Gri diye bir renk de var

Yayın Tarihi: 23/05/22 07:00
okuma süresi: 4 dak.
A- A A+

14 Nisan 2022 tarihinde, Ankara’da imzalanan Mali İşbirliği Protokolü sonrasında yapılan yorumlar; teslimiyet ya da çok doğru bir protokol.

Teslimiyet mi? Bence ağır bir ifade, yanlışlar var mı? Tabii ki de var!

Protokolü okuduğum da siyah ya da beyaz diyemiyorum. Gri, protokolde yer alan maddelerin çoğunu biz yıllar önce çözmeliydik.

Son söyleyeceğimi baştan söylemek gerekirse. Daha önce imzalanan protokollerde, 15-20 maddenin çoğunu gerçekleştirememişken ve/veya gerçekleştirmemişken, Haziran ayına sayılı günler kala bu kadar maddenin yürürlüğü geçmesi bana pek gerçekçi gelmiyor. Meclisimizin önümüzdeki günlerde karne almadan uzun bir tatile çıkacağını da unutmamak gerekiyor.

Hibe ve kredilere bakacak olursak TL cinsinden en yüksek rakam ama TL’nin değer kaybından dolayı döviz cinsinden ciddi bir düşüş söz konusu.

Altyapıya ayrılan 2 milyar 164 milyon TL’lik rakam eğer gerçekleşebilirse sadece sağlık gibi altyapı eksikliklerinin bir kısmı giderilmeyecek ayrıca çarpan etkisi ile ekonomik aktiviteler hızlanacak.

Ekonomimizin en önemli sorunlarının başında kamu maliyesi gelmektedir. Dışsal şoklar ile birlikte yaşanan yüksek enflasyonun maaş ve maaş nitelikli ödemelere yansıması 2022’de en önemli sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.

Cari bütçeye katkı beklenenden düşük ve bu rakam da AKSA’ya aktarıldı. Kısacası keşke cari bütçeye katkı daha yüksek bir seviyede olabilseydi. Savunma bütçesinin karşılanması ve yerel gelirlerimizin artması sonucunda gemi bir süre daha yüzdürülebilecek.

Protokol içerisinde vatandaşlık, sendikalar ve din eğitimi ilgili maddeler toplumu gerecek. O kesin, burada yapılması gereken vatandaşlık yasasının günümüze uyarlanması, istisnai vatandaşlığın çerçevesinin daraltılması ve parçalanmış ailelerin bütünleştirmesinin sağlanması gerekmektedir. Din eğitimi konusunda eğitim bakanlığına önemli görevler düşerken onun çatısı altında olması gerekmektedir.

Sendikalar demokrasinin olmazsa olmazı, bizden daha gelişmiş ülkeleri örnek almalıyız. Diğer taraftan, sendikalı olmak sınırsız hakka sahip olmak değildir. Sendikanın masaya gelmediği durumlarda toplu sözleşmenin sorgusuz sualsiz uzatılması bana hiçbir zaman doğru gelmemiştir.

Geçtiğimiz hafta gündeme getirilen yasaların protokol ile alakası yoktur. Bu konu muhalifler tarafından protokole bağlanması ise sadece siyasettir.

Fikir özgürlüğü, eleştiri ve hakaret konusunda ülkemizde yerine oturmayan konular var. Bu Denktaş, Talat, Eroğlu ve Akıncı döneminde de vardı şimdi Tatar döneminde de var. Demokrasi çerçevesinde eleştiri toplumun yararınadır tersi ise gerginlikten başka bir işe yaramamaktadır.

Protokolün önemli bir bölümü aslında partilerin seçim manifestolarında yer almaktadır.  Gazete ve TV’ler de görüş bildiren medya mensuplarının, akademisyenlerin, yeni veya emekli politikacıların yine çoğu bu maddeleri yıllardır söylüyorlar.

Dünya Bankası raporlarında da benzer önerileri gördük.

Güney’in TROYKA ve IMF’in diğer ülkeler ile yaptığı Stand-By anlaşmalarını da incelemek gerekiyor.

Başlıkta da dediğim gibi gri diye bir renk de var.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Kaan KUTLAY yazıları