Denklem Eşitliği ve Euro Muhasebesi

Yayın Tarihi: 05/12/21 09:30
okuma süresi: 5 dak.
A- A A+

Kurlardaki dalgalanma sonrasında, Ana Muhalefet CTP’nin lideri seçimden sonra partisinin iktidara geleceğini ve Euro muhasebesi ile Euro’ya geçişi konuşacaklarını söyledi. Şu an elimizde olmayan sebeplerden dolayı kur ve enflasyon sorunu ile karşı karşıyayız. Hükümetin maalesef sahip olduğu kaynaklar ile yapabilecekleri sınırlı.

Bu benzer bir süreç 2018 yılında 4’lü hükümet döneminde de yaşanmıştı. 2017’de %5.5’luk bir büyüme sonrasında o dönemim hükümeti alınabilecek önlemleri almıştı. 2021’de ise Pandemi ile birlikte 2020’de %16.2’lik daralmanın arkasına böyle bir süreç yaşanmaktadır.

Euro muhasebesi fikri ilk başta gayet doğru gelmektedir, giderlerin önemli bir kısmın döviz üstünden değerlendirildiği bir ülkede eğer gelir yerli para cinsinden ise kur artışları alım gücünü azaltır.

Öğrenciler, matematik dersinde denklem çözümlerini ya çok severler ya da nefret ederler. Bizim dönemin, Nemika Hocanım gibi bir öğretmeni olduğu için şanslıydık ve büyük çoğunluğumuz denklem çözüm konusunu ilgi ile takip ettik.

Hocamızdan, ilk öğrendiğimiz denklemdeki eşitliği sağlamak için eşitliğin iki tarafını da aynı sayı ile çarpmalıyız. Denklemin solunu iki, sağını üç ile çarparsak doğal olarak yanlış sonuç elde edilir.

Sn Erhürman, gelirlerimizde döviz cinsinden olmalı diyor. Olacak ise denklemdeki eşitlik korunmalıdır.

Örneğin;

  • İki lokomotif sektörümüzden biri olan yükseköğrenim de bildiğim kadarı ile çoğu üniversitemizde harçlar TL üzerinden. Akademik ve idari personelin maaşlarının Euro’ya çevrilmesi durumunda ki kişisel olarak buna hiç şikâyetim olmaz, okul harçlarını ne yapacağız? Onları da mı Euro’ya çevireceğiz? Çevrilmesi halinde en fazla öğrencimiz Türkiye’den, TC’li öğrenci sayısı ne olacaktır?
  • Ekonomimizin en önemli sorunlarından biri döviz borcu olan kişiler ve işletmeler, kişileri koruma adına böyle bir yöntem doğru olabilir. Ama, mevduatların %35’i ve kredilerin %45’i TL bunlar ne olacak denklem eşitliği için onlarda mı Euro olacak? KKTCMB’nin verilerine göre 21 ticari bankamız 3118 personele ödediği personel giderleri 487 milyon TL ve sektör karlılığının yaklaşık % 81’i. Özel sektörün en büyük şikâyetlerinden biri de kredi ve mevduat faizi arasındaki makasın açık olması, kurdaki değişimin maaşlara yansıması bu makas daha da açılmaz mı?
  • KIBTEK’in personel gider yükü fazla, elektrik fiyatlarına yansıması nasıl olur?
  • Devlet hastahanelerimizde olan sorunlardan dolayı özel hastahanelere talep fazla, özel hastahanelerimizde çalışan hekim, hemşire ve idari personele Euro cinsinden maaş ödenmesi sağlık harcamalarını hangi noktaya taşıyacaktır.
  • 2022 yılında maaş ve maaş nitelikli ödemeler yerel gelirlerimizin %120’sine denk gelmektedir. Kısacası yerel gelirlerimiz kamu maaşlarını ödemeye yetmemektedir. Bu yaklaşık 1.5 milyar TL olarak öngörülen bütçe açığını çok daha kötü noktalara taşıyacaktır. Bu durumda dolaylı vergiler artacak mı azalacak mı?
  • Kamu, TC yardım ve krediler, iç borçlanma ile bu sorunu çözse bile 28 belediyemizden kaç tanesi bunu finanse edebilecektir? Yerel hizmetlerden alınan vergiler azalacak mı artacak mı?
  • Bürokrasi ve yüksek girdi maliyetleri ile mücadele eden yerli üreticimize etkisi nasıl olacaktır?
  • Bu uygulama raf fiyatlarına yansıması nasıl olacaktır?
  • Kayıtdışılığın yüksek olduğu emek piyasasında kayıtdışılık artacak mı yoksa azalacak mı?
  • Asgari ücret ve maaş seviyesi tam bir dilemmadır. Maaş seviyesi ve işsizlik oranı aslında bir birine rakiptir. Burada tartışılması gereken yüksek maaş seviyesi ve yüksek işsizlik mi yoksa daha düşük maaş seviyesi ve daha düşük işsizlik mi?

Evet bu öneri tartışılmalıdır, ama denklemi iki tarafını düşünerek. Olası enflasyon artışı iyi analiz edilmeli yoksa sadece hayat pahalılaşır, halkın alım gücünde gözle görülür bir değişim olmaz ve açık olan kamu bütçesi yerle yeksan olur.

Rahmetli Üstat Güngör Uras’ın büyük bir zevkle okuduğum Ayşe Teyze ile konuyu kapatacak olursak. Ayşe Teyze’nin geliri 5000 TL iken 100 TL’lik üründen 50 tane alabiliyorsa, geliri 10.000 TL’ye yükseldiğinde eğer o ürünün fiyatı da 250 TL’ye yükseliyorsa sadece 40 tane alabilecek. Kısacası alım gücünde düşüş olması ile birlikte Ayşe Teyze'nin  çalışan 4 çocuğu varsa birinin işini kaybetme olasılığı da yüksek olacaktır.

Keşke vatandaşın alım gücünü korumak bu kadar kolay olsa. Kaş yapayım derken göz çıkarmak deyimi düşünülürek bu politika önerisi iyi analiz edilmelidir.

 

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Kaan KUTLAY yazıları