Sonraki hamleler nasıl olacak?

Yayın Tarihi: 24/10/22 08:00
okuma süresi: 5 dak.
A- A A+

Dünyadaki siyasi gelişmeleri takip ederim fakat alanım olmadığı için genelde yorumlamaktan kaçınırım ama bir gerçek de vardır ki siyasi gelişmeleri ekonomiden bağımsız, ekonomiyi ise siyasi gelişmelerden bağımsız incelemek doğru sonuçlar doğurmaz.

Birleşik Krallık’ın AB’den ayrılması ile dünyanın siyasi, askeri ve ekonomik güçlerini, ABD, Çin, Rusya, AB ve Birleşik Krallık olarak değerlendirebiliriz.

1945’de II. Dünya Savaşı sonrasında başını ABD ve SSCB’nin çektiği iki kutuplu “Yenidünya Düzeni” kuruldu. SSCB’nin rejim ihraç etme çalışmalarına karşı, ABD dünyanın diğer ülkeleriyle ekonomik ittifaklar kurarak, rejim ihracını engellemeye çalışmıştır. Bu süreçte IMF, Dünya Bankası ve GATT’ın kuruluşlarına şahit olundu.

SSCB’nin Aralık 1991’de dağılması sonucunda ABD dünya jandarmalığı görevini tek başına sürdürmeye başladı.

ABD, 1776 yılında kuruldu, henüz daha 250. yaşına ulaşmadı. Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküşü 250 yıl sürmüştü! Bu yüzden Çin ve Rusya Federasyonu güçlü ve köklü tarihlerinden dolayı ABD için tehdit olarak algılanmaktadır.

Tarihte Çin’den batıya ne kadar icat ihraç edilmiş, Batı’dan Çin’e ne kadar ihraç edilmiş bir bakmak gerekir. Çin bu konu da uzak ara öndedir.

Biden imzasıyla geçtiğimiz hafta yayınlanan Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi’nde en dikkat çekici nokta şudur “Tehlikeli bir Rusya'ya baskı yapmayı sürdürürken, uluslararası düzeni yeniden şekillendirme niyeti ve kabiliyetini artıran tek rakip olan Çin Halk Cumhuriyeti ile etkin şekilde rekabet edeceğiz”.

Bu sözlerden ABD tarafından esas tehlike olarak Çin’in görüldüğü anlaşılmaktadır. Hem de Ukrayna-Rusya savaşında ABD’nin caydırıcılığının Rusya’ya karşı çok da işe yaramamasına rağmen!

Çin tarafına bakacak olursak, hafta sonu gerçekleşen Komünist Parti Kongresi’nde iki dönemdir devlet başkanlığını sürdüren Xi Jinping’in yasa ile sınırlandırılmış iki dönem başkanlığının yerine üçüncü dönemin hatta ömür boyu başkanlığının önü açıldı.

Benzerini Putin ile Rusya’da görmüştük! Başkanlıktan, başbakanlığa geçiş sonrasında tekrardan başkanlık süreci!

Jinping’in konuşmasında ABD’den açık olarak bahsetmemesine rağmen mesajlarının önemli bir kısmı ABD ile ilgiliydi. Özellikle, Tayvan ile ilgili mesajlar iki ülke arasında gerilimi artıracak yöndeydi. Kongrede bir önceki başkan Jintao’nun, Jinping’in konuşmasından önce görevliler tarafından salondan çıkarılması dikkat çekiciydi!

Mao döneminde (1949–1976) uygulanan Planlı Ekonomi ile Çin arzu edilen seviyeye gelememişti. Mao sonrası iktidara gelen Xioaping ile uygulanmaya başlanan kapitalist ekonomileri kendi silahları ile vurma amacı ve dışa açılma, reform politikası sonucu geliştirilen Çin Tarzı Sosyalist Piyasa Ekonomisi ile Çin, dünya ekonomisinin son 40 yılına damga vurdu. 1980-2020 arasında ABD ekonomisi altı kat büyürken, Çin ekonomisi 76 kat büyüdü. Bu arada Xioaping, Mao gibi uzun süreli liderliğin önüne geçilmesi adına iki dönem sınırlandırmasını getirmiştir.

2021’de Çin’in ABD’ye ihracatı 506 milyar dolar, ithalatı ise 151 milyar dolar olarak gerçekleşti. Çin lehine 355 milyar dolarlık ticaret fazlası söz konusu. Çin’in elindeki 1 trilyon dolarlık ABD tahvilleri ise başka bir konu.

İki ülke arasındaki siyasi mücadele mutlaka ticari ve ekonomi alana da yansıyacaktır. Trump döneminde, dünya bunu yaşamıştı.

Rusya’da bu denklemin içerisinde mutlaka dikkate alınması gereken bir aktördür özellikle önemli müttefiklerinden olan dünyanın 5. Büyük ekonomisi ve 4. Güçlü orduya sahip Hindistan’ı da düşününce!

Son açıklanan listeye göre dünyanın en güçlü orduları sırası ile ABD, Rusya ve Çin. Askeri bütçelere göre ise ABD, Çin ve Rusya.

Bu siyasi ve ticari savaşlar da Türkiye’nin doğru stratejiler izlemesi son derece önemlidir.  Bu güne kadar Kıbrıs Sorununa çok fazla müdahil olmayan Çin’in küresel gücünü artırma adına daha aktif politika izlemesi beklenmektedir.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Kaan KUTLAY yazıları