Türkiye Cumhuriyeti ‘kuzey hükümetine’ bayram şekeri…

Yayın Tarihi: 11/05/21 10:00
okuma süresi: 5 dak.
A- A A+

Maliye Bakanı Dursun Oğuz’un piyasalarda “şantaj” olarak okunan “Cumaya kadar yatmazsa şu ödenemez, bu kalır” tadında açıklaması ardından Türkiye’den geçtiğimiz hafta KKTC’ye aktarılan 430 milyon TL’lik kaynak “yeni dönemin resmini” ortaya koyan bir başka alametten biri sadece…

Eskiden en azından “yol alınıyor”, en azından son dönemde protokollere “söven” bulunmuyordu.

Şimdi en başta hem UBP “açıktan” sövüyor hem de dalga geçer gibi protokolleri hiç ama hiç ciddiye almayarak adeta sövüşlemenin hazzını yaşıyor.

3 Mart 2021 tarihli protokole göre söz konusu transfer, KKTC tarafının protokolde yazan hiçbir maddeye ilişkin tek adım atmamasına rağmen gerçekleşti.

Duyan yapılacak olan şeylerin pandemi ile bir alakası olduğunu, olağanüstü şartların buna engel olduğunu sanır!

Altı üstü iki tane yasacık!

Zor mu bunlar!

Eğer ki illa hükümette UBP olsun, içini de biz dizayn edelim derseniz zor tabi.

Azınlıktaki hangi komitede, hangi yasal çalışma yapılacak?

Bunları hesap etmeyen Türkiyeli yetkililer, hem SİYASİ hem de MALİ KÜLFETİ ödemeye elbette devam edecek.

KKTC statükosunun dalgası olarak tabi ki!

**

Son protokolün ek-1’inde yer alan maddelerle ilgili yasal hiçbir adımın atılmamasına rağmen Türkiye’den KKTC’ye aktarılan 430 Milyon TL’lik kaynak “cep harçlığı” usulünde mevsime göre “bayramlık” alımı demek oluyor.

Hiç doğru değil ve astarsız bir kuyruklu yalan olmakla birlikte deniyordu ki protokollerin içini boş boş yazacağımıza yıllık yapalım, böylece işler yürüsün…

Nerde?

Aksi söz konusu…

Daha önceki 2020 protokolünde yer alan 17 maddenin de hiç biri gerçekleşmemiş ve “17’de sıfır” çekilmişti…

2021 Mart Protokolü de şimdilik sıfır.

YANİ TÜRKİYE-KKTC İLİŞKİLERİ “KARŞILIKLI SIFIR” YENİ DÖNEMDE…

Suçlusu kim ola ki?

**

Ayrıntıları hatırlatalım;

‘Burnumuz sürtülsün’ diye 2019’da 750 milyonluk protokol imzalanmıştı.

Gerçi imzalandığı tarih 20 Temmuz.

Yani yılın ikinci yarısı ama 750 milyonun çok yetersiz olduğu 2020’de 2.250 milyarlık anlaşma imzalanınca anlaşılmış olmalı…

Kıbrıs’ı “yeniden” keşfedenler için 2020 protokolü bir yönüyle daha tarihe geçti;

Bakmayın şimdi kimsenin ses etmediğine, tarihinin gelmesi bekleniyor.

Ama bizim tarihle işimiz yok.

Gerçeklerle işimiz var.

**

Bu arada koskoca Türkiye Cumhuriyeti hükûmeti ismi yerine protokole nasıl Türkiye Cumhuriyeti Kuzey hükümeti yazdınız ve bu şekilde imzalattınız?

Tabii 2020 yılı protokolünde olan 17 eylemin 17’sinde de hiç bir şey yapılmadı.

Buna rağmen Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’a göre 3.6 milyar bizim Maliye Bakanlığına göre 1.6 milyar da para aktarıldı.

Gelelim 2021 yılına;

Bu sefer 2020’den farklı olarak eylemler takvimlendirilmiş.

Ancak kimin umurunda?

Mart ve Nisan aylarında yapılması gereken hiç bir şey yapılmamış…

Buna rağmen Nisan ayının son günü gelen 430 milyonluk “müjde” ile maaşlar ödendi.

Şimdiden yarıladığımız Mayıs ayında ne olacak acaba?

Var mı tahmin yürütebilecek olan!

Farkında mısınız son 3 yıldır protokoller vaktinde bile imzalanmıyor!

2019 Temmuzda.

2020 Mayıs’ta.

Hatta 2020 protokolünde “2021 protokolünün Ekim’de” hem de “3 yıllık olarak” hazırlanması vardı.

2021 protokolü Mart ayında…

2022’de hedef Ocak herhâlde!

**

Sonuç olarak ZAMANINDA İMZALANMAYAN protokoller…

YERİNE GETİRİLMEYEN protokoller…

Ve de NE KADAR PARA AKTARILDIĞI BELLİ OLMAYAN protokoller…

Ve de son bir rezalet olarak TARAFLARIN İSMİNİN BİLE DOĞRU YAZILAMADIĞI PROTOKOLLER olunca; geriye "para gelmezse maaş ödenmezler " ile "müjdeler" kalıyor!

Türkiye KKTC ilişkileri karşılıklı “sıfır” çekmeye devam ediyor.

Tencere kapak durumu sanki…

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.