Guterres, son rapor ve yeşermeye devam eden umutlar...

loading
10 Ağustos, Pazartesi
£

9.58

8.63

$

7.34

AKLIMA TAKILANLAR

Ulaş BARIŞ
ulasbaris1973@gmail.com
Ulaş BARIŞ
A- A A+

Guterres, son rapor ve yeşermeye devam eden umutlar...

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Kıbrıs sorununa çözüm bulunmamasını “gittikçe sürdürülemez” bir durum olarak nitelemiş.

Güvenlik Konseyinde bu ay sonunda görüşülecek ve muhtemelen 6 ay daha mandası uzatılacak olan BM Barış Gücü ile ilgili hazırlanan son raporda yer alan bu ifadeler son 1 haftadır gerek Türkiye yetkilileri gerekse de Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'nın yaptığı 'diyalog başlasın' çağrılarını destekler niteliktedir.

Miyop vizyonlu, sadece 11 Ekim'de yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerini ve hayal de olsa kazanacaklarını sandıkları koltuğun getireceği zümresel çıkarlarını düşünen çakma federasyoncuların çok canını sıkan bu çağrılar elbetteki önemlidir.

Nitekim Guterres söz konusu raporda "Kıbrıs sorununda bir çözüm bulunmamasının giderek sürdürülemez olduğuna inanmaya devam ediyorum. Temmuz 2017'den bu yana müzakere eksikliği, adadaki durumun ya siyasi düzeyde ya da tampon bölgede değişmediği anlamına gelmiyor" diyor. Devamında "Crans-Montana'daki yoğun görüşmelerden bu yana üç yıl geçti ve müzakereleri sürdürmeyi daha zor hale getirdi” diye de ekliyor.

Çok haklı çünkü Kıbrıs sorunu nihayetinde 'uluslararası bir sorun' olduğundan dolayı, bir çok ülkenin katılımı ile yapılacak bir konferansta çözüme ulaşmaktan başka bir çaresi yoktur. Ve hiç kuşku yok ki, Doğu Akdeniz gibi dev bir sorunlar yumağının ortasında bulunan, hatta kilidi olan Kıbrıs sorunu bu bağlamda çözümü hiç de kolay olmayan bir sorundur.

Guterres bu noktada elbette ki durumun farkında olduğundan dolayı yine bizim çakma federasyoncu tayfanın 'Akıncı gezmeye gitti' diye sürekli aşağılamaya çalıştığı Kasım-2019 Berlin Zirvesine atıfta bulunarak "Kasım 2019'da Berlin’de adadaki iki toplumun liderleri Nikos Anastasiadis ve  Mustafa Akıncı ile en erken zamanda aşamalı, anlamlı ve sonuç odaklı müzakerelerin başlaması için anlaşmıştık. Bu bağlamda, Kıbrıslı Türk lider ve Kıbrıslı Rum lider ve Garantör güçlerle, uygun bir aşamada gayri resmi beş artı BM toplantısı yapma imkânını araştırmayı taahhüt ettim. Bu kez farklı olması gerektiğinin altını çiziyorum" diyor.

2017 Temmuz'unda raydan çıkan, Kasım 2019'a kadar sağa sola çarparak ilerleyen o süreç, dönüp dolaşıp yine rayına girmiş ve işte ortaya yukarıda belirtilen uluslararası konferans fırsatı tekrardan belirmiştir.

Ne yazık ki dünyayı kasıp kavuran Covid-19 salgını araya girince, çözüm için çok kritik olabilecek olan bu fırsat şu an için kaçırılmış gibi dursa da son dönemde özelde Libya, genelde de Doğu Akdeniz'de artarak süren gerginlikler yüzünden çıtırdan da olsa yeniden gündeme gelme emareleri göstermektedir.

Genel Sekreter, raporunda bu durumu "çözümün mümkün olduğuna inanıyorum" şeklindeki kişisel düşüncesiyle aktarırken, tersi durumu ise "COVID-19'un küresel ilerlemesinin, maalesef adada ve çevresinde zaten karmaşık olan durumu daha da tırmandırdı" diyerek dile getiriyor.

Raporunda sadece dış değil, ada içinde, tampon bölgede yaşanan gerginliklerin artmasına da işaret eden Guterres, UBP-HP hükümetinin sürekli gündeme getirdiği 'Maraş açılımını' da bu bağlamda gerginlik unsuru olarak gördüğünü belirtiyor.

Bu konuda Güvenlik Konseyi kararlarına bir kez daha atıfta bulunarak "tavrımız değişmedi" diyen Guterres, bu konuda boş hayallere kapılanları da uyarmaktan çekinmiyor.

Raporunda doğal gaz konusuna da değinen Genel Sekreter "Kıbrıs'ta ve çevresinde bulunan doğal kaynakların her iki topluma da fayda sağlaması ve tüm tarafların Kıbrıs sorununa karşılıklı olarak kabul edilebilir, kalıcı bir çözüm bulmaları için güçlü bir teşvik oluşturması gerektiğini sürekli vurguladım" derken "Tüm partilerin bu hedefe olan bağlılıklarını ifade ettiklerini göz önünde bulundurarak, daha fazla tırmanmayı önlemek ve gerginlikleri ortadan kaldırmak için ciddi çabalar yapılması çağrımı tekrarlıyorum ” diyor. 

Yine raporunda Covid-19 süreci ile ilgili tarafları öven ifadeler kullanan Guterres, bu noktada “daha somut iki toplumlu başvuru ve girişimler için fırsatların kaçırıldığını” da ifadelerine ekliyor. Şu son 4 ayda yaşananlara baktığımızda haksız olduğunu söylememiz mümkün görünmüyor.

İki toplumun günlük yaşamının iyileştirilmesi için daha çok iş birliği ve dayanışma çağrısı da yapan Guterres'in nihayetinde bu hususların sonuç alıcı bir müzakere ile birlikte taçlanacak 'kapsamlı bir çözümün' yerini tutamayacağını açıkça ifade etmesini ise kendi adıma çok değerli bulduğumu söylemeliyim.

Sonuçta Covid-19 süreci ile bir kez daha ayan beyan ortaya çıkan çözüm ihtiyacını da göz önüne alırsak, adadaki statükonun artık daha da sürüdürülemez olduğu gerçeğini ifade eden Guterres'in son raporu bana göre oldukça olumlu ifadelerle doludur.

Her ne kadar bazı arkadaşlarımız 'sittin senedir aynı rapor' dese de, Covid-19 ile birlikte artık hiç eskisi gibi olmayacağı kesin olan dünya siyasetinde yaşanan ve yaşanacak olan kırılma anlarına da bakacak olursak, umutsuz olmaya hiç gerek yoktur diye düşünüyorum.

Bu bağlamda, son yazdığım makalenin başlığını da göz önüne alarak, bu kez 'inadına yeniden yeşeren umutlar' diyorum.

Kıbrıs'ın kuzeyinde dönen safsata siyaset ve ayakları üzerinde duran sistem kuralım teranesine inat, inadına çözüm ve barış da diyorum.

Bu son dediklerim kuru kuruya kimsenin tekelinde değildir.

Hele de bu kavramları kullanarak iç siyaset manipülasyonu yapanların hiç değildir.

Bilakis, barış, demokrasi ve federasyon, onu ancak damarlarında hissedip, uğruna savaşanların kalbindedir.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.