Türkiye'nin aydınları, karanlığa dönüşürken

loading
7 Ağustos, Cuma
£

9.44

8.52

$

7.24

A- A A+

Türkiye’nin aydınları, karanlığa dönüşürken

Prof. Dr. Vamık Volkan’ın muhteşem eseri “Atatürk Anatürk” ile ilgiliÇağdaş Yoksuloğlu’nun köşe yazısını şaşkınlıkla okudum.

Yaklaşık sekiz yılda iki bilim insanı tarafından Atarürk’ün birinci derece yakınlarının da içinde yer aldığı bir çalışmanın sonucu olan "Atatürk Anatürk" kitabını, 1980’lerin faşist aydın aklı ile, “zararlı” bulan bir zihniyetin 2019’da bize ne kazandıracağı meçhul. Atatürk’ün psikanalizle incelenerek tüm yaşadıkları ortaya konulmuş ve yaşadığı tonla travmaya rağmen başarısı anlatılmıştır.

Yoksuloğlu’nun tam tersini düşünmesi ve böyle değerlendirmesi hayret verici ama masum bir değerlendirme değildir. Tıpkı Banu Avar denen kadıncağızın bilip bilmeden Vamık Volkan’ın göbek adı olan Cemal’ı David zannetmesi kadar manidar ya da cahilcedir.

Vamık Volkan'ı ve yazar partneriNorman Itzkowitz’i kanaatimce oturduğu lüks ofisinden tanımaya çalışan Yoksuloğlu üstelik bir psikiyatri uzmanı. (Bu sıfat ve meslek nedir bilemedim. Psikiyatrist mi? Belki.)

Uzmanımızın bilmek istemediği, her iki ismin de kendi alanlarında ne denli önemli insanlar olduğu ve bunu ürettiklerinden dahi anlayabileceğimizdir. Kaldı ki mesleği ya da uzmanlığı psikiyatri olduğunu düşününce, Türkiye'nin tüm sancılı dönemlerinin acı yanlarını yansıttığını düşündüm. Bu ne kadar kötü inanamazsınız. Psikiyatri uzmanı olup da, danışanlarının veya hastalarının olduğunu düşünmek, beni daha da çok üzdü. Çünkü sözcükleri ve değerlendirmeleri tamamı ile kasıtlı bir önyargı içeriyor.

Söz konusu kitap, öylesine net, öylesine güzel bir şekilde Atatürk'ün başarılarını ortaya koyuyor ki, bunu nasıl böyle okuyabiliyor anlaşılması mümkün değil. Bu nedenle bir elinize körü körüne bir inançla on u anlamadan Atatürk bayrağı alıp, onu bu şekilde savunarak ve Atatürk sevgisinin sahibiymiş gibi davranarak verdiği zararın dahi farkında değil.

Bu kitap Atatürk'ün “yaşadığı her şeye rağmen” başarısını anlatacak kadar özgün ve tekrar edeyim ki, Atatürk'ün birinci derece yakınlarının da katkı koyduğu, eşsiz bir bilgi kaynağıdır. Kaldı ki, mesleği nedeniyle Vamık Volkan'ın ne derece önemli bir kişi olduğunu da bildiğini sandığım köşe yazarı dostumuzun, kitabı anladığını düşünmüyorum.

Bahsettiğim gibi, Türkiye'nin Atatürk'ü seven ve sevmeyen gibi kötü bir ayrımasokulmak istendiği bir dönemde, Yoksuloğlu’nun görece aydın bir insan olarak, böyle bir yazı kaleme alması, hakikaten meseleyi anlamamış olduğunu veya kasıt içerdiğini düşündürmektedir. Bu tarz 80’lerin derin devlet dilini kullanan bir tarzdan öte değildir. Üzülüyorum çünkü, “aydınlar” bunu yaparken, ülkenin gelecek güzel günlerini görmekte gecikeceğimiz endişesi ile doluyum.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.