Enflasyon Ataleti

Yayın Tarihi: 04/10/22 08:00
okuma süresi: 5 dak.
A- A A+

Halkın cebindeki el olan enflasyon; fiyatların genel seviyesinde sürekli bir artışdır.  En önemli makroekonomik sorunlardan biri olan enflasyonun ekonomik ve sosyolojik olumsuz etkileri bulunmaktadır.

TDK’ya göre atalet, tembellik anlamına gelmektedir.

Enflasyon Ataleti ise karar vericilerin yani hükümet ve merkez bankasının uyguladığı tüm makroekonomik politikalara rağmen piyasadaki karar vericilerin; ev halkının, firmaların ve dış dünyanın hatta hükümetin önceki dönemlere göre fiyat ayarlaması yapmasıdır. Kısacası enflasyonun beklentiler nedeni ile düşüş trendi yani başka bir ifade ile dezenflasyon (fiyat artış hızının, yani enflasyon oranın zaman içinde azalması) sürecine girememesidir.

Enflasyonun temel sebepleri arz azalması ve talep artışıdır. Ama bu iki olgu enflasyonu tek başlarına açıklayamamaktadır. Çünkü beklentiler de fiyat seviyesini etkileyen önemli bir faktördür. Japonya'da yıllar boyu yaşanan deflasyonun sebebi de beklentilerdir. 

Bir örnek verecek olursak,  bir vatandaş, İskele Long Beach bölgesinden 80 bin sterline bir daire aldı ve bunu 3 yıl sonra 100-110 bin sterline satma planı var. 98 bin sterline bile hiçbir şekilde razı olmamaktadır veya önümüzdeki yıl % 100 enflasyon olacak beklentisi ile 3 bin TL’ye kiralanan konutun 6 binTL olması. Bu beklentiler doğrultusunda, bu mantalite ile enflasyon nasıl düşsün?

Pandemi sonrası neredeyse tüm ülkelerin temel sorunu enflasyon, merkez bankalarının arka arkaya faiz artırımları da bunun göstergesidir. Faiz artırımı yatırımları azaltmakta bunun sonucunda da ekonomi durgunlaşmaktadır. Ülkeler şuanda resesyonu, enflasyona tercih etmektedirler. Türkiye hariç, merkez bankalarının kararlarında bunu net olarak görmekteyiz. 

Enflasyon ataleti, küresel bir sorun haline gelen enflasyonun temel nedenlerinden biri olarak gösterilebilir. Örneğin, Bloomberg HT anketine katılan ekonomistlerin, Türkiye’de Eylül ayında tüketici fiyat endeksinin yıllık  % 84,5 seviyesinde artacağı yönündeydi. Ama enflasyon beklentinin altında %83.45 olarak gerçekleşti.

Vatandaş olarak en büyük şikâyetlerimizden biri, döviz veya emtia fiyatları artarken piyasa fiyatları, basamakları beşer beşer çıkmakta, düştüğünde ise basamakları birer birer inmekte!

Türkiye’de kur korumalı mevduat açıklandığında dövizdeki düşüş piyasa fiyatlarına ne kadar yansımıştı?

KKTC’de ilk sekiz aylık enflasyon oranı %70.38, yıllık ise %118.18. Bu oranlar kamu maaşlarına ve asgari ücrete yansıyacak, yansımalı da zaten ama çözüm değil! Enflasyon daha da körüklenecektir!

Devamlı gündeme getirmeye çalıştığım diğer bir konuda merkezi hükümet bir şekilde bunu karşılayacaktır, peki yerel yönetimler? Konu ile alakası yok ama yazmakta yine de fayda var 2023’e üç aydan az bir süre kaldı fakat biz hala daha 2021 milli gelirini göremedik!

Yazıma son verirken, Bloomberg HT’nin 29 Eylül tarihli bir haberini paylaşmak istiyorum. “Ipsos tarafından yapılan iki araştırma, ülkede 10 kişiden sekizinin alım gücünün düştüğünü ortaya koyarken, enflasyonun hem Türkiye'de hem de küresel olarak artacağı öngörüsünün hâkim olduğunu gösterdi. Türkiye'de yurttaşlar üç ay öncesine göre gıda harcamalarına daha çok para ayırdığını, alışkın olduğu markalar yerine market markası ya da markasız ürünleri tercih ettiğini, promosyonları takip ettiğini belirtti” (https://www.bloomberght.com/turkiye-de-10-kisiden-8-inin-alim-gucu-dustu-2316141).

KKTC’nin para politikası kullanma olanağı yok bütçe yapısı gereği de maliye politikaları sınırlı. Doğru para ve maliye politikaları kullanmak enflasyonu düşürmeye yeterli olmayabilir. Enflasyon ile mücadele için; istikrarlı, güçlü ve halka güven veren hükümetlere ihtiyaç vardır.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Kaan KUTLAY yazıları