AKLIMA TAKILANLAR

Ulaş BARIŞ
ulasbaris1973@gmail.com
Ulaş BARIŞ

Bir anket ve önemli sonuçları...

Yayın Tarihi: 31/03/21 12:00
okuma süresi: 6 dak.
A- A A+

Kıbrıs Postası'nın, Lipa Consultancy ile yaptığı "Kuzey Kıbrıs'ta Sosyo-Ekonomik Durum Analizi ve Covid-19 Pandemi Yönetimi Algısı" anketlerinin ikincisini bu hafta yayımladık.

Kıbrıs adasının kuzeyine hakim olan sığ siyasetin kirlettiği ve halkın gözünde beş paralık hale getirdiği anketlerin ülke genelindeki noksanlığı inanın bana en büyük kayıplarımızdan birisidir.

Zira anketler siyasetin ve siyasetçinin en büyük göstergesi, en önemli enstrümanlarından birisidir. Dahası, halk için de katılımcı demokrasi ilkleri gereği alınan kararlarla ilgili fikrini beyan etmesi açısından da hayatidir.

Ama dediğim gibi ülkemizdeki anket algısı, sığ siyasetin yanı sıra, işin ehli olmayan, tamamen tetikçilik yapan kimi anket şirketlerinin de büyük etkisiyle itibar bakımından maalesef yerlerde sürünmektedir.

Buna rağmen Kıbrıs Postası'nın anketlerini yapan Lipa gibi kurumlarımız, butün bu itibarsızlık ortamında gayet titiz ve bilimsel çalışmalar yapmaya devam ediyor.

Girişte sözünü ettiğim anket de bu şekilde hazırlandı ve siz okuyucularımızın bilgisine getirildi.

Ankette dikkat çekici sonuçlar var.

Bu sonuçları kalem kalem verecek olursam:

-Halkın yüzde 65.4'ü, ülkenin genel gidişatını kötü buluyor.

-Yüzde 64.2'lik kısım, ülkedeki siyasetin beklentileri karşılamadığını düşünüyor.

-En önemli üç sorun olarak ekonomi, sağlık ve işsizlik salgınını görülüyor.

-Kıbrıs sorununu 'sorun' olarak görenlerin oranı görülmemiş derecelerde düşmüş durumda.

-Ali Pilli'nin görevden alınmasını olumsuz olarak nitelendirenlerin oranı yüzde 68.8

-Covid konusunda en güvenilen kurum geçen ankette olduğu gibi Bulaşıcı Hastalıklar Üst Kurulu…Yüzde 53.

-Sağlık Bakanlığına güven yüde 8'lik düşüşle yüzde 40 oranında.

-Hükümete güven yüzde 20.6…Muhalefete güven onun da altında, yüzde 19…Yani ülkedeki her 5 kişiden 4'ü, ne hükümete ne de muhalefete güveniyor.

-Ülkede yapılan Covid-19 denetimlerinden memnun olanların oranı sadece yüzde 27…

-Halkın yüzde 22'si, Covid salgınının asla bitmeyeceğini düşünüyor. Yüzde 11'i, salgının bu yıl biteceğine inanıyor.

-Halkın endişe düzeyi, bir önceki ankete oranla yüzde 15 kadar artarak, yüzde 80.2'ye yükselmiş durumda. Yani her 5 kişiden 4'ü, çeşitli endişeler içinde psikolojik sıkıntı yaşıyor.

-Yine halkın yüzde 80.2'si, hükümetin aldığı tedbirlerden hiç tatmin olmuş değil. Yüzde 66'sı ise, salgınla geçen 1 yılın ardından, ekonominin çok kötü olduğunu düşünüyor.

-Halkın yüzde 51.8'lik kısmı, hükümetin aldığı 'uçuşları açma' kararını 'olumsuz' buluyor.

-Öte yandan, gelen öğrencilerin karantina ücretlerinin devlet tarafından ödenmesini olumsuz bulanlar yüzde 62...

-Geçen yıl Mart ayında yine Lipa'nın anketine katılan kişilerin yüzde 40.7'si temel ihtiyaçlarını sağlama konusunda sıkıntı yaşarken, bu oran aradan geçen 1 yıl içinde yüzde 67.2'ye çıkmış durumda.

-Halkın aşılara olan güveninde, Şubat ayında yapılan ankete göre artış var…(Yüzde 55.6) Kadınlar daha fazla (%60.9) aşılara güvenirken, erkeklerde bu oran yüzde 47.8...

Çıkan sonuçlara baktığımızda birçok çarpıcı veri var ama benim gözüme ekstradan takılan bazı sonuçlar var. 

Mesela hükümete duyulan güvenle muhalefete duyulan güvenin yüzde 20 seviyelerinden çıkması, siyaset ve siyasetçiye olan güvensizliği tam manasıyla ortaya koyuyor.

Ancak bu noktada ülkemizde bulunan muhalefetin durumunun, hükümetin durumdan daha berbat olduğunu söylemek lazım. Eğer normal bir ülke olabilseydik, hükümete olan güven bu haldeyken, muhalefete olan güven uçardı ama uçmuyor.

Çünkü memleketin kaderi olan siyasi istikrarsızlık, bir alt yönetim olma hali, talimatla yönetilmesi, gelen ile giden arasında pek bir ayrım yaratamıyor. Öte yandan son yılların moda akımı "iyi çocuk muhalefeti" halk arasında pek makbul görmüyor.

Yine Covid-19 yönetimi ve mücadelesi konusunda, Üst Kurulun, bizzat bağlı olduğu Sağlık Bakanlığından daha güvenilir olması, bence koca bir ayıp olarak durmaktadır. Ülkemizde son bir yılda yaşananlara baktığımızda, bakanlık siyasi tavır içinde bulunurken, kurulun bilimsel tavır içinde bulunması belli ki halkın da dikkatini çekmiş.

Bu konuda kelimelerimi dikkatli seçmeye çalışıyorum, düz şekilde 'sağlığa siyaset karıştı' diye yorum yapmak istemiyorum çünkü siyaset bir enstrümandır ve doğru kullanılmalıdır. Dolayısıyla, sığ siyaset ya da kasaba siyaseti yapıldı demek en doğrusu olur.

Bu bağlamda anket, aslına bakarsanız içinde yaşadığımız garabet düzenle ilgili birçok doğru veriyi içinde barındırıyor diye düşünüyorum.

Batı demokrasilerinin en önemli enstrümanlarından olan, halkın nabzını sürekli ölçen, yapılacak olan kısa, orta ve uzun vadedeki plan projelere mihmandarlık yapan anketlerin, ülkemiz demokrasisinin yerleşmesi ve yeşermesi açısından çok kritik olduğunu anlamak zorundayız.

Yoksa, artık meclis kürsülerinden bile alenen ifade edildiği üzere, "ben yaptım, oldu" diyen, halkın tepkisini göz ardı eden, onu sürekli 'iç ve dış mihraklara hizmet eder' diye damgalayan bir zihniyete teslim oluruz…

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Ulaş BARIŞ yazıları