Kısır döngü

Yayın Tarihi: 10/08/21 14:34
okuma süresi: 4 dak.
A- A A+

Değerli dostum ve Kıbrıs Postası köşe yazarı, Doç. Dr. Muhittin Tolga Özsağlam Hocam son yazısında “Siyasete ilişkin tanımların Aristotoles’e dayandığını söylemek yanlış olmayacaktır. Aristotetel’e göre siyaset  toplumu iyileştirme yönünde yapılan bir faaliyettir, bir başka deyişle insanın-kişinin yaşam koşullarını iyileştirip daha ileriye taşımak için çaba sarf etmesidir. Siyaset aynı zamanda bireyin toplumsal bir varlık yönünde gelişmesini de sağlayan önemli bir unsurdur” diye yazdı. Kısacası siyaset halk yararına yapılmalıdır!!!

Hükümetlerin temel hedefi nedir? Halkın refah seviyesini yükseltmek!!!

Ülkelerin iyi makroekonomik performans göstermesi için, uzun vadeli ve doğru ekonomik politikaların uygulanması gerekmektedir. Örneğin, Çin Halk Cumhuriyeti, 1979’da başladığı reformların meyvesini yıllar sonra almaya başladı.

Ekonomik göstergeleri düzeltmek çok kolay değildir, ortada duran bir sorunu, giderici politikalar uygulandığı zaman başka sorunlar yaratma ihtimali son derece yüksektir ve bu kısır döngüye dönüşmektedir.

KKTC’de son haftalarda en fazla tartışılan ekonomik konular; elektrik zammı, asgari ücret ve hükümetin çıkardığı Nakdi Varlıklar ile ilgili Yasa Gücünde Kararname.

KIB-TEK’ in rakamlarına baktığımızda üretim maliyetlerinin altında satış yaptığı ve özel ve kamu kurumlarından alacaklarını tahsil edemediğini görüyoruz. KIB-TEK bu halkın en önemli kurumlarının başında gelmektedir ve sürdürülebilir bir yapıda olmadığı aşikârdır.

KIB-TEK’in sürdürülebilirliği adına zam beklenmektedir, bu şekilde gemi belki biraz daha yüzdürülebilir. Elektrik fiyatlarının düşürülmesi adına bir plan program görmemekteyiz. Bu kablo olur, yeni yatırımlar olur ne olur bilemem ama bilimsel veriler ışığında bir önce çalışma başlatılmamalı, yapılmalı çünkü bugüne kadar bütün hükümetlerde  bu konu sadece çalışma aşamasında kaldı!!!

Bahsettiğim kısır döngü burada da karşımıza çıkmaktadır. Elektrik hem bireylerin günlük aktivitelerini gerçekleştirebilmesi ayrıca firmaların üretim sürecinde gereksinim duyduğu bir enerji çeşididir. Elektriğe yapılacak bir zaman düşük gelirli vatandaşların ekonomik durumunu daha da zorlaştıracaktır.

Elektrik önemli bir üretim girdisi ve maliyetler yükselecektir ve bu yükselme doğal olarak raf fiyatlarını yansıyacaktır. Son açıklanan enflasyon verilerine göre Temmuz ayı enflasyon oranı %2.23. 2021’de %11.26 ve son bir yılda %20.23. Olası elektrik zammından sonra daha yüksek enflasyon oranları ile karşılaşacağız. Anayasa Mahkemesi kararına göre bu rakamlar kamunun maaş ve maaş nitelikli ödemelerine yansıtılacaktır. Kamu bütçesinin durumu ortada bu yeni iç borçlanmalara ve/veya Türkiye’den daha fazla kaynak talebine neden olacaktır. Merkezi hükümet bu kaynağı bir şekilde bulur fakat beni esas düşündüren konu ise yerel yönetimlerimizin bu kaynağa nasıl ulaşabileceğidir.

Bu arada iki tür enflasyon vardır açıklanan ve hissedilen ve hissedilen enflasyonun açıklanan enflasyondan yüksek olduğu da bir realitedir. Üretici ve satıcılar fiyat ayarlamalarını hissedilen enflasyon üzerinden yapmaktadır.

Elektriğe zam konusu kısır döngü yaratmaktadır. Bu döngüyü kırmak için üretim maliyeti düşürülmeli, KIB-TEK hantal yapısından kurtulmalı ayrıca alacaklarını tahsil etmelidir.

Kararlar alınırken, hükümet, muhalefet ve yetkili sendika popülizmden uzak durmalıdır.

Düşünülen zam belki KIB-TEK’e bir süre nefes aldıracaktır fakat yaratacağı ekonomik etkinin boyutu çok yüksek olacaktır.

Bir sonraki yazımda Platon’dan beri sözü edilen asgari ücret ile ilgili görüşlerimi paylaşmaya çalışacağım.

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Kaan KUTLAY yazıları