Kırk Derenin Suyu

Av. Feyzi HANSEL
feyzihansel@gmail.com
Av. Feyzi HANSEL

Beni de dava et Sn. Arıklı !

Yayın Tarihi: 24/09/21 07:45
okuma süresi: 6 dak.
A- A A+

Başbakan Yardımcısı Sayın Erhan Arıklı, eğitimiyle, kültürüyle, bilgisiyle, okuma merakıyla ve memleket sevgisiyle çok donanımlı bir kişi benim nazarımda. Hatalarıyla sevaplarıyla, içi dışı bir bir profil sergiliyor Sn. Arıklı politikada. Belki de en büyük başağrısı budur kendisi için...

Sn. Arıklı'nın Orta Asya Türk Cumhuriyetleri ile olan bağları, benim küçük yaşlardan kendisine özel ilgi duyma sebeplerimin başında geliyor.

Gerçi hükümet görevi aldıktan sonra, Sn. Arıklı'nın bu münasebetleri bizim ülkemize ya da devletimize beklediğim katkıyı sağlayamadı. Ne var ki, benim bildiğim Arıklı, bir hükümet görevi olmasa dahi, bu bağlantılarını ülkemize menfaat sağlayacak hale getirir, getirmelidir. 

Arıklı, başbakan yardımcısı olduktan sonra, kendisinden bekleneni bir türlü veremedi. Ülkedeki kaos ortamına ekonomiden sorumlu, ya da enerjiden sorumlu bakan olarak arzu edilen katkıyı koyamaması bir yana, yangına gaz döken bir üslupla, bazı sorunları daha fazla bunaltıcı hale getirdi.

Bu yazı, akil bir kişi olduğuna inanan Avukat Feyzi Hansel'in, Sayın Arıklı'ya açık bir mektubu, açık bir protestosudur.

Sayın Başbakan Yardımcısı Arıklı,

1. Senin, bir politikacı olarak en temel vazifen, halkın ayrıştırılmasını önlemek iken, "1975 göçmeni olduğum için beni hazmedemiyorlar" söylemin hangi duygunun tercümesidir ? Eğer siyasi rant uğruna bu ifadeleri kullanıyorsan, yanlış yoldasın. Çünkü böylesi bir üslubun ülkedeki marjinal soldan bir farkı yok. Çünkü böylesi bir üslup, halk içindeki kutuplaşmayı arttıracak, bu halka zarar verecek bir üsluptur. 

2. Ekonomiden sorumlu bakan olarak, haksız rekabet ortamına müdahale edecek çareler ortaya koymak bir yana, haksız rekabet daha da fazla derinleşti bu ülkede. Örnek mi lazım ? Küçük marketlerin toptan alış fiyatı, büyük marketlerin perakende satış fiyatından bile düşük olabiliyor. Örnek mi lazım ? Pandemi koşulları dolayısıyla tedarik zincirinde yaşanan sıkıntı, döviz dalgalanmasıyla da birleşince, ülkeye ithal edilen ürün maliyetlerinde tahammül edilmez artış nedeniyle, hanehalkına yansıyan pahalılık can alıcı. Ekonomi bakanı olarak ne yapıyorsunuz ? Türkiye'den bile dövizle ithalat yapılması konusunda ne yaptınız ? Türkiye ile son imzalanan tarihi anlaşmanın hayata geçmesi için ne hazırlıklar yaptınız ? Üreticimiz o anlaşma kapsamında ne kadar ihracat kapasitesi kazanacaktır ? Ülkeye Türkiye'den ithal edilecek ürünler bakımından bu anlaşma vatandaşımıza nasıl yansıyacaktır ? Halk sizden bu soruların cevaplarını bekliyor. Bu alanlardaki çalışmalarınızın durumunu konuşalım artık. Çünkü, Kıbtek saçmalığından, hergün artarak devam eden gerginlikten bezdik artık...

3. Enerji bakanı olarak, yenilenebilir enerji, denizaltından elektrik iletimi, Kıbtek'in ayakları üzerinde durması için neler yapıyorsunuz ? Bu halk, niye hergün ya yakıt biterse de ülke karanlıkta kalırsa diye eziyet çekiyor ? Bu halk neden hala ya sendika greve gider de karanlıkta kalırsa diye korkuyor ? Sayın Başbakan Yardımcısı, neden aylardır akaryakıt tedarik zincirini mevzuatın gerektirdiği hale getiremiyorsunuz ? Ülkede neden hala tüp gaz bulmakta zorlanıyoruz. 100 metre güneyimizdeki Rumlar, elektrikte indirime giderken, petrol fiyatları düşerken biz neden hala elektrik ya da tüp gaz zammı konuşuyoruz ?

4. Yukarıdaki tenkitlerime siyasi çerçevede cevaplarınız illa ki vardır. Zaten hergün bunları duyuyoruz. Ama benim beklediğim cevapları duyma şansım olmadı henüz. Haklılık payınız olan konular olsa bile, ocak tüttürecek gazın, hane aydınlatacak elektriğin bu denli pamuk ipliğine bağlı olduğu bir dönem daha aklıma gelmiyor son otuz yıl içerisinde.

5. Siyasi bir kavga yürüttüğünüz, hedefleriniz olduğu ve arzu ettiklerinizi yapamadığınız aşikar. Hükümetin başbakan yardımcısı olarak, enerjiden sorumlu bakanı olarak, bu devletin bir kurumu olan, sizin bakanlığınızın da bir temsilcisinin bulunduğu Merkezi İhale Komisyonu ve onun başkan ve üyeleri hakkında dava açacağım demeye hakkınız var mı ? Devlet bakanı olarak, devlet kurumundaki bir sıkıntıyı dava yolu ile çözmeye kalkarsanız, vatandaşın vay haline ? Özrünüz kabahatinizden büyük Sayın Bakan ! MİK'e baskı yapmak olmaz deyip de sizi dava ediyorum demek baskı değil midir ? Devletin sorununu, vatandaşa yansıtmadan devlet içerisinde çözemeyecekseniz oturmayın o koltukta. Hedeflerimi gerçekleştiremedim deyip istifa edin ve özür dileyin. Böyle bir davranış, daha doğru olurdu.

Sayın Başbakan Yardımcısı,

MİK başkan ve üyeleri ile basın mensuplarına açacağınız davalara beni de davalı olarak ekleyin. Çünkü, son gelen akaryakıtın temiz olması, önceki akaryakıtların kirli olmadığı ve bu ülkenin zarar görmediği anlamına gelmiyor. Ben de, son raporlardan tatmin olmuş değilim. Ben de hala, vatandaş olarak sizden özür bekliyorum. Ben de, sizin özür bekleme hakkınız olmadığını düşünüyorum. MİK başkan ve üyelerinin yerinde olsaydım ben de aynı şekilde hareket ederdim.

Beni de dava edin...

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#inbox #gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Av. Feyzi HANSEL yazıları