EkoFin

Yrd. Doç. Dr. Şükrü UMARBEYLİ
sukruumarbeyli@hotmail.com
Yrd. Doç. Dr. Şükrü UMARBEYLİ

Resesyon Sinyalleri gümbür gümbür

Yayın Tarihi: 19/09/22 07:00
okuma süresi: 5 dak.
A- A A+

Pandemi sonrası rekor bir toparlanma gördük ama faiz artışları ile dünya ekonomisinde küresel bir resesyon gelebilir diye Dünya Bankası uyarılarda bulundu. Tüm toparlanmalar bu faiz artırımları ile terse yönelik dönüyor. Enflasyon ile savaşmak için uygulanan sıkılaştırıcı para politikaları, faiz silahları resesyonu tetikliyor. Eş zamanlı ülkelerin Merkez bankalarındaki faiz artırım kararları bu durumlarda çok etkili oluyor.

Sıkılaştırıcı, kısıtlayıcı ve talep azaltıcı daraltıcı ekonomik politikalar, durgunluğu da beraberinde getiriyor. Tedarik zincirindeki kısıtlamalar, enerji krizleri ve bunun yanında gıda krizleri ile bu ortama Koronavirüs de eklenince durgunluk kaçınılmaz olacaktır. Kışı görmek gerekiyor ama bazı sektörde ister istemez yavaşlamalar başlamış bulunuyor. Gelecek yılın ilk çeyreğine doğru çoğu ülkelerde ekonomik daralmalar ortaya çıkacaktır.

Dünya Bankası, 2023 yılı için de ayrıca yüksek enflasyona karşı merkez bankalarını uyararak, eş zamanlı olarak faiz oranlarını artırdıkça  küresel resesyon riskinin artışı da kaçınılmaz olacağını değerlendirdi. Bu politikaların gelecek yıl da devam etmesinin muhtemel olduğuna işaret edilen açıklamada, ancak şu anda beklenen faiz oranı artışlarının ve diğer politika eylemlerinin küresel enflasyonu salgın öncesi seviyelere geri getirmek için yeterli olmayabileceğini aktardı. Genel olarak ise; açıklamada, "Dünyanın dört bir yanındaki merkez bankaları enflasyona tepki olarak eş zamanlı olarak faiz oranlarını yükseltirken, dünya 2023'te küresel bir durgunluğa ve yükselen piyasalar ile gelişmekte olan ekonomilerde kalıcı zarar verecek bir dizi finansal krize doğru ilerliyor olabilir." değerlendirilmesinde bulunuldu.

Dünyanın büyük ekonomileri kesinlikle yavaşlama eğilimlerine devam ediyor. Arz kesintileri ve iş gücü piyasalarında düşüşler, çekirdek enflasyonda %5 oranlarının ortaya çıkabileceği, ayrıca aşırı faiz artışlarının piyasa stresi yaratacağı küresel GSYH büyümesinin %0,5 civarlarında yavaşlamaya maruz kalabileceği ve buna bağlı olaraktan bu da demek oluyor ki kişi başı %0,4 civarında daralma olacağı ön görülmektedir.

Küresel enflasyon ile mücadelede ön görülere göre merkez bankalarının faiz oranlarında daha %2 civarı faiz artırımı yapacağı gerekli görülmektedir. Özellikle 1970 yılından bu yana kesinlikle bir ekonomik yavaşlama söz konusu olduğu aşikardır. Özellikle ABD, Çin ve Euro bölgesi, keskin bir şekilde ekonomik yavaşlama yolunda yollarına devam ediyorlar.

Üretim tek çıkış noktasıdır. Politika yapıcılar buraya odaklanmalıdır. Küresel büyümenin yavaşlaması ve resesyona girilmesi sürecinde düşük enflasyon oranlarının hedefinde, para birimlerinde istikrar yakalanması ve hızlı büyüme odağında tüketimi azaltmak yerine artık üretimi artıracak bir politikaya yön vermeleri için çalışmaları gerekmektedir.

Son zamanlarda yapılan para ve maliye politikalarının yakın zamanda sıkılaştırılmasının enflasyonu düşürmede muhtemelen yardımcı olacağını kesindir. Toparlanmalar oldukça yavaş yavaş seneye özellikle ikinci çeyrekten sonra her şey iyi giderse genişletici ve bollaştırıcı ekonomik politikaları devreye girmelidir. Sonuçta bu şekilde ömür boyu bir gidişat olmayacaktır. Her çıkışın bir inişi mutlaka vardır.

Ülkemizde de üretim her zaman dediğim bir şey. Kendimize yetecek şekilde üretim yapabilecek duruma gelmeliyiz. Bakın ilerleyen yıllarda küresel iklim şartları değişti ve gıda krizleri gelecek. Yine 2050 yılında dünya nüfusuna oranla su sıkıntıları baş gösterecektir. Tüm bunları dikkate alıp bazı çalışmaları çok geç olmadan yapmalıyız. Pandemiden ders almalıyız. Hatırlayacaksınız pandemide dezenfektan bulamamıştık ve ülkemizde alkolleri incelterek fabrikalarda dezenfektanları biz üretmiştik. Sonrasında maske üretimi de yapmıştık. Sıkıya girince her şey olur hayatta ama önceden bunları görüp o vizyon ve misyon ile daha da hazırlıklı ve kaliteli işler yapabiliriz. Resesyon herkesi vuracaktır. Ekonomi büyük zarar ve kayıplar yaşayacaktır bundan dolayı ne yapılabileceğine şimdiden baksak hiç de fena olmayacaktır.

Hiç kimseyi artan faiz yükleri ile yalnız bırakmamak lazım, buna göre çeşitli özel ve uygun kredilendirmeler yapılmadığı sürece ekonomi daha da zor duruma önümüzdeki süreçlerde girecektir.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Yrd. Doç. Dr. Şükrü UMARBEYLİ yazıları