EkoFin

Yrd. Doç. Dr. Şükrü UMARBEYLİ
sukruumarbeyli@hotmail.com
Yrd. Doç. Dr. Şükrü UMARBEYLİ

Elektrik ekonomiyi kesti! Elektriğime dokunma!

Yayın Tarihi: 11/07/22 07:00
okuma süresi: 7 dak.
A- A A+

Işıkların yanması ve artık sönmemesi dileği ile yazıma başlıyorum…

Evet, kesilen sadece elektrik mi? sandınız; ekonomiye olan büyük darbesi ile de diğer taraftan ortaya çıkıyor aslında. İşe gidiyorsunuz iş yapamıyorsunuz! Evde kalıyorsunuz internet yok sosyal medya ve diğer özel işleriniz, online olan çalışmalarınız diğer ülkelerle ve dünya ile olan bağlantınız ve uzaktan yaptığınız tüm işler ile tamamen ortada kalıyorsunuz; hele bir de jeneratörünüz yoksa tamamen dünyayla bağlantınız 21. yüzyılda kesiliyor.

Kesilen elektrik değil; kesilen ekonomi, GSYH düşüyor, ekonomi düşüyor, üretim düşüyor. Hayalleriniz bitiyor diğer taraftan elektrik kesilince su kuyuları pompaları da etkileniyor dolayısıyla su kesintileri de başlıyor. Hemen arkasında elektrik olmayınca şebeke suları da olmuyor ve böylece en başa dönüyoruz.

Çocukken yine böyle bir dönem yaşamıştık elektrikler her gün kesiliyordu ve karanlıkta büyüdük. Bizim kuşak karanlıktan o dönemlerdeki kesintilerden dolayı hiçbir zaman korkmadı ve korkmaz da ama yeni nesil bunları hayretle karşılıyor özellikle Z kuşağı, çünkü onlar gerçek dünyanın daha farklı olduğunu düşünüyorlar. Özetle diğer ülkelerde yılda bir kere ya elektrik kesilir ya da kesilmez diye düşünürken günde 3-4 defa kesintileri hayretle karşılıyorlar.

Ekonominin büyümesi bir ülke için çok önemlidir; onun içinde elektrik ve enerji çok önemlidir. Enerji benzin gibidir; benzini olmayan bir araba hiç gidemez de ama az olan araba da istediğiniz kadar güçlü olsun, istediğiniz hızla gidemez. Elektrik olmayan yerde gelişme olmaz, milli gelir artmaz, üretim olmaz dolayısı ile büyük bir ekonomik düşüş yaşanır ve diğer taraftan bakacak olursak ülkemize gelen turistler elektrik olmadığını gördüğünde hele ki hoteller dışında kendi tatillerini yaptıklarını düşünürsek Karpaz tarafı veya yine diğer farklı doğa tatillerine giderlerse ve elektrik yanında ayrıca erişim orada olmazsa o insanların duygu ve düşüncelerini gerçekten merak ediyorum.

Ülkemizde elektrik yıllarca bir sorun ve bunu daha önceki yazılarımda da yazdım. Rüzgâr türbinleri olabilir dağların üstüne koyabiliriz onların da zararları var ama dağların üstünde olduğunda oluşturdukları manyetik dalgalanmalar minimize ediliyor. Yine elektrik üreten paneller, ışıklı doğal parlak yollar, biyolojik parlak yol boyaları ve kendiliğinden parlayan canlı lamba ağaçlar, güçlü özel jeneratörlerle mutlaka elektriğimizi bir şekilde artık eski sistemden çıkartıp, yeni nesil elektrik üretimine geçmemiz gerekiyor. Elektrikli arabası olanlar yine ortada kaldılar arabalarını şarj edecek süreyi bulamadıklarından dolayı arabalarını süremiyorlar. Allah korusun acil bir durum çıkarsa ya da hastahanelerde cihaza bağlı, cihaz gereksinimi olan vatandaşlarımız neler yapacaklar?

Elektrik olmayan dükkânlarımızda bu sıcakta ne dükkâna girebilirsiniz ne de kasa ve sistemleri kullanarak satışlarınızı yapabilirsiniz. O saat her işlemi elde yapmak zorunda kalıyorsunuz ve işlerinizin üstüne bir iş daha ekleniyor. Biz hangi çağdayız ama? Devir artık metavers devri. Yenidünya Metaverse evrilirken, elektriğin olmaması ve çeşitli negatif etkileri ile bizi dünyadan çok uzağa konumlandırıp yönlendiriyor. Gerçekten işimiz çok zor, eğer geleceği yazacaksak yeni nesil elektrik üreten sistemlere ulaşmalıyız. Yeni bir düzenleme ve yeni bir politikayla hemen şimdi başlamalıyız. Ekonomi anlıyorum kıt kaynakların etkin kullanılmasıdır ama elektrik böyle bir şey değil elektrik mazotu benzini kurarsanız ve sistemi beslerseniz her zaman olabilecek bir şeydir; çünkü onu alabilecek gücümüz vardır. Hele hele yeni birçok doğa dostu sistemlerde varken tüm bunlara makul bir seviyede ulaşabiliriz. İnanın sistemi de kurabilecek gücümüz vardır ama bunu da yapmıyorsak, günü kurtarıyorsak gelecek 2-3 ay içerisinde bunların zararlarını ekonomik olarak daha da net bir şekilde görüyor olacağız. Bazı şansızlar olabilir, bazı sıkıntılar da olabilir ama plan program yaparak ve ayrıca yedek B planımızı da yaparak, tıpkı elektrik kesildi ve bir saniyede jeneratör devreye girmesi gibi daima hazır olacak şekilde düzenlemeliyiz.

Evet, Z kuşağı da bu elektrik kesintilerine alıştı artık tepki vermiyorlar ama onlar da bunu sorgulamaya başladılar. Neden böyleyiz? Eskiden nasıldı gibi kendi çaplarında araştırmalara başladılar gerçi onların beyinleri çok daha farklı çalışıyor ve bizlerden daha iyiler, bunlara takılıp kalmayacaklardır ve kendi evlerinde kendi çözümlerini üretmek için hemen fikirler üreteceklerdir.

Dünyayla entegre olmadığımız sürece özellikle bu dönemde, dünyada dönme dolap gibi dışarıya bizleri fırlatabilir, onun için en azından dünyadan kopmamak adına bu işe bir çözüm bulmamız lazım ve akabinde ekonominin izinde büyümesine yönelik yeni politikaların yapılması büyük önem taşıyacaktır.

Lütfen artık elektriğimiz kesilmesin; bizi dünyasız bırakmayın. Üretme uğruna çaba gösteren bu kadar insan için bir engel koymayalım; her şeye rağmen vazgeçmiyoruz, dayanacağız eski günlerin hatırına Kıbrıs’ımıza sahip çıkmak için dayanacağız. Başarmak için çalışacağız tüm çabamız gelecek nesillere daha iyi bir Kıbrıs bırakmak için.

Yapılan bilimsel araştırmalarda elektrik tüketimindeki %1’lik artış ekonomik büyümeyi %0.33-%0.37 oranında artırmaktadır.

Elektrik tüketiminin ekonomik büyüme üzerinde hem doğrudan hem de emek ve sermaye için bir bileşen olarak üretim sürecinde dolaylı olarak önemli bir rol oynadığını bilinmektedir. Elektrik tüketimi ekonomik büyüme için teşvik edici bir unsur olup, bundan dolayı olası bir enerji kıtlığının ya da elektrik tüketimini azaltmaya yönelik enerji tasarrufu politikalarının ekonomik büyümeyi olumsuz etkileyeceği ya da zayıf bir ekonomik performansa yol açacağı kaçınılmaz bir son olacaktır.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Yrd. Doç. Dr. Şükrü UMARBEYLİ yazıları