Türk oğlu Türk Tatar, sadece KKTC ve TC vatandaşı kalmalı

Yayın Tarihi: 07/05/21 10:02
okuma süresi: 6 dak.
A- A A+

Annan Planı döneminin siyasi karmaşasında sıkça şahit olduğumuz pasaport tartışması, “100 Bin Avroluk tatil” Cenevre sonrası Kıbrıs Türk tarafının sebep olduğu açıklamalar nedeniyle yeniden hortladı.

Renkli günlerdeyiz: Elbette konu “vatan hainliği” tadında işleniyor yeniden…

Annan Planı döneminde Denktaş ailesi mensuplarının sahip olduğu pasaportlar referanduma “Evet, tadında yol vermesi için" Türkiye medyasında itinayla işlenmişti…

Benzer şeyler şimdi yeniden Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın açıklamaları ile Türkiye medyasında…

**

Merhum kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, 2004’te torununun Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşlığı alması durumunun “bilgisi” dahilinde olduğunu, ayrıca KKTC’de hükümetin Rum pasaportunu almayı yasaklamadığını, bunun "Kıbrıs Cumhuriyeti'ndeki hakların kullanılması" olduğuna işaretle meseleyi şöyle savunmuştu;

“Kimse hain değildir. Bu bir haktır, bir hakkın kurtarılmasıdır, bir hakkın elde edilmesidir. Yoksa Rum tarafına yamalama, Rum tarafını kabul etmek değildir."

Sadece "gerilla" değil aynı zamanda "hukukçu" Merhum daha da ileri gidecekti: "Bu muamele hiçbir şekilde Rum'a mal olmak, Rum'u kabul etmek anlamına gelmez, AB hakkımızı çeke çeke kurtarma anlamına gelir. Bunu da gasp ettirmeme anlamına gelir."

**

Gerçi ilginç bir biçimde Avrupa Parlamentosu (AP) sandalyesine aday olan Kıbrıslı Türklere KKTC Sağı bu çerçevede bakmaz ve bin türlü dereden su getirir. 

Kıbrıs’ta uluslararası hakların tamamı malum siyasidir!

**

Pasaportun adını taşıyan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bir “Rum devleti” olarak kurulmadığı, üniter bir devlet olduğu, zaman içinde de Avrupa Birliği’nin (AB) federal Kıbrıs komplosunu beslemek için verdiği destekle kurulu düzeni ele geçirdiği bir gerçek…

Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportunda “Rum” yazmadığı da bir gerçek…

Fakat üzgünüz ki bu pasaportun bir “Rum pasaportu” olduğu da inkâr edilemez bir başka reel gerçek…

Özellikle de bu “egemenlikten” söz edenler için en azından siyaseten böyledir.

**

Egemen eşitlik ve iki ayrı devlet yolunda Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın –kraliçe ve ailesine sadakat yemini ile verilen- İngiliz pasaportu ile birlikte sahip olduğu ve fiilen işlerliği de “Rum pasaportu” olan vatandaşlığını iade etmesi isabet olur…

Zaten anlaşılan kendisi de böyle yapmak istiyor ki bu pasaportu "vatandaşlık" kabul etmiyor…

Ne diyor?

“Ben 1974’ten önce doğdum, (1960) Pasaportum var ama kullanmadım. Bir yöntemi varsa iade edeceğim”.

Cumhurbaşkanının 74 öncesi doğduğunu hatırlatması –anlayanlar için- bu konuda etik haklarının “Rum devleti olmayan Kıbrıs Cumhuriyeti”ne atıf yapması bakımından önemli…

Ama yetersiz!

Bu ifadeler bir nabız yoklama değilse eğer doğru bir karar vermiş Sayın Tatar...

**

Ersin Bey -çocuklarına kimse karışamaz ama- kendisinin ve eğer var ise eşi KKTC First Lady’sinin Rum kimliğini iade etmeli…

Ayrıca Ersin Bey, KKTC’nin Cumhurbaşkanı olarak yine eğer var ise “garantör” İngiliz pasaportunu da iade etmeli…

Siyasi duruş ve kendisinin üstelendiğini söylediği misyon nedeniyle yine kendisine yakışan bu değil mi?

“Türk oğlu Türk olmaktan” gurur duyan Ersin Bey sadece Türkiye Cumhuriyeti ve KKTC vatandaşı kalmalı, örnek olmalı…

Zaten böyle bir açıklamayı yaptıktan sonra bundan çark ederse Ersin Tatar, en başta Türkiye nezdinde puan kaybeder…

Üstelik “pasaport tartışması hortladı” tadında tüm Türkiye medyasında haber oluyorken!

Eğer iade etmezse, en azından en hafifinden “bunu bile yapamadı egemen eşitlikçiler, Rum İçişlerinin mührüyle gezerler, Bunlar zaten Rumdan alışveriş yaparak eve katmerli koltuk döşemişlerdir” derler…

**

Yani Ersin Bey’in sağ cebinde İngiliz pasaportu…

Solda Rum pasaportu…

Arka cepte de Türkiye’nin verdiği diplomatik pasaport…

Her yer pasaport…

Sadece soldaki Rum’dan vazgeçerek seyahat özgürlüğünden olmuyor Sayın Tatar…

Ama bunu İngiliz pasaportu olmayan birine uyarlarsak sadece Rum’dan vazgeçmenin erdemi ne?

Yeterli mi!

**

Burada hem Ersin Tatar hem de UBP için sıkıntı şu;

KKTC'de hükümette başbakan dâhil 11 bakandan 9’u "Kıbrıs Cumhuriyeti" yurttaşı...

Doğru, yalan. Öyle deniyor... 

Ve nice UBP’liler…

Şu halde Ersin Tatar "bir yol varsa vereceğim" dedikten sonra diğerleri ne yapacak?

İki devletli, egemenlik yolunda devleti kuran UBP, Kıbırıs'ta gelindiğini iddia ettiği bu “ulusal yol ayrımında” örnek olacak mı?

Kimilerine göre şakır şakır iade etmeliler…

Aman benden duymuş olmayın..!

**

Ancak;

Kıbrıs'ta masada, Türkiye göçmeni KKTC vatandaşlarına Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportu vaat eden muhalefet karşısında ne yapılacak?

Belki onlara gri pasaport istenir Türkiye’den!

Bunu da düşünmek gerekmez mi?

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.