Kapalı Maraş ve The Economist

loading
7 Temmuz, Salı
£

8.58

7.74

$

6.87

KARANTİNA

Vatan MEHMET
vatan.mehmet@kibrispostasi.com
Vatan MEHMET
A- A A+

Kapalı Maraş ve The Economist

Siyasi Siyonizm'in kurucusu Theodor Herzl, Kıbrıs ile ilgili düşüncelerini Siyonist hareketin finansörlerinden Lord Rothschild'e, Temmuz 1902'de şöyle aktarmıştır: "Önce Kıbrıs'ı ele geçirmeliyiz, ardından bir gün İsrail'in üzerine gitmeliyiz ve zorla da olsa yerleşmeliyiz. Kıbrıs'tan Müslümanlar giderse, Rumlar iyi bir fiyata topraklarını satıp, Atina'ya veya Girit'e göç edeceklerdir. Filistin Yahudiler için çok küçüktür, bu nedenle Filistin'e yakın bir yer sağlamamız gereklidir. Filistin'e Kıbrıs ve El Arish de dâhil edilmelidir."

10 yıl önce "Eski dünyanın" şimdi toprak olmuş eski züppelerinin uğrak yeri Kapalı Maraş'ı hasbelkader gezmek için girmeden evvel bu satırları okuduğumu hatırlıyorum.

Tarihin akışı ve Kıbrıs.

Nereden nereye…

**

Maraş'la ilgili yeni ve heyecan verici gelişmeler Doğu Akdeniz'deki krizin geçmişinden de eskilere dayandığı için daha çarpıcı ve daha çok şeye işaret ediyor.

Belli ki bundan sonra devlet-i âli'den gelen misafirlere Maraş turu attıracağız…

İki şey ön plana çıkıyor farklı olarak;

İlki Kapalı Maraş'ın bilindiği gibi açılması niyeti ve belli bir takvimle katiyen gerçekleşmesi.

İkincisi ise Kapalı Maraş'ın Vakıf Malı olmasının politik arenaya taşınması ve Türkiye'nin eski defterleri çıkararak bu davadan vazgeçmeyecek oluşu.

Ayrı özel bir bahis ama iç politikada da Cumhurbaşkanı Akıncı'nın bu gelişmelerin tamamen dışında oluşu.

Hatta karşı duruşu…

**

Kapalı Maraş yarım asrı bulan Kıbrıs Müzakere sürecinde Türk tarafının masadaki en büyük kozu, en güçlü as kartı olarak bilinir.

74 sonrası yalnızca bu pazarlık gücü sebebiyle kıymetlidir.

O yüzden özellikle son 20 yılda Maraş, hep direk uçuşları elde etmek ya da Ercan Havalimanı ile ilişkilendirildi.

Yani büyük bir şey vererek, anlamlı bir şey elde etmek için.

Şimdi onu açmak, masada ortaya konacak anlamlı bir şeye de artık ihtiyaç duyulmadığını gösteriyor desek abartmış olmayız.

Kimsenin kimseye bir şey vereceği yok çünkü. Ayrıca yenidünyada "paylaşmak" değil "kapmak" daha da rahat ve esas.

**

Kapalı Maraş'la ilgili gelişmeler "kalıcı bölünmenin" en sert işaret fişeğidir… Denizlerde dengelenen sahanın karadaki karşılığı…

Bu sadece Rumlar böyle zannetsin de kendilerine gelsin diye uygulanan bir diplomasi de değil üstelik.

Değil Maraş'ı açmak, yeni "geçiş kapısı" açmak bile olası sözde çözüme zarar verir.

Esasen Güven Yaratıcı Önlemler denilen şeyler bile fiilen çözüme hizmet etmez.

Orta uzun vadede zadeler; uğruna mücadele alanını daraltır çünkü.

"Maraş'ı açalım otel yapalım" diye yıllardır bas bas bağıran tuhaf solcularımızın bunu anlaması kolay değil ama 'kapılar' hakkında bu –ciddiye alınmasa da- Sayın Talat'ın ünlü bir tespitidir.

**

Tüm bunları, yani Ada'da ciddi ayrılık sinyallerinin geleceğini küresel "Küreselcilerin" iki yüzyıllık yayın organı The Economist yazalı beş yıl oluyor zaten…

Maraş'ta malı olan Rockefeller ama Napolyon Savaşlarından beri Savaşın finansörü olan Rothschild ailesinin The Economist'i, uzun yıllar sonra ilk kez yer verdiği Kıbrıs Sorunu hakkında 2014'te editoryal olarak kaleme aldığı uzun makalesinde Kıbrıs uzmanlarının bir alternatif arayışı içinde olduklarını, nihai bölünmenin gerçekleşebileceğini, bu sinyallerin önümüzdeki dönem daha da gün yüzüne çıkacağını açık açık yazmıştı…

Bitcoin'in geleceğini 30 yıl önce yazdıkları gibi değil belki ama kimse ciddiye almadı beş yıl önce The Economist Kıbrıs Sorunundan neden bahsediyor diye…

Son Özel Danışman Eide henüz adaya gelmişti üstelik…

Rumların Türkiye'den boru hattı geçirmeksizin gazdan faydalanma planlarının her zaman provokatif görüleceği değerlendirmesini de "anlayana" yapan The Economist

net ifadelerle de "AB ülkeleri yüksek sesle Rusya'yı Gürcistan-Moldavya ve Ukrayna'da 'donmuş itilaflar' yaratmakla suçlarken tanınmayan Kuzeyi ile birlikte Kıbrıs meselesinde özünde pasif ve sessiz" diye de ekliyordu…

İkinci yeni gelişme olarak da Akdeniz'deki doğal gaz rezervleriyle ilgili artan iyimserliğe dikkat çeken The Economist, "Ne var ki bu da yeni bir engel haline gelmiş ya da gelecek" diye yazdı.

Makalesini bir kitap atfı ve kısa tanıtımı ile de süslemişti ünlü dergi…

Yeni yayımlanan bir kitapta "Resolving Cyprus: New Approaches to Conflict Resolution". Derleyen: James Ker- Lindsay (I.B.Tauris) diyordu The Economist, birçok makalede anlaşma konusunda şüpheci görüşler ortaya konmakta ve bazı makaleler ise çok daha esnek bir bölünme ya da daha esnek bir federasyon modeli öngörmektedirler…

**

Umulan üçlü zirve şimdiden hayırlı olsun…

Taraflara rollerinde başarı dileriz…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.