Tutarsız ‘pasaport gevezeliği’ gençleri tehdit ediyor!

Yayın Tarihi: 27/08/21 09:30
okuma süresi: 5 dak.
A- A A+

Rum Bakanlar Kurulu’nun Maraş açılımında boy gösteren, “ayrılıkçı” kabine üyeleri” ile bazı "kallavi sivillerin" pasaportlarını “iptal” ya da fark etmez “yenilememe” ya da yine fark etmez ”giriş yasağı” kararı ortalığı ayağa kaldırdı…

Herkes günlerdir bunu konuşuyor. 

Oysa Rum yönetiminin aslında “oldukça merhametli” bir sınırda, belli kişilerle yetindiği anlaşılıyor.

Ulusal Birlik Partililer de tıpkı federalciler gibi şimdi jargonu değişip “Rum pasaportu” yerine “Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportu” demeye başladılar. 

45 yıldır birlikte yaşadıkları, "Anavatandan" gelen insanların da aynı pasaporttan alması için kılını kıprdatmayanlar ile KKTC vatandaşlığından atıp bazılarını "gemilere" -özellikle geçmiş yıllarda- koyanların tepinmeleri boşuna! 

Zaten ilk anda federalciler ile iki devletçilerin konu -kendi ifadeleri ile-“Rum pasaportu” oldu mu nasıl da “hukuk” ve "bağnazlık" lakırdılarını aynı koro halinde çalacaklarını iyi seyredin, biz buna Ada’da senkron statükoda sessizce anlaşma diyoruz, demiştik…

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın önce “bir yolu varsa iade edeceğim” demesine rağmen bunu geçen aylara rağmen yapmaması ve Rum Bakanlar Kuruluna alet ve propaganda konusu olması ise basiretsizlik…

Sağ jargonla söylersek: “Rum pasaportu suratına fırlatılan bir KKTC Cumhurbaşkanı”.

Haksız değilim: “İki devletçi”, milliyet perver bir Osmanlı torununun “hamlesini kendisi yapması” icap eder, yakışırdı.

Öyle umardık.. 

Başbakan Hamza Ersan Saner’in ise bunu “düşmanca” olarak nitelemesi ve “yeniden değerlendirilmeli…” çağrısı ise oldukça tuhaf.

Neresinden tutalım, bilemedim.

Yani basın sorumlusu olsam “kendisini kurtarmaya” kabiliyetlerim yetmez!

Kararı “bağnaz” olarak niteleyip pasaportu konusunda üç gün önce “yenileme girişiminde bulunduğu” iddialarını ise yalanlayamayan Fikri Ataoğlu’nun durumu ise bambaşka bir anlaşılmazlık…

Maraş’a envanter çalışması için ilk giren eski kabineden Dışişleri Bakanları ile pasaportları iptal edilenlerin mevcut “eşleri” şimdilik pasaport konusunda paçayı kurtardı ama UBP ve DP’liler daha fazla konuşurlarsa eğer, Türkiye medyası haklarındaRum pasaportunun peşine düştüler” diye yazacak.

Demedi demeyin, az kaldı.

**

Meselede “Esas siyasi özne” Sayın Cumhurbaşkanının, hadiseden sonraki açıklamalarını da herkes ama herkes gibi ben de garipsiyorum.

Çok zorluyorum kendimi sempati ile ama Ersin Tatar’ın bu süreci bu denli kötü yönetmesine de anlam veremiyorum.

Esasen de Tatar’ın asıl sorunu Rum pasaportu değil, kurulmuş “son Türk devletinin başında İngiliz vatandaşı” olarak oturuyor olmasıdır…

Normal devletlerde bu durum “bir ulusal güvenlik” meselesidir.

Değil midir?

Ne diyebilirim o halde öğrenin. 

**

Cumhurbaşkanı yurtdışında KKTC pasaportu kullandığını, gidemediği yerlere ise diplomatik pasaportla (gri) gittiğini söylüyor…

Sayın Tatar’ın Boris Johnson misali kendisine uyguladığı bu Osmanlı-İngilizliliğine bu denli sansür girişimlerinin  biz söylesek de söylemesek de epey ilgiyle izlendiğini belirtmek isterim...

Anastasiadis için EOKA pasaportu, “Türk oğlu Türk” bir Osmanlı torunu için Kraliçeye sadakat içeren İngiliz pasaportundan daha millidir ama yine de  Sayın Cumhurbaşkanı , Anastasiadis’e “Kıbrıs Cumhuriyeti’ne karşı darbe girişimi yapan EOKA’cıların pasaportunu neden almıyorsun?” diye de sorabiliyor… 

Gerçekten çok ilginç.

**

Uzatmak gereksiz…

Konu hakkında "yıpratıcı" olmadan sadece şu kritik uyarıyı yapmakta faide görüyorum;

Herkes için söylüyorum: Bu konuda daha fazla demeç ve gevezelik ülkenin GENÇLERİ ve GELECEKLERİ ile oynamanıza sebep olacak.

Kıbrıslı Türklere 97 bin pasaport ve 110 bin kimlik veren Rumların elinde tüm listeler vardır: Bir başlarlarsa UBP/DP gençlik kollarından iptale…

İşte o zaman...!

Tutarsız siyasetler, asılsız üst perde konuşmalar her şeye zarar verir.

Yıkım getirir.

Önce düşünmek, sonra konuşmak gerektir.

Tersi değil…

Herkesin 4 pasaportu yok neticede, kusura bakmayın.

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.