Sevmek, bir devrimin onuru gibidir

Yayın Tarihi: 08/06/21 07:00
okuma süresi: 3 dak.
A- A A+

Sanki olumsuzluk olarak akla gelebilecek her şeyin dışarıda bırakıldığı bir yeni dünya gibi sevda. Düşündükçe, tüm bir evren dolusu duygu uçuşuyor insanın içinde. Bir sevda içinize doldukça, dünyanın dışına çıkıyor insan. 

Gelen her yeni an, hayatınızda yeni bir ilk olmağa dönüşüyor. Eski bayram sabahlarındaki çocuklar gibi oluyor duygularınız. Bir sevda düştü mü kalbinize, o ana kadar ki hayatınızın kıyameti gibi kopuyor içinize, her şey yeniden başlamak üzere! Umut kendi kendine yeşeriyor. Kim bilir belki, kelebeklerin sonsuza kadar yaşadıkları bir yer vardır. 

Gün başka, gün anlamları değiştiren hızla akıyor artık. Sevdalar şimdi böyle mi ya? Edilgen hayatların hüküm sürdürdüğü zamanlar yaşamağa tanıklık eden bir acı var içimde. Tüm yaşamımız gibi aşklarımız da edilgen. Beklentiler, saflığını, hızlı hayat gerçekliğini kaldırmış duyguların.

Oysa Nazım ne güzel yazmış. Ne güzel anlatmış bir sevdayı “Tahir ile Zühre” şiirinde. Bugünün eksik sevdalarına armağan olması dileğiyle paylaşmak istedim bu hafta sizlerle. Ne kadar sevilebileceğine, nasıl sevileceğini eklemiş çünkü Nazım. [Telif hakkı nedeniyle tadımlık yazsam da, siz orijinal kitabından tamamını mutlaka okuyun.]

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil,
bütün iş Tahir’le Zühre olabilmekte
yani yürekte.
Meselâ bir barikatta dövüşerek
meselâ kuzey kutbunu keşfe giderken
meselâ denerken damarlarında bir serumu
ölmek ayıp olur mu?
Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.
Seversin dünyayı doludizgin
ama o bunun farkında değildir
ayrılmak istemezsin dünyadan
ama o senden ayrılacak
yani sen elmayı seviyorsun diye
elmanın da seni sevmesi şart mı?
Yani Tahir’i Zühre sevmeseydi artık
yahut hiç sevmeseydi
Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden? 

[...]

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Ferhat ATİK yazıları