Düşmanı mahvetmeden zaferi kazanmak

loading
19 Eylül, Cumartesi
£

9.76

8.95

$

7.56

A- A A+

Düşmanı mahvetmeden zaferi kazanmak

Hint halkı tarafından "Mahatma" (Büyük Ruh) olarak isim takılan Mohandas Karamşand Gandhi, içinde olduğu sosyal yapının yasaklamasına karşın, İngiltere'de hukuk öğrenimi yapmıştı. Afrika'da, on binlerce Hintli'nin esir hayatı yaşadığını görmesi onu harekete geçiren şeydi. Güney Afrika'da avukatlık yapmaya başlayarak, oradaki Hint topluluğunun daha iyi bir hayat yaşaması için çaba sarf etti. Onları bir araya getirerek, kansız bir zafere ulaştı. Gandhi; şiddet, yalan ve haksızlığı aynı şey olarak gördüğünden, zafere ulaşmanın tek yolunun, şiddete başvurmamak olduğunu savundu. Onun mücadele ilkesi, düşmanı mahvetmek değil; ama zaferi kazanmaktı.

Gandhi, 1915 yılında ülkesine döndü ve ülkesinin İngiltere'den özgürlüğünü kazanabilme sözü karşılığında, I. Dünya Savaşı'nda İngiltere'ye 985 bin asker vermeyi kabul etti. Savaş bitince İngiltere sözünü tutmadı hatta Hindistan daha fazla kısıtlandı. 1919 yılında Gandhi, bağımsızlık hareketinin başına geçti. "Artık kan dökülmeyecek, ama ülke bağımsızlığa ulaşacak" sözleri Sivil İtaatsizliğin temel ilkelerini de birlikte çağırmıştı. Gandhi'nin de aralarında olduğu birçok kişi hapse atıldı. 1924'te ağır bir şekilde hastalandı ve hapisten çıkarıldı. Geleceğin devlet başkanı olacak Nehru'nun da aralarında bulunduğu gençleri destekledi, genel boykotu tekrar başlattı. Yeniden tutuklandı. Bir süre sonra hapisten çıkarıldı, tekrar özgürlük mücadelesine devam etti. 1930'lu ve 40'lı yıllarda yeniden tutuklanarak hapse atıldı; ama o hedefinden vazgeçmedi. İngiltere, Hindistan'a özerklik verdi, ancak 1947'de Gandhi, halkına gerçek bağımsızlığı kazandırdı.

Uygulamalarının bir çoğu Sivil İtaatsizlik örneği olarak karşımıza çıkar.

Bu örnekler sadece doğuda değil batıda da var. Örneğin Amerika Birleşik Devletleri'nde, ırkçılık karşıtları, ırk ayrımı gözeten dükkanlardan alışveriş yapmıyor, bu tip otobüslere binmiyordu. Bu tavırların da etkili olduğu söylenebilir. 1960'ların sonuna doğru Amerikan yönetimi, Dünya Ağır Siklet Boks Şampiyonu Muhammed Ali'yi Vietnam'a karşı savaşa sürmek isteyince, efsanevi boksörün şu sözleri çok büyük yankı bulmuştu: "Hiçbir Vietkonglu bana zenci demedi. Bu yüzden onlarla benim bir alıp veremediğim yok."

Bu çıkışıyla birlikte, asker kaçağı durumuna düşmesine ve şampiyonluğunun geri alınmasına rağmen Muhammed Ali, bir kez olsun geri adım atmayarak, inançlarının arkasında durmayı tercih ediyordu.

Elbette bu bilgilerden varacağımız nokta, Gandhi'nin sözleri ile perçinleniyor: "düşmanı mahvetmek değil; ama zaferi kazanmak".

Bu hassasiyet etkili ve genel desteklenebilir modellerin de habercisi olacaktır.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.