Ortak Akıl

Mustafa ABİTOĞLU
mustafa@bitayka.com
Mustafa ABİTOĞLU

Mevcut memleket şartlarında vizyon konuşmak mümkün mü?

Yayın Tarihi: 16/12/20 09:59
okuma süresi: 4 dak.
A- A A+

Geçtiğimiz gün, bir televizyon kanalında denk geldiğim bir genç girişimcimiz, bu memlekette yaşamanın gerçekten hüner gerektirdiğini ve hepimizin içerisinde şartların zorluğundan dolayı doğal bir girişimcilik yeteneğinin geliştiğinden söz etti. 

Size de ilginç gelmedi mi bakış açısı?

Gerçekten de kamu görevlisi değilseniz, bizim memlekette yaşama tutunmak ciddi hüner gerektiriyor. Ki artık onların yaşam şartlarının da giderek zorlaştığını kaynakların giderek daha kısıtlı hale gelmesiyle gün be gün gözlemliyoruz. 

Varın düşünün özel sektörün halini…

Beri yandan, hayatın gittikçe daha hızlı akmaya başladığını yaşayarak görüyoruz.  Haftalık köşenize dair birşeyler kaleme almak için kafanızda konuyu netleştiriyorsunuz diyelim, tam yazmaya başlayacaksınız gündemi sarsan peşi sıra gelişmeler sonrası yazacaklarınızın anlamını yitireceği endişesiyle gündemi yakalama telaşıyla onun peşinden sürüklenirken buluyorsunuz kendinizi. 

Bu hafta boyunca bunu çok yaşadım. 

Sosyal medyanın askerleriyiz

Oysa bu köşede ilk yazıda da kaleme aldığım üzere, vizyon konuşmak, konuşturmak, ülkeye değer katan insanlara, fikirlere yer vermek niyetinde olduğumdan söz etmiştim. 

Bu çelişkiler hafta boyunca kemirdi beni. 

Sosyal medyadan kopamıyoruz. Hayatımızın vazgeçilmezi artık. Öyle ki, hükümetler sosyal medyaya bakarak kuruluyor, bozuluyor,  kararlar alıyor veya bozuyor, sesi çok çıkan kesimleri mutlu ederken sesleri cılız kalan birçok kesimi mağdur ediyor. 

Katılımcılık hak getire.

Sosyal medya sayesinde kolay tüketilen, aynı gün içerisinde onlarca gündem konusunun arasında yolumuzu bulmaya çalışıyoruz.

Hepimiz. 

Siyasi gelişmeler, yeni doğan bebekler, doğum günleri, ölüm haberleri, kariyer hikayeleri ilgi göstermek zorunda olduğumuz yüzlerce hatta binlerce arkadaşımızın neredeyse günlük zaman tünelimizdeki sıradan beklentileri halini aldı. Fotoğrafına ‘like’ koymayı atladığınız bir arkadaşınızın sitemiyle karşı karşıya geldiğinizde artık şaşırmıyorsunuz üstelik!.  

Herkeste bir ‘özel hissetme/hissettirilme’ telaşı aldı başını gidiyor.

Bir yandan gittikçe zorlaşan hayata tutunma mücadelesi beri yandan dostlarımızın özel günlerinde yanlarında olma telaşı stres yoğun bir yaşam sürmemize neden oluyor. 

Duygusuzlaşıyoruz… birer birer.. 

Akıl sağlığımızı korumakta zorlanıyoruz..

Trafikte, sosyal yaşamda, ikili ilişkilerimizde…Her yerde..

Bu şartlarda ortak aklı, vizyonu nasıl konuşacağız?

Geçen haftaki köşemde üreten gençlerin etkinliğindeki gerek gençlerin enerjisinden duyduğum heyecanı gerekse orada sohbet imkanı bulduğum vizyoner iş insanı dostlarımın ülkenin gelişimine dair sarfettikleri umut dolu fikirlerinden notları sizlerle paylaşacağımı yazmıştım. 

Okuduğunuz üzere memlekete dair dertleşme dolu bir yazı oldu bu haftaki köşe yazım. 

Bir yandan vizyon konuşurken, memlekette yaşanmakta olan sosyo ekonomik gelişmelere de duyarsız kalmak olanaksız.

Hoşgörün..

Pandemi hortladı, hükümet kuruldu, 13’üncü maaşların ödenip ödenmeyeceği belli değil. Ve nice çözüm bekleyen dağ gibi sorunlarla dolu bir memleket..

Sorunlarla dolu bir coğrafyada çözümleri konuşmaya çalışmak…

Ne bileyim...

Aslında galiba gerçek meydan okuma, mevcut memleket anomalilerini dikkate alarak, dışlamayarak onların üzerine dünyayla uyumlu bir ortak vizyon geliştirmede. 

Ne olursa olsun hep birlikte sorunları göz ardı etmeden ama onlara takılmayarak yeni, yarınlara umutla bakan bir ülke yaratmak hepimizin boynunun borcudur. 

Herşeye rağmen bu köşede enerjimizi yüksek tutmaya, inatla vizyon demeye, ortak aklı konuşturmaya devam edeceğiz. 

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.