AKLIMA TAKILANLAR

Ulaş BARIŞ
ulasbaris1973@gmail.com
Ulaş BARIŞ

Komşuculuk analizi nedir, nasıl yapılır?

Yayın Tarihi: 16/02/21 13:19
okuma süresi: 7 dak.
A- A A+

Dünyanın en az bilimsel veri yayımlayan ülkelerinden olan KKTC'nin Başbakanlığı, pardon, Sağlık Bakanlığı, dün, Covid-19'la ilgili Koronavirüs-pozitif vakaların mesleki dağılımı analizi" yayımlamış.

"Pardon" diye düzeltmemi garip bulmuş olabilirsiniz ama analiz yayımladı dediysek, bunu doğru düzgün yayımladı demedik ya aslında…

Peki neden?

Nedeni şu: Analiz dün aniden devlet televizyonu BRT'nin sitesinde başbakanlık imzasıyla haber olarak çıktı, oradan basına yayıldı. Ardından başbakanlık çeşitli basın kuruluşlarını arayarak "analiz bizim değil, Sağlık Bakanlığına aittir" diye düzeltmeye başvurdu. Yani devletin en tepesindeki kurum, kendisine bağlı olan bir kurumda, yine kendisine bağlı olan bir bakanlığın analizinin kendi adına yayın yapılmasını yalanladı!

Ama iş bununla da bitmedi. Konuyla ilgili Kıbrıs Postası'na konuşan, hükümet tarafından yetkilendirilen ve Sağlık Bakanlığına bağlı olarak çalışan Bulaşıcı Hastalıklar Üst Kurulundan bir üye, Sağlık Bakanlığı analizinin "bilimsel" olmadığını açıkladı!

Eskiden böylesi durumlar için benzetmeler bulur, genelde efsanevi yönetmen David Lynch'e atıf yapar, "o bile bu kadar şaşırtamazdı" der, kendimce eğlenirdim. Şimdilerde bundan vazgeçtim.

Artık olup biteni Sacha Baron Cohen'in absürt karakteri "Ali G." üzerinden değerlendirme modundayım, çünkü böylesi daha kolay. 

Dolayısıyla devletin en tepesinde yaşanan büyük kaosun en son örneği olan bu durum kimilerine şaşırtıcı gelebilir ancak ben uzun zamandır şaşırmıyorum.

Biz yine de bu konuları bir kenara bırakıp, KKTC'nin en üst kurumları arasında 'üvey evlat' muamelesi gören bu raporda neler var ona bakalım.

1 Ocak-11 Şubat 2021 arası KKTC'deki Koronavirüs pozitif vakaların mesleki dağılımını” gösteren analizin en tepesinde, en çok vaka yayan (179 vaka) 'meslek' grubu olarak 'ev hanımları' bulunuyor. Dolayısıyla 'komşuculuk' denilen faaliyet virüsün en önemli kaynağı olarak görülüyor.

Listenin en sonundaki grup ise sadece "1" vaka sayısı ile 'Güney çalışanları' olduğunu görüyoruz. Böylece Başbakanlığın analiz karşısındaki 'vallahi biz yayınlamadık' hassasiyetinin ne olduğunu da yavaş yavaş anlamaya başlıyoruz.

Çünkü gerek Başbakan, gerekse de Cumhurbaşkanı, hemen her açıklamasında memleketteki vaka artışının esas sebebi olarak "vakaların geneli güneyden geldi" cümlesini kurmayı marifet gibi sürekli tekrarlamışlardır.

Fakat kaderin garip bir cilvesi olarak, memleketin başına gelen her kötülüğü kapıdaki düşmana yani Rumlara bağlama hamaseti resmi devlet televizyonunda bizzat Sağlık Bakanlığı analiziyle yalanlanmıştır, haliyle buyurun buradan yakınız arkadaşlar.

Ama falsolar bununla da bitmiyor. Mesela ikinci sıradaki 'meslek grubunun' ilk ve orta öğrenimdeki öğrencilerimiz olduğunu görüyoruz. Toplam 159 vaka. Bu nezih analizde, okul öncesi öğrencilerimizden kaynaklanan vakaları (64) ve öğretmen vakalarını (22) ayrı bir yere koyup, bir günlüğüne okul açıp, ertesi gün kapatanların bu büyük hatasının amatörce gizlenmeye çalışıldığını bıyık altı gülerek izliyoruz, bunu da kayıtlara geçirelim.

Fakat benim bu noktada emekli meslek grubunda tespit edilen 100 vaka ile ilgili de diyeceklerim var. Zira bilindiği üzere, okula giden çocuklarımızın, bir memleket gerçeği olarak, işe giden anne-baba mecburiyeti karşısında, sonrasında bu emekli denilen insanlarımızın evlerine gidiyor.

Dolayısıyla, emekli grubundaki vakaların bir sebebinin 'komşuculuk' olduğunu düşünmemize rağmen, bir kısmının da okul kaynaklı olduğunu iddia etmemiz mantık dışı olmaz.

Bu arada meslek grupları arasında 83 vaka ile işsizlerimizin de olduğunu görüyoruz. Belli ki devletimiz işsizleri analizde olsun aklına getirebilmiş, onları da insan yerine koymuş. İşte devletin o müşfik eli budur arkadaşlar.

Bunu da bir kenara bırakıp, analizde sözü edilen 96 adet otel-casino çalışanı vakasına bakalım.

Hani hatırlarsınız, 31 Aralık yılbaşı kutlamaları sırasında, herkesler evde otururken, alınan tedbir kararlarını hiçe sayıp, devletin gözünün içine baka baka eğlence düzenleyen sektörün çalışanları vardı, işte onlardan bahsediyorum. Gerçi bazı arkadaşlarımız sağ olsunlar, o vakaların işsiz durumda bulunan otel çalışanları arasından olduğunu söyleyerek durumu açıklamaya çalışmış ama bence 'yemez.'

Hepsi bir tamam Gobbels'in manipülasyonlarına özenmeye çalışıp cinlik yapan bu arkadaşlarımızın tavırları tabii ki kendilerini bağlar. Sonuçta özenmeleri bireyseldir.

İyi de kurumsal özenmeyi nasıl anlatacağız?

Mesela 97 vakanın bulunduğu 'asker' meslek grubunun sıralamadaki yerleştirilmesine…

Analize baktığınız zaman, yukarıdan aşağıya azalan vaka olarak dizilen verileri bir tek bu grup bozuyor. Normalde vaka sayısına göre 4. sırada kendine yer bulması gereken bu meslek grubu, güzel bir 'hokus pokus'la 13. sıraya konulmuş, böylece bu hassas bilgimiz tam bir şark kurnazlığı örneğiyle 'araya sıkıştırılmıştır.' Malum, konu hassas, başbakanlık da haklı.

Ha bu arada 'tutuklu' diye bir meslek grubu da varmış arkadaşlar, onu da bu analiz sayesinde öğrendik.

Öte yandan bir de 'diğerleri' diye bir bölüm var, o da esrarengiz duruyor. 'Neden?' derseniz, böylesi kalem kalem açıklamalarda 'diğerleri' kısmına girebilecek çok sayıda sebep ya da husus olduğu için, bu başlık tümünü bir yere toplansın diye konulur.

Normalde, azalarak dizilen bu vaka analizinde de 20'li ya da 10'lu rakamlara geldiğinizde, tablo çok uzayıp kafa karıştırmasın diye 'diğerleri' başlığı konulur. Analize baktığımızda ise 10 vakadan 1 vakaya kadar 20'den fazla grup olduğunu görüyoruz. Hal böyleyken, 76 vaka ile 'diğerleri' başlığı altında listenin en çok vaka yayan 6. grubu olan 'diğerlerinin' kim oldularını bir tek ben mi merak ediyorum acaba?

Hayır o değil de, ben niye bu konuyu bu kadar ciddiye alıp makale düzüyorum, o da ayrı mevzu zaten…

Yayınlanışından, açıklanmasına, dağıtımından yorumuna tam bir fiyasko, tam bir faul...

İyisi mi şöyle diyerek bitireyim: Komşuculuk oynayalım mı? 

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Ulaş BARIŞ yazıları