EkoFin

Yrd. Doç. Dr. Şükrü UMARBEYLİ
sukruumarbeyli@hotmail.com
Yrd. Doç. Dr. Şükrü UMARBEYLİ

Ve büyüme gelir; enflasyonu kim sorar?

Yayın Tarihi: 05/09/22 07:00
okuma süresi: 4 dak.
A- A A+

Daha önceki yazılarımda da dediğim gibi Türkiye büyüme odaklı olarak çalışmalarının karşılığını alarak 2022 yılı ikinci çeyrekte TÜİK'in verilerine göre %7,6 büyüme sağladı ki bu durumda sanayideki büyüme %7,8 olurken, bu performansla sanayinin payı, GSYH'da %29, istihdamda %22 ve ihracatta %95 seviyelerine ulaşmış oldu. Tabiki faizlerdeki düşüşün amacı buydu zaten bunu da açıkça ifade ettiler ve enflasyonu ikinci planda rafa kaldırdılar. Her şeyin bir bedeli var elbette. Ucuz kredi faizi, üretimin artmasını amaçlıyor ve ihracatta patlama yapılarak, istikrarlı bir büyüme ve işsizlik oranlarında düşüş ve yurt içine bol bol sıcak para döviz girişi ve cari fazla verip enflasyonu da yok etmek planı var.

Tüm bu planlar ile mal ve hizmet ihracatı 2022 yılının ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %16,4, ithalat ise %5,8 artış gösterdi. Sanayi güçlü iken aksine tarım kan kaybetti ve TÜİK verilerine göre yılın ikinci çeyreğinde tarım sektörü geçen yılın aynı dönemine göre %2,9 daraldı. Gıda enflasyonunun özellikle enflasyondaki payına bakacak olursak tarım sektöründeki daralmanın düşündürücü olduğu gözden kaçmadı.

TÜİK 12 aylık ağustos ayı tüketici fiyat endeksini (TÜFE) %79,6 olarak açıklarken, diğer taraftan bağımsız araştırma kuruluşu Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) ise aynı ay için 12 aylık TÜFE'nin %176 olduğunu belirtmişti.

Geçen aylarda Moody’s Türkiye’nin kredi notunun düşürülmesinde, ödemeler dengesindeki bozulma ve rezervlerdeki azalmaların en önemli gerekçe olarak gösterirken, cari açığın da beklenenden fazla olabileceği belirtilmişti. Uygulanan ekonomi politikasının etkisinin zayıf olduğu, özellikle enflasyondaki artış hızının devam etmesinin ilerleyen dönemde büyümeyi de baskılayabileceğini ayrıca belirtmişti.

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ve G20 ülkeleri arasında ikinci çeyrekte en hızlı büyüyen ülke Türkiye oldu. İlk sırada %8,3'lük büyüme ile Slovenya, ikinci sırada da %7,6 ile Türkiye yer aldı. OECD ülke ekonomilerinin ikinci çeyrekte ortalama büyümesi %3,6 olarak hesaplandı. Söz konusu dönemde ekonomik büyüme Avrupa Birliğinde %4, Euro Bölgesinde ise %3,9 oldu.

Euro Bölgesinde ise enflasyon, ağustos ayında %9,1 ile yeni bir rekora ulaşarak bu yılki iç karartan senaryonun devam ettiğini tekrardan gösterdi. Diğer taraftan Resmi Satın Alma Yöneticileri Endeksine göre Çin'in imalat sektörü de ağustos ayında da aylık olarak daralma gösterdi. Ağırlıklı olarak büyük kamu iktisadi teşebbüslerinin faaliyetlerini takip eden resmi PMI endeksi, beklenenden daha fazla arttı ancak 49,4 ile büyümeye işaret eden 50 eşiğinin altında kalarak COVID-19 karantinaları ve emlak sektöründeki zayıflamanın neden olduğu tedirginlikle Çin’de de işler istenilen noktada değil.

Evet Türkiye için 3. Çeyreği bekleyeceğiz; para politikası ve dövizdeki değişimler için tahminler zor çünkü dışa bağımlılık çok. Amerika Merkez Bankası (FED) eylül ayında 50 ya da 75 baz puan artış öngörüyor. Enflasyonla mücadele yıl sonuna kadar faiz artışları ile devam edecektir. Faizlerin artması güvenli liman olan Amerika’ya doğru yatırımcıların yolculuklarının başlaması anlamına gelmektedir. Bundan dolayı yavaş yavaş yeni politikalar geliştirip teorik olarak ekonomik veriler ışığında yeni kararlara doğru yelken açılması gerekmektedir.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Yrd. Doç. Dr. Şükrü UMARBEYLİ yazıları