Karanlık kalpleri, yüzlerini de karartmış

Yayın Tarihi: 04/11/20 08:36
okuma süresi: 3 dak.
A- A A+

Dağlarda gezen bir bilge kadın, nehirde değerli bir taş bulmuş.

Ertesi gün kendisi gibi bir seyyahla karşılaşmış. Ama seyyahın karnı açmış.

Bilge kadın torbasını çıkarmış ve yemeğini onunla paylaşmış. Aç seyyah, bilge kadının torbasındaki değerli taşı görmüş ve taşı çok beğendiğini söyleyip onu kendisine vermesini istemiş. Bilge kadın hiç tereddüt etmeden taşı ona vermiş.

Seyyah karşısına çıkan bu şansa çok sevinip, bilge kadının yanından ayrılmış. Taşın, yaşamının geri kalan kısmını güvence altına alacak kadar değerli bir taş olduğunu biliyormuş.

Fakat bundan uzun yıllar sonra seyyah, uzun uğraşların sonunda bulduğu bilge kadının karşısına yeniden çıkmış.

Seyyah, bilge kadına, “Senden bu taşı değil, bundan daha değerli bir şeyi istiyorum. Bana onu verebilir misin?” demiş.

Bilge kadın, seyyahın kendisinden ne istediğini sorunca, seyyah yanıtlamış : “Bu taşı bana vermeni sağlayan şeyi.”

*

Hikayedeki "verebilme erdemini" asla kazanmamış, toplumu kişisel hırsları ile zehirleyen insanlar görüyorum. Kim ne derse desin saldıran, faşizan ve inanılmaz derecede kendisini haklı gören, bencil, öfkeli, kötülükleri yüzlerine vurmuş, gülemeyen insanlar. Sadece olumsuzları söylemeyi marifet sanan insanlar. Sürekli birlik ve beraberlik yerine ayrılıkçı ifadelerle bilerek ya da bilmeyerek toplumsal ruhu hedef alan insanlar. 

Bu insanları değiştiremeyiz. Ama kendimizi değiştirebiliriz. 

Mesela, sürekli olumsuzluktan bahseden insanların söylediklerine, sürekli eleştiri yapan insanların eleştirilerine inanmayarak değişebiliriz. Bizi zehirlemelerine izin vermeyerek, söylediklerinin kişisel hırslarının ve öfkelerinin sonucu olduğunu düşünerek değişebiliriz. Mutsuzluklarını bize enjekte etmekte olduklarını bilerek değişebiliriz. 

Biz değişeceğiz çünkü, onlar aynı kalacak. 

Biz değişeceğiz çünkü, onlar bunu her neden yapıyorlarsa o nedenlerine sadakatleri sürecek. 

Ama anlattıkları ile olumsuzluk yaratan kimseyi dinlemeden biz huzura doğru bir değişim yaşayacağız. 

Siz hikayedeki "verebilme erdemine" dönüşün. Bırakın, simsiyah olmuş kalpleri, yüzlerine karanlık düşürenler oldukları yerde kalsınlar. 

Biz mutlu yolculuğumuza devam edelim. 

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Ferhat ATİK yazıları