AKLIMA TAKILANLAR

Ulaş BARIŞ
ulasbaris1973@gmail.com
Ulaş BARIŞ

Federasyon görüşür gibi yapmak...

Yayın Tarihi: 18/02/21 13:55
okuma süresi: 8 dak.
A- A A+

Federasyon karşıtı cephenin en önemli figürlerinden olan Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, dün yazılı bir açıklama yaparak gerçekleşme olasılığı “sıfır” olan bir hayali hedefe (federal çözüm) saplantı derecesinde takılıp kalanlara, kendi halkının, devletinin egemenliğini ve egemen eşitliğini savunanlara laf yetiştirme yarışına girenlere şaşmamanın elde olmadığını vurgulamış.

Sayın Bakan, “Federasyonu öldü demekle ölmüyor” diyenlere cevabını “federasyon ölmedi demekle federasyonun öldüğü gerçeği ortadan kalkmaz” şeklinde ifade ederek, “Esasen federasyon Kıbrıs müzakere süreçlerinde hiç yaşamadı ki ölmesi, ölmemesi tartışılıyor” diyor.

Bu noktada, Tahsin Bey'in cevap verdiği kişinin, geçtiğimiz gün düzenlediği basın toplantısında federasyon ile ilgili ifadeleri nedeniyle CTP lideri Tufan Erhürman olduğunu hatırlatalım ama konumuz bu değil.

Haliyle yine Sayın Bakanımızın açıklamasından devam edecek olursak, Tahsin Bey "52 yıllık müzakere süreçlerinde ‘federasyon’ hiçbir zaman olası bir hedef olmadı. Rum ‘federasyon’ diyerek Rum egemenliğinde üniter bir yapı yaratmaya, biz de bunu engelleme adına egemen eşitlerin ortaklığı olan ‘konfederasyon’ yaratmaya çalıştık" ifadelerini kullanıyor.

Burada biraz duracak olursak, aynı Tahsin Bey'in bilindik hamasi jargon çerçevesinde yaptığı hemen her açıklamasında vurguladığı şey "federasyon görüşerek harcanan 50 küsür yıl" iddiasıdır.

Örnek verecek olursam, mesela 19 Ocak 2021 tarihinde yaptığı Türkiye ziyaretinde, AA'ya konuşan Tahsin Bey "Türk tarafının iyi niyetiyle ve görüşme sürecine olan bağlılığıyla 52 yılımızı harcadık" demektedir.

Dün yaptığı açıklamasında ise bu iyi niyeti, federasyon yerine ayrılıkçı bir tez olan 'konfederasyon' formülünü savunarak gösterdiklerini ifade ediyor. Yani Tahsin Bey'in "52 yıl boşuna görüştük" dediği tezin, bu zaman zarfının çok büyük bir kısmında hiç savunulmadığını tarihi gerçeklerden anlayabiliriz.

Hatta dünkü açıklamasında, bir Türk tezi olarak bilinen ve geliştirilen federasyon için "hala daha Kıbrıs Türk halkına ‘Federasyon’ diye yalan yanlış ve olası olmayan bir hedef göstermenin anlamı ne?" diye de ifadeler kullanmış.

Yani Tahsin Bey, Türk tezi olan federasyona 'yalan ve yanlış' demekten de kendini alamamış.

Şöyle kabaca bir hesap yapacak ve Tahsin Bey'in 52 yılının hangi liderleri kapsadığına bakacak olursak işin gerçeğini rahatça anlayabiliriz.

Sayın Bakanın 52 yıl öncesi dediği (aslında 53 yıl) 1968-Beyrut görüşmesinden alacağımız başlangıcı, tabii ki asla federasyon istemeyen, hayatını taksime adamış Denktaş'la başlatabiliriz.

Denktaş'ın 1968-1979 arasında federal temelde birtakım imzalar attığını, bunların da adına 'Doruk Antlaşmaları' denildiğini de not edelim. Hatta 1975'te kurulan (gerçek ajanda o olmasa da) KTFD'yi de, Tahsin Bey'in 'iyi niyeti' çerçevesinde, kendi inisiyatifimi kullanarak koyuyorum. Ben gerçi federasyon görüşülmeye başlanma tarihini 1977 olarak alırım ama olsun.

Dolayısıyla Denktaş, Tahsin Bey'in iddiasıyla, 1968-1979 arası toplam 11 yıl federasyon görüştü diyebiliriz. Bana göre bu süre toplam iki yıldır. (77-79)

Denktaş, 1979 yılından sonra her ne kadar adına federasyon görüşmesi dense de, tam da Tahsin Bey'in dediği gibi 'konfederasyon' görüşmekten başka hiçbir şey yapmamıştır. Bu ısrar ve görüşünü, 1983'te ayrı ve tanınmayan bir devlet ilan ederek iyice pratiğe dökmüş, 1990'lardan sonra konfederasyon için bastırmış ancak emeline ulaşamamıştır.

Onun ardından göreve gelen Mehmet Ali Talat, 2005-2008 arası Rum tarafının Mr. No'su olarak bilinen Tasos Papadapulos ile müzakere etme seviyesini kahve içmekten öteye taşıyamamış, ancak 2008'de göreve gelen yoldaşı Dimitris Hristofiyas ile buna başlayabilmiştir. Böylece 2 yıl da (2008-2010) ona yazıyoruz.

Ardından göreve gelen Derviş Eroğlu'nun federasyon diye bir düşüncesi asla yoktu, haliyle aynı bayat tezlerde ısrar edip durdu. Ancak Türkiye'nin 'ulvi' çıkarları onu hiç hatırlamak istemediği bir noktaya yani 11 Şubat 2014 belgesine imza atmaya taşıdı. Dolayısıyla yine kendi inisiyatifimle, tüm 2014 yılını Derviş Bey'in 'federasyon görüştüğüne' yazıyorum. Görev süresinin 5/1 yılını yani…

Sonrasında göreve gelen Mustafa Akıncı zamanında federasyonun en yoğun ve sık görüşüldüğü, 4 kez uluslararası toplantı yapıldığını, Crans'ta çözümden dönüldüğünü de hesaba katarak, toplamda 5 yılı federasyona yazıyorum.

Şimdi yukarıda yazdıklarıma bakacak olursak, Tahsin Bey'in sözünü ettiği 52 yılda federasyon görüştüğümüz süre şöyle: Denktaş-11 yıl, Talat-2 yıl, Eroğlu 1 yıl ve Akıncı 5 yıl olmak üzere toplam 19 yıl.

Benim kendi hesabıma göreyse, Denktaş'tan 9 yıl geri alarak toplamda 10 yıl…

Ha diyeceksiniz, Rumlar çok mu görüştü?

Buna da bakacak olursak, ortaya çok da hayırlı bir görüntü çıkmadığını görebiliriz.

Ancak Makarios'un 1977 Doruk Antlaşmasının ardından yaptığı ve tarihe geçen "federasyonu kabul ederek acı bir taviz verdik" açıklaması varken, en azından ortada bir 'kabul' olduğunu düşünebiliriz. Yoksa ondan sonra gelen Spiros Kiprianu'nun hiç de federasyon gönüllüsü olmadığını biliyoruz. Ama tarihe belki de en uzlaşmacı Rum Lider olarak geçen Yorgo Vasiliu'yu buna örnek verebiliriz.

Zaman zaman Denktaş'ın yakın arkadaşı olan Glafkos Klerides'in de federasyon istediğini söylemek mümkündür. Özellikle Annan Planında ortaya koyduğu tavra bakacak olursak, bunu diyebiliriz.

Arada bir dönem görev yapan Tasos Papadapulos'un Kıbrıs sorununun ortaya çıkmasına yaptığı büyük katkıları da göz önünde bulundurarak hiç federasyon görüşmediğini, bu fikirden nefret ettiğini ekleyelim.

Rahmetli Dimitris Hristofiyas'ı her ne kadar federasyon isteyen bir partinin lideri olarak alsak da, Annan Planındaki falsosu nedeniyle burada yazmaya elim varmıyor.

Sonrasında göreve gelen Nikos Anastasiadis'i ise en azından Annan Planındaki 'evetine istinaden bir kısım yerlere yazabiliriz. Ama Crans Montana'nın başarısızlığını ve sonrasındaki yalpalamalarını düşününce onu da ihtiyatlı bir şekilde federasyoncu diye not edebiliriz.

Uzun lafın kısası, Sayın Bakanın dün yaptığı açıklaması, on yıllardır federasyon görüşür gibi yapıp aslında bunun çok büyük bir kısmını ayrılık üzerine sürdüren Kıbrıs Türk tarafının federal çözüm karşıtı figürlerinin genel bir itirafı olarak değerlendirebiliriz. Elbette fikirleri Kıbrıs Türk halkının genelinin görüşünü yansıtmaz. 

Bu yüzden de "52 yıldır iyi niyetle federasyon görüştük, artık görüşecek değiliz" şeklindeki söylemin çıkış noktası tarihsel olarak sorunludur, sıkıntılıdır.

Dolayısıyla Tahsin Bey'in dünkü açıklamasını bu bağlamda, yani 'federasyon görüşürmüş gibi yapma' bağlamında değerlendiriyorum.

Açıklamayı en azından süregelen esas niyetin ne olduğunu anlama açısından önemli bulduğumu ifade etmek isterim…

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Ulaş BARIŞ yazıları