacağız, çünkü sorun küresel bazda ortaya çıkmış durumda.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Yrd. Doç. Dr. Şükrü UMARBEYLİ yazıları