Futbol ve sermaye

Yayın Tarihi: 22/05/21 10:00
okuma süresi: 4 dak.
A- A A+

Futbol, İngilizlerin bulduğu, 90 dakika boyunca kaleciler dahil 22 kişinin bir topun peşinden koştuğu milyarlarca insanın tutkusu olan bir spordur. Herhalde ülkemizde 50 yaş altı olup halı sahada futbol oynamamış bir kişi yoktur.

KKTC’de kendi takımlarımız taraftarlığı yanında Türkiye takım taraftarlığı da popülerdir. 2005-2006, 2009-2010 ve 2011-2012 sezonları son derece heyecan içerisinde geçmiştir. Cumartesi sona eren 2020-2021 sezonu son dakikaya kadar  keyif veren bir sezon oldu. Şampiyon olan Beşiktaş’ı tebrik ederim.

Günümüzde futbol artık sadece futbol değil tam anlamı ile ekonomi olmuştur. Türkiye takımlarının Avrupa arenasındaki başarıları iki elin parmaklarını geçmezken ülkeye gelen sadece iki kupa vardır. 2000 yılında UEFA ve Süper Kupa. Galatasaray’ın 1988-1989 sezonun da  o zamanki adı ile Şampiyon Kulüpler Kupası’daki yarı finali dışında bu kupada yarı final oynayan başka Türkiye takımı maalesef yoktur.

Beşiktaş’ın 2017-2018 sezonu Şampiyonlar Ligi son 16’ya kalmasından sonra kayda değer bir başarı yaşanmamıştır.  Tabii bu diğer ülkelere göre ne kadar başarı sayılmaktadır o da ayrı konu.

Türkiye takımları ile Almanya, İngiltere, İspanya, Fransa ve İtalya takımlarının arasındaki uçurumun büyümesinin temel nedeni ekonomidir.

Takımların gelirleri incelendiğinde 2020 yılında Barcelona 715.1 milyon Euro ile birinci sırada Real Madrid 200 bin Euro az gelir ile ikinci sırada, Bayern Munich 634.1 milyon Euro ile 30. Sırada yer almıştır. İlk 30 takım arasında herhangi bir Türkiye takımı yer almamakla birlikte Milan 148.5 milyon Euro ile 30. sıradadır.

İki yıl önce Beşiktaş bu listeye 26. Sıradan girmiştir. Sonrasında herhangi bir Türkiye takımı listede yer almamıştır. Bugüne kadar Galatasaray 2012-2013 sezonunda listeye 16. Sıradan girmesi bir Türkiye takımının gelir yaratma açısından en önemli başarısıdır. O sezonda Galatasaray Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek final oynamıştı.

Ülkelerin milli gelirleri incelendiğinde sıralamanın başta altyapı, eğitim, sağlık gibi konular sıralamasında da etkili olduğu görülmektedir.

Avrupa’da başarı gösteren takımlar en fazla gelir yaratan takımlardır. Örneğin, İstanbul’dan alınan ve 29 Mayıs Cumartesi oynanacak olan Avrupa’nın en prestijli kupası Şampiyonlar Ligi finalistlerinden Manchester City 549 milyon Euro gelir  ile 6. sırada, diğer finalist Chelsea 470 milyon Euro ile 8. sıradadır. Kadro değeri olarak Manchester City 1 milyar Euro’nun üzerindeki değeri ile birinci sırada Chealsea ise 780 milyon Euro ile 6. sıradadır.

Şampiyon Beşiktaş’ın kadro değeri 113 milyon Euro, ikinci Galatasaray’ın 98 milyon Euro ve üçüncü  Fenerbahçe’nin ise 95 milyon Euro. Şampiyonlar Ligi’nde başarı hayali kuran Türkiye takımlarının bu realitenin farkına varıp başarı için orta ve uzun vadeli Ajax modeline yönelmelidirler. Ekonomik gerçekler ışığında başka bir alternatif görünmemektedir.

Türkiye takımları için, Avrupa’nın  zengin kulüpleri için  son kullanım tarihi geçmiş oyuncuları alıp yerel başarı göstermek son derece kolay ve olağandır ama uluslararası başarılar için yetersizdir.

Özellikle Avrupa, Orta Doğu ve Çin’deki kulüplerin büyük sermayelere satılması, kapitalizmin etkilerinin futbolda da görülmesine neden olmaktadır. Doymayan sermayenin futbol kulüplerini kullanarak son icat ettiği yeni lig uygulanırsa kulüpler arasındaki uçurumu daha da büyütecektir.

Açıkçası bu yeni düzen, benim açımdan futbolun güzelliğini ve cazibesini azaltmaktadır.

KKTC’de ise takımlarımızın başarı maalesef sadece başkan ve yönetim kurullarının sağladığı maddi olanaklar ile ilişkilidir!

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Kaan KUTLAY yazıları