Osman Örek’in acı istifası bize ne öğretti?

Yayın Tarihi: 23/03/21 10:00
okuma süresi: 5 dak.
A- A A+

Devlet Başkanı Rauf Raif Denktaş, II. Viyana Konferansı’ndan sonra “siyasi bir kukla” olarak sahneye sürdüğü Osman Örek’in “acı istifası” hakkında “davamızda da bir geçmişi ve büyük hizmetleri vardır. İstifa etmek zorunda kalması beni ciddi surette üzmüştür” diyecekti…

Yıl 1978… 

8 Aralık’ta bir veda mesajı kaleme alır Osman Örek…

İbretliktir bugünler için de acı acı söyledikleri

**

Örek, hükümetinin hedefini “keyfi idareye son vermek” olarak tanımlar…

Hükümet etme olanakları hakkındaki dönemin karmaşasını, “son bir ayda yapay olarak, aslında bir hükümet bunalımı olarak gösterilen sürtüşmeler” olarak tanımlar…

Özellikle finans konusunda Ziraat Bankası üzerinden KTFD’ne sağlanan katkıları yâd ile -kendi ifadesi ile- “anayurdu” ve hükümeti yetkililerini minnetle anar…

Bilhassa Türkiye ile KTFD arasında yapılanTİCARET PROTOKOLÜnü yeniden gözden geçirdiklerini ve pürüzlü noktaların tashihinin yapılmış olduğu ile övünmesi kısmı ise kelimenin tam anlamı ile hazindir…

**

Üşenmeyin ve okuyun;

8 aylık hükûmet çalışmalarını ana hatlarıyla şöyle değerlendirir Osman (Nuri) Örek;

“hükûmeti zor ve çetin koşulların olduğu bir ortamda devralmıştım: Göreve başlar başlamaz fırıncıların sürdürmekte olduğu grevi çözmüş, halkı ekmeksiz kalmaktan kurtarmıştık. Aynı günlerde ticaret rejimimiz büyük tıkanıklık ve bunalım içindeydi...

Bu yöndeki sureli çalışmalarımızın sonucu daha rahatlatıcı ve ekonominin gelişmesine daha uygun önlemler alındı. Ticaret Odası’nın (Örek aynı zamanda kurucularındandır) eyleme geçeceği gerekçesi ile yarattığı bunalım oda yetkilileri ile kurulan diyalog ve bizzat çarsıya giderek küçük esnaf ve ticaret erbabıyla yaptığım görüşmelerle giderilmiştir…

Hayat Pahalılığı (HP) ödeneklerinin verilmesini durduran karara karşın gecen Temmuz ayında çalışanların sorunlarına gösterdiğimiz içten yaklaşım ve sendikalarla yapılan görüşmeler sonucunda göreve başladığımız tarihten başlayarak 1 Mart 1978 itibariyle geriye dönük olmak üzere yüzde 9-15 oranında HP ödeneği sağlanmış ve bunun ödenmesine de başlanmıştır.

Bu işlem tarafımızdan hazırlanmış olan bütçede ödenek bulunmamasına karşın diğer giderlerden kısıtlama yapılarak gerçekleştirilmiştir. Sosyal barışın sağlanmasında önemli bir adım atılırken çalışan kesimin enflasyonist baskılar karsısında olanaklar ölçüsünde rahatlatılmasına çalışılmıştır. Liman isçileri şirketinde örgütlenen çalışanların sorunları da yine 8 aylık hükûmet etme dönemimizde ele alınmıştır.

Bu kitlenin sorunlarına gösterilen yaklaşımla bir yandan sosyal barışın sağlanmasına gösterdiğimiz özenin yeni bir kanıtı verilirken, bir yandan da ithalat ve ihracat olanaklarımızın daha sağlıklı bir sürece oturtulması ortamını yarattık; Bir yıldan beri rafa kaldırılmış olan personel yasa tasarısını yeniden gündeme almak da hükûmetimizin büyük önem verdiği bir konu olmuştur.

Görevlendirdiğimiz özel bir komisyon tasarı üzerinde son rötuşları ve çalışmaları yaparak bunu bakanlar kurulunda görüşülmeye hazır duruma getirmiştir. Hükûmetimiz 1-2 yıllık bir sure içinde unutulan serbest liman bölgesi konusunu da ivedilikle ele almış tüm idari önlemleri devreye koyarak bölgenin faaliyete geçmesini sağlamıştır… [...]”

**

Osman Örek’in bir kısmını koyu olarak çizdiğim anlattığı daha nice dertler, bugün için de KKTC’de ‘sorun çözmekten uzak yapısıyla kökleşen’ siyasetin ana konuları, meseleleridir.

Fırıncıların grevi…

Ekonominin gelişmesi çabalarındaki tıkanıklıklar…

Ticaret Odası’nın baskılarından gelen gına…

HP ödenekleri karmaşası…

Sendikalarla bitmeyen görüşmeler…

Yeni sendikal örgütlenmeler…

Bütçede ödenek sıkıntıları…

Enflasyonist baskılar…

İthalat ve ihracat olanaklarında daralma…

Bazı yasa tasarısı üzerinde son rötuş vaatleri… 

Serbest liman bölgesi konusu…

‘Anavatanla’ Protokoller…

Ve sair…

**

1976 ile 1983 arasında sürekli bu krizler yaşandı ülkemizde…

Bu nedenle de UBP, 1981’de tek başına iktidarı kaybeder

Türkiye’de darbeci askerler iktidarı ANAP’a bırakırken sonunda KTFD’den -Özal’ın kucağına- KKTC’ye döndü iş…

Türkiye’de iç siyasetteki dönüm noktası “büyük büyük” krizler ve gelişmeler KKTC’de “sistemin” değişmesi ile neticelendi…

KKTC’de tıkanan siyaset ve sistem değişiklikleri hakkında analizleri, Türkiye’deki büyük dönüm noktaları kronolojisi ile yapmak icap eder.

Yoksa toslanan duvar karşısında acıyanımız olmaz…

Bilesiniz…

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.