Kaya Türkmen’e bir villa da biz ayarlamalıyız…

Yayın Tarihi: 27/04/21 10:00
okuma süresi: 5 dak.
A- A A+

“Kıbrıs, Türk diplomatları için çok hassas bir yerdir. Buradaki görevlilerimizin, her konuda gayet dikkatli olması gerekir. Bir büyükelçi eşinin (Nurdan Türkmen) Türkiye Cumhuriyeti'nin verdiği diplomatik pasaport gibi çok itibarlı bir pasaporta sahip iken, Fransız pasaportu kullanmasını fevkalade yadırgadım.”

Emekli Büyükelçi İnal Batu, 2012

Kaya Türkmen.

O bir fenomen

Türkiye Cumhuriyeti’nin Lefkoşa eski Büyükelçisi…

Persona non grata’nın ANTİSİ!

Bıyık altından gülünen şahsiyet…

Merhum Denktaş ile... 

‘Gönlü’ Lefkoşa’da kaldı Türkmen’in.

Doymadı Kıbrıs’a…

Stockholm'deki Tarih Müzesi'nde kendisi şerefine verilen veda konseri dahi Kıbrıs hasretini dindiremedi…

İsveç’ten emekli oldu ama adam Kıbrıs’a âşık resmen!

O yüzden de meclisten ahbapları her vesile ile çağırıyorlar O’nu 15 Kasım Cumhuriyet Bayramı törenlerine…

Yiyor ve elbette içip çekip gidiyor.

**

Görevdeyken bildiğimiz, çok kez de şahit olduğumuz “çakır keyf” halleri daima o simasında takılı kalmış gibi…

“Dan/dun” bir tip ama sevimli biri…

2010 yılında Lefkoşa'ya Büyükelçi olarak atandığında ilk verdiği demeçte "KKTC yaşayacak ve yaşatılacak…" diyen Türkmen, tam da 1974’te Saint Joseph Fransız lisesinden mezun olmanın ‘dayanılmaz hafifliği’ ile konuştu hep

Türkiye’nin eski Hamburg başkonsoloslarından Galip Evcen'in biricik torunu olunca aşağısı da kurtarmaz zaten… 

Hala da devam ediyor konuşmaya.

**

Türkmen, KKTC’de bir villacığı hakkediyor.  

Memleket âşıklarına muhakkak ‘faideli olacağı’ için vatandaşlık veriliyor ya hep!

Vatandaştır da herhâlde!

Kaya Türkmen’e Lapta tarafında emlak vergisi tastamam bir villa ayarlamamız lazım

Şöyle zeytinlikler içinde…

İçsin rakıcığını…

Çeksin türküsünü…

Soyadına takılmayın.

Türkü bilmez!

Türkmen, Fransızcada şarkı anlamına gelmesine karşın başlı başına bir müzik türü olan Chanson sever...

**

126 EMEKLİ DİPLOMATIN generallerden önce bir araya gelerek yayınladığı “bildiriyi” de 86’NCI SIRADAN imzalayan Türkmen için mis gibi emeklilik olur Kıbrıs…

Hellimcik de kızartırız;

Fırın kebabını da döşeriz...

[Korgeneral Adem Huduti ile...]

Gideriz arada röportaja biz de;

“Sizi biz kurtardık, nankörler, edebiyatını terk ediniz. KKTC'nin Türkiye tarafından ilhakı, evet, felaket olur. Berbat bir iş olur. Sayın Cumhurbaşkanı haklıdır…” der icap ettikçe yine…    

Kâh sıkılır şimdilerde olduğu gibi ‘bir zamanlar Kıbrıs’tan’ bahseder…

Türkiye’nin KKTC’nin IMF’si olduğunu tespit eder mesela…!

Bize "Kıbrıslıya saygı gösterin. Anayasal düzenine de. Yüksek Mahkemesine de. Laikliğine de. Ve tabii bütün dünyaya haykırdığımız bağımsızlığına da…" der, malzeme olur…

Bizi beğenmezse Gazete Pencere’ye buradan yazmaya devam eder…

Zaten ‘aile mirası’ mesleğini yanlış seçmiş Türkmen...

‘Gevezeliği’ sevdiği için “gazeteci” olmalıymış ama muhtemelen “despot bir babanın” mağduru…

Vergilerimin TRT’ye giden kısmının tek bir kuruşunu helal etmiyorum, diyor Kaya Türkmen…

Bir Zamanlar Kıbrıs’ı da izlemiyor-muş sözde ama ‘kadın eğlencesi’ diziyi ciddiye alıp basbaya eleştiri döşemiş…

[Ercan'da eşi Nurdan Hanım ile...]

Boşver şimdi TRT…

MRT…

Viski var mı viski…?

KAYA TÜRKMEN’İN GÖREV SÜRESİNCE EN BÜYÜK SIKINTISI, GÜNEY KIBRIS’A GİDİP ORANIN İÇKİLERİNİ TADAMAMAK OLMUŞTU…

Öyle değil mi?

Yalan mı konuşuyoruz!

Bize ‘unutamadığım görev yıllarım da aylarım…’ diyerek bundan bahsetsin yeni köşe yazılarında…

O işi de ben çözerim gelirse eğer!

Sözüm söz!

**

AH be Kaya Türkmen…

“Bir genel vali gibi değil, büyükelçi gibi hareket ettim” dediğini naklettiler ama hep arkandan güldüler!

Sen dahi yaranamadın memlekete…

Ne yaparsın!

Fransız da olsan TC’sin neticede…

Stockholm’de güven mektubunu sunuyor…

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Kaya Turkmen 19/05/21 21:00
Vatan Mehmet Bey, Kıbrıs’ta sizinle tanıştığımızı hatırlamıyorum. Kuyruğunuza filan bastığımı da. Ada’dan ayrıldıktan tam 10 yıl sonra benim hakkımda böylesine terbiyesizce bir yazı yazmanızı da yadırgadım. Beni küçük düşürmek maksadıyla yazdığınız yazıda alıntıladığınız her sözümün bugün de arkasındayım. O sözlerin neresini eleştirdiğinizi yazma namusunu da gösterebilseydiniz belki medenice tartışırdık. Çakırkeyif o sözleri söylemeyi ayık kafayla terbiyesizlik yapmaya her zaman tercih ederim… Yazınızı ilk okuduğumda gülüp geçmiştim. Biraz da acımıştım. Sonradan “şunun haddini bildir” filan diyenler oldu. Had bildirmek gibi bir şey aklımın ucundan dahi geçmez. Olsa olsa teessüflerimi bildirebilirim. Öyle yapıyorum… Kaya Türkmen