Kırk Derenin Suyu

Av. Feyzi HANSEL
feyzihansel@gmail.com
Av. Feyzi HANSEL

Seçim savaşları başlıyor!

Yayın Tarihi: 13/04/21 08:17
okuma süresi: 6 dak.
A- A A+

YDP Kurultayı bitti. Allah hepimizi acısın. Kendini bilmez birisi, temaslı olduğu ve ev karantinasında bulunduğu halde, karantinadan fütursuzca kaçıp YDP Kurultayı’na katılıyor ve oy kullanıyor. Divan bu durumu fark edemiyor ama Allah’tan Sağlık Bakanlığı farkedip duyuru yayınlıyor.

Tabloya bakar mısınız? Korkunç! İzahı yok! Bu iş eşelenmeye değer mi? Aslında eşelenmeye değer. Kaçan kişi kimdi? Ne sebeple ev karantinasındaydı? YDP, üye listesini Sağlık Bakanlığı’na gönderip kimlerin karantinada olduğunu talep etti mi? Meselede ihmal var mı? Varsa bu ihmal kimin ya da kimlerin?

Sorular çoğaltılabilir. Şimdilik bu konuyu eşelemeyi tercih etmiyorum. Tek ümidim, bu sorumsuz davranış neticesinde herhangi bir bulaş olmamasıdır. Çünkü, maalesef, YDP kurultayında, görebildiğim kadarıyla maske kuralına layıkıyla uyulmuş değil...

***

Geçen hafta ülkemiz grevlere sahne oldu. İnsanlar adanın dört bir yanından grev yürüyüşüne katılmak için otobüslere tıkıs tıkıs doluşup Lefkoşa’ya geldiler. Grev yürüyüşünde veya yapılan gösterilerde sosya mesafe ve maske kuralına layıkıyla uyulduğunu söylemek mümkün değil.

Grev etkinlikleri kapsamında maske – karantina – aşı – PCR karşıtlarının da aralara sızıp broşür dağıttıkları ve greve katılanları Covid-19’u reddetmeye davet ettikleri kulağıma gelen bir diğer anomali.

Grevin amaçları ya da haklı olup olmadığı bir yana, usul ve kurallara riayetsizlik son derece riskliydi. Tek ümidim, bu grev neticesinde herhangi bir bulaş olmamasıdır.

***

Her iki olay da bize ispat etmektedir ki, belirli bir amaç hırs unsuru da yapılmışsa, kurallar kolaylıkla gözardı edilebiliyor ve ihlal edilebiliyor.

Dünya yeni bir kapanma dalgasına girerken, biz açalım da açalım derdinde açılım üstüne açılım yapıyoruz. Dünya, Türkiye’ye ilintili uçuşları kısıtlamaya başlıyor. Biz ise, sırf kumarhameler çalışsın diye, sözüm ona kapalı devre turizm modeliyle, Türkiye’den turist getirmeye hazırlanıyoruz. Çok tehlikeli çok!

Ateşle oynuyoruz. Oy kullanmak için karantina kuralları ihlal ediliyorsa, kumar için gelip üç gün otele kapanmayı taahhüt edenler, çarşıya pazara taşarsa ne olacak? Ülkeye elimizle mutant virüs ithal etmiş olmayacak mıyız? Bunun vebalini kim taşıyabilir? Bu karara imza atanlar, yarın ülkedeki vaka sayısı kapanmayı zorlayacak kadar artarsa halkın yüzüne nasıl bakacaklar?

***

Bu şartlarda, kurultaylar bittiğine göre, Haziran’da kapıyı çalacak bir ara seçim ve hemen ardından da bir erken seçim ülkeyi bekliyor.

Ara seçim demek, bir milletvekili seçmek için ülke genelinde 800 civarı sandık kurup on milyon lira civarında da masraf demektir. Genel seçimin de maliyeti aşağı yukarı aynı...

Çok net sorayım! Bir yılı aşkın bir süredir işsiz gezen ya da gelirinin yarıdan çoğunu kaybetmiş bulunan insanların yüzüne baka baka, sırf anayasal zorunluluktur diye kim bu yükü üstlenip ara seçim ister?

Tufan hoca mı? Kudret Hoca mı? Cemal Hoca mı? Arıklı mı? Saner mi? Yoksa Fikri Ataoğlu mu?

Çok net cevap vereyim. Hiç kimse ama hiç kimse, bu şartlarda ara seçim yapılsın diye tutturacak değil. Tutturacak olan da önce aynaya kendi gözlerinin içine baksın gerçekten ara seçim diye tutturacaksa samimimi yoksa, sırf siyaset için mi tutturacak diye!

***

Herşey bir yana, gerçekten bu şartlarda, ara seçim diye tutturmak için başka bir dünyada, ya da hayal aleminde yaşamak gerek. Kuşkusuz Anayasa ve Seçim Yasası bertaraf edilmemeli ya da ihlal edilmemelidir.

Ara seçim zorunluluğunu ortadan kaldırmak anayasaya aykırılık teşkil etmeyecektir. Ancak, bu konuda Seçim Yasasının emredici düzenlemeleri düşünüldüğünde, Seçim Yasası’na yönelik geçici bir düzenleme yapılması şart.

Bugünden tezi yok! Derhal tüm siyasi parti başkanları bir araya gelip, Seçim Yasası’nda yapılacak geçici değişiklikle ara seçim zorunluluğundan ve gereksiz maliyet ve riskten ülkeyi kurtarmalıdır!

Siyaset uğruna, ara seçim diye tutturup erken seçime giden kapıyı aralama kavgası bugünün kavgası olmamalıdır!

***

Kurultaylar defteri şimdilik kapandığına göre, hızlı ve kanlı bir erken seçim savaşı başlamak üzeredir.

Tüm tarafların duruşlarını ya da pozisyonlarını bir ele alacak olursa, Tufan Hoca’dan veya CTP’den başka samimiyetle erken seçim isteyen yok ülkede.

Zaten kısa bir süre içerisinde erken seçime gitmek, mevcut mali koşullar içerisinde intihar gibi bir şey olur.

Herşey bir yana, uzun bir zamandır içten içe alevlenerek süregelen seçim savaşları, çok kısa bir süre içerisinde çam devirmeye aday. Bu noktada siyasi parti başkanlarına düşen temel görev, halkın ekonomik bunalımını da korona riskini de dikkate alarak, erken seçim takvimi hususunda ulusal bir mutabakat sağlamaktır. En azından bu efendiler, bu hususta halka borçludurlar.

***

Bir dipnot: Ara seçim Haziran 2021’de yapılmak zorunda mı? Evet! Peki, yasa da anayasa da bir yıl içinde bir genel seçim olacaksa ara seçim zorunluluğu ortadan kalkar diyor mu? Evet! O halde kimse erken seçim 2021’de olmak zorundadır demesin. Çünkü, 30 Haziran 2022’de bile erken seçim yapılacak olması, Haziran 2021’deki ara seçim zorunluluğunu ortadan kaldırır.

***

Hadi beyler! Görelim bakalım kim kaosu, kim düzeni; kim halkı, kim koltuğu düşünür? Hodri meydan!

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Av. Feyzi HANSEL yazıları