Putin, SSCB’den Rusya Federasyonu’na

Yayın Tarihi: 28/02/22 08:10
okuma süresi: 5 dak.
A- A A+

Geçtiğimiz hafta tüm dünya Ukrayna- Rusya Savaşına kilitlendi. Umarım kısa sürede önce ateşkes sağlanır, sonrada sorun tamamen çözülür.

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Soğuk Savaş diye adlandırılan dönemin, iki lider ülkesi ABD ve SSCB idi. Askeri anlamda NATO ve Varşova Paktı. SSCB’nin dağılması ile ortaya Rusya ile beraber 15 yeni ülke çıktı.

1985 yılında Mihail Gorbaçov'un, SSCB başkanı olmasıyla, dağılma sürecini engellemek için geliştirilen  Glasnost (açıklık) ve Perestroyka (yeniden yapılandırma) politikaları daha esnek bir yönetim anlayışının benimsenmesine rağmen dağılmakta olan SSCB’yi bir arada tutmaya yetmedi. SSCB’nin Aralık 1991’de dağılması ile yeni bir dünya düzeni oluştu.

Dünya Bankası verileri SSCB’nin son yapılan nüfus sayımında nüfusu 262 milyon 462 bindi, 147 milyon 400 bini Rusya’da, 51 milyon 600 bini Ukrayna’da yaşamaktaydı. Ukrayna Sovyet’i SSCB’de ikinci büyük nüfusa sahipti. SSCB'nin dağılmadan önceki yüzölçümü 22.4 milyon km² idi. Rusya'nın bugünkü yüz ölçümü 17.1 milyon km².

Yine dünya bankası verilerine göre SSCB’nin dağılması ile ortaya çıkan ülkelerin 2021 yılı itibari ile toplam nüfusu 302 milyon, Rusya’nın nüfusu 146 milyon ve Ukrayna’nın ise 43 milyon. Düşük doğum oranları ve göç iki ülkenin nüfusu azaltmıştır.

1989 yılında dünyanın ikinci büyük ekonomisi olan SSCB’nin ardılı Rusya Federasyonu 1990 yılında 516 milyar dolar olan milli geliri,pandemi öncesi 2020 sonunda yaklaşık üç kat artarak 1.5 trilyon dolara ulaşmıştır.

SSCB’nin dağılması sonucunda bazı yeraltı zenginlikleri, önemli sanayi tesisleri ayrılan ülkelerin sınırları içeresinde kaldı.

Boris Yeltsin'in 31 Aralık 1999'da istifa etmesinin ardından, geçici olarak bu görevi üstlenen ve sonraki seçimleri kazanan Putin’in, Çarlık Rusya’sı veya SSCB’nin görkemli günlerine dönmek arzusunda olduğu aşikârdır. İki rejim birbirinden ayrı olsa da ortak nokta siyasi, ekonomik ve askeri olarak çok daha güçlü ve dünyada söz sahibi bir ülke.

Putin döneminde, Rusya, dış ticaret açığından, dış ticaret fazlasına veren bir ülkeye dönüştü. İstihdam verileri daha iyi noktaya geldi. 2000 yılında devraldığı Rusya Federasyonu'nın milli geliri, 1990-200 arası 516 milyar dolardan 260 milyar dolara düştü. Bu rakam 2020 yılı itibari ile 1.5 trilyon dolara ulaşmıştı. Putin'in ekonomi yönetimindeki başarısı rakamlar ile net olarak görülmektedir. Putin aslında Rusya’yı bugünler için hazırlamıştı.

Özellikle Türkiye basınında Putin aşırı Rus milliyetçisi olarak lanse edilmektedir. Uluslararası basın takip edildiğinde, Putin’in amacının etnik kökene değil coğrafi kökene bağlı güçlü bir devlet olduğu gayet nettir. Bunun en önemli göstergeleri 2012’den beri Savunma Bakanlığı görevini sürdüren Tuva kökenli Sergey Şoygu ve Kırım Tatarı olan Merkez Bankası başkanı Elvira Nabiullina’dır.

Putin özelinde Rusya’nın dünya sahnesine daha güçlü dönüşünü, Güney Osetya, Suriye, Kırım ve şimdi de Donbass özelinde Ukrayna’nın genelinde olduğu görülmektedir.

Dünyayı, siyasi ve ekonomik olarak etkileyecek bu trajedinin yanına iki nükleer güç olan Hindistan ve Pakistan arasındaki, 1947’den beri süren Keşmir sorununa, 1953’de sonra eren Kore Savaşı’nın tarafları Kuzey ve Güney Kore’ye, 70 yılı aşkın süredir devam eden Tayvan ( Milliyetçi Çin) sorununa umarım yansımaz.

Bu sorunların yanında Ortadoğu hala daha patlamaya hazır bomba gibidir. Sıcak çatışmanın sürdüğü ve çıkması muhtemel yeni bölgeler düşünüldüğünde, 1974’den beri dünyaya sorun çıkarmayan, barışın devam ettiği, sıcak çatışmanın olmadığı Kıbrıs adasındaki çözümün belli bir süre daha süper güçlerin ve BM’nin ajandasında olmayacağı aşikârdır.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Kaan KUTLAY yazıları