Masallar, hayaller ve gerçekler…

loading
26 Kasım, Perşembe
£

10.65

9.49

$

7.96

AKLIMA TAKILANLAR

Ulaş BARIŞ
ulasbaris1973@gmail.com
Ulaş BARIŞ
A- A A+

Masallar, hayaller ve gerçekler…

Gerek 15 aylık başbakanlığı döneminde gerekse de Cumhurbaşkanlığı adaylığı döneminde yaptığı açıklamalarda 'federal çözüm' modelini yeteri kadar vurgulamaktan kaçınan Ana Muhalefet Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Tufan Erhürman, dün Ankara'da bir araya gelen Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar'ın, çözüm modeli olarak ortaya koydukları 'iki devletli formül' ile ilgili yaptıkları açıklamalara tepki gösterdi, bu açıklamalarda ortaya konulanların yetersiz olduğunu söyledi.

Giriş cümlemde 'kaçınma' ile ilgili yazdıklarım, benim kendisine söz konusu süreçlerde sık sık ve açıktan yönelttiğim eleştirilerdir diye tekrardan yazıyorum.

Dolayısıyla kendisine tanrı muamelesi yapan arkadaşlar bunları yazdım diye hemen kızacak biliyorum ama bir nefes alsınlar çünkü benim bu makaleyi yazmamın sebebi aslında iyi yönde bir eleştiri yapmaktır.

Zira, kaç zamandır federasyon konusunda beni tatmin edecek bir açıklama yapmayan Tufan Hoca, en sonunda bugün, yüreğime biraz olsun su serperek, dün Ankara'da gerçekleşen basın toplantısına cevaben iyi şeyler söylemiş. 

Devam etmeden ve yeri gelmişken, şu noktayı da vurgulamak isterim: CTP ve tabanı bana göre bu ülkede hâlâ daha çözümün lokomotifidir. Parti, ideolojik olarak birçok yerde patlak vermesine, hükümette bulunduğu yıllar içinde birçok meselede sınıfta kalmasına rağmen, durum Kıbrıs'ta çözüme geldiğinde işler değişiyor. Bu noktada parti tabanının tutumunu büyük ölçüde alkışlıyorum.

Ayrıca bu durumu, bunca olumsuz şey arasında en azından meselelerin özü olan Kıbrıs sorunu konusunda tutarlı bir tavır olarak niteliyorum.

Devam edecek olursam, dünkü "Maraş'ta piknik aforizmalı" basın toplantısında ortaya konan iki devletli çözüm modelinin hayal bile olamayacak kadar gerçek dışı olduğunu zaten biliyoruz.

Çünkü 1983'te bir 'fait accompli' (oldu bitti) olarak kurulan, akabinde BM Güvenlik Konseyi kararları ile yasaklanan, teoride olduğu kadar, pratikte de sürdürülebilirliğinin imkansız olduğunun belli olduğu bir devleti tanıtma planı hayal olarak bile nitelenemez.

Bu bağlamda, Ankara'da reisin huzurunda coştukça çoşan Cumhurbaşkanı Tatar'ın federasyon için 'masal' tabirini kullanmasına da tepki gösteren ve sosyal medya hesabından açıklama yapan Tufan Hoca, "masal olan federasyon mu, iki devletli çözüm mü, daha iyi anlayabilmek için bu konuları halk önünde açıklığa kavuşturmak gerekir" diye de yazmış. Güzel de etmiş.

Bir önceki makalemde vurguladığım ve Ersin Bey'i 'Haydi Ersin Bey' diye göreve çağırıp, bu model ile ilgili nasıl bir yol haritası izleyeceğini bilmek istememle aynı yönde olan bu ifadelere katılıyorum.

Tufan Hoca, elbette iki devletli işinin hayal olduğunu bir hukukçu olarak bildiği için, gerçekçi olan çözüm modelinin federasyon olduğunu vurgulayarak "Federasyon, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararlarında açıkça belirtilen çözüm formülü. "İki devletli çözüm" gerçekten çözümse ve şu anki durumun aynen devamı anlamına gelmiyorsa, her şeyden önce KKTC'nin tanınmasını gerektiriyor. Bunun için de BMGK kararlarının değişmesi şart. BM'nin 5 daimi üyesinin kimler olduğunu da herkes biliyor" diye yazmış.

Aslına bakarsanız Tufan Hoca'nın bir nevi gizli özne olarak yazdığı "şu anki durumun devamı" şeklindeki ifadeleri, iki devletli çözüm modeli denilen şeyin ne olduğuna dair ipuçlarını da içinde barındırıyor.

Yani iki devletli modelin aslında tanınma yönünde hiçbir pozitif şey olmadan geçen ve bizim kısaca 'statüko' dediğimiz kaybolan yıllar olduğu gerçeği, kendisi tarafından biraz da ironi katılarak ifade ediliyor.

Tufan Hoca açıklamasının devamında "İki devletli çözümü bu halkın önüne hedef olarak koyacaksanız önce bunların nasıl gerçekleşeceğini açıklamak durumundasınız. Bu yetmez. Federasyonda, özellikle mülkiyet ve nüfusta Kıbrıs Türk halkının varlığı açısından güvence sağlayan iki bölgelilik ve anayasallık ilkelerinin "iki devletli çözüm" formülünde nasıl korunacağını da açıklamak gerekiyor. Bir de çözümden önce ticarette, sporda ve diğer tüm konularda dünyaya açılmak konusundaki bütün taleplerimizin zemini olan BMGK kararları çerçevesindeki "çözüm irademiz"den vazgeçtiğimiz zaman dünyaya nasıl açılabileceğimizi…" diye de yazmış.

Doğrudur, bunların açıklanması gerekir ancak açıklanamayacağını biliyoruz.

Belki de Hoca kinaye yapıyordur bilemiyorum ama iki devletli çözüm denilen şey zaten adayı ortadan karpuz gibi böleceğinden, kendisinin vurguladığı "iki bölgelilik ilkesinin ve anayasallığın korunması" noktasını gereksiz bir tespit olarak görüyorum.

Ayrıca yine ortadan karpuz gibi bölünen bir ada olacağından "herkesin Anayasası kendine" deyip işin içinden çıkacak bolca taksimci de tanıyorum.

Yine "çözümden önce" diye bir cümle kurmasını gereksiz bulduğumu üzülerek belirtmek isterim çünkü eğer taraflar olur da iki devletli çözüm modeli üzerine müzakere yapacaksa, bunun öncesinde federal çözüm müzakerelerinde olduğu gibi bir güven yaratıcı önlemler dizisi ya da köprü kurucu öneri zamazingosu gibi şeylerin olmayacağını tahmin etmek güç değil. 

Bunun yerine "Al Maraş'ı, al Omorfo'yu, ver gazı, ver parseli" şeklinde "sert" bir al-ver süreci yaşanacağı, işin içine Doğu Akdeniz bölgesindeki kıta sahanlığı, deniz alanları gibi meselelerinin de gireceği muhakkaktır.

Geçtiğimiz haftalarda yazdığım "Kıbrıs sorunu için Meis formülü" başlıklı makalemde işin bu kısmını da irdelemiştim, dileyenler bakabilir.

Gerçi bizim taksimciler iki devletli modeli "Rum'un malı da benim, benim malım da benim. Garantiler de devam etsin, asker de kalsın, tazminat da yok" şeklinde anlıyor ama maalesef onlara da kötü haber vermek zorundayım. Öyle olmayacak...

Ama Tufan Hoca'nın açıklamasının şu son kısmına katılıyorum: "Federasyonu onlarca yıl görüştük olmadı" ya da "Kıbrıslı Rumlar federasyon istemiyor" demek yetmez. Önemli olan "alternatif"inizin daha kısa sürede çözüm getireceği, bu halkın hak ve çıkarlarını çözümden önce ve sonra daha iyi koruyacağı yönündeki iddialarınızı gerekçelerle temellendirmek. Sn. Tatar'ın deyişiyle "masal" olanın federasyon mu yoksa iki devletli çözüm mü olduğunu daha iyi anlayabilmek için bu konuları halk önünde açıklığa kavuşturmak gerekiyor…"

Haliyle Ersin Bey, Tufan Hoca'nın açıkça demediği ama anlattığı şeyi daha da açıkça yazacağım şekliyle, top sizde.

Golü atarsanız ne mutlu size…

Ancak ortada bir top yoksa ve siz hâlâ daha bize bunun gol olabileceğini anlatıyorsanız, vay halimize…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.