Şu meşhur elma meselesi

Yayın Tarihi: 06/09/21 07:00
okuma süresi: 3 dak.
A- A A+

Sanki olumsuzluk olarak akla gelebilecek her şeyin dışarıda bırakıldığı bir yeni dünya gibi sevda. 

Düşündükçe, tüm bir evren dolusu duygu uçuşuyor insanın içinde, karnınızda kelebek çırpınışları başlıyor. Hissettiklerinizle beslenen 6 hafta değil altı yüz yıl yaşayacak kelebeklerin kanat çırpışları.

Bir sevda içinize doldukça, dünyanın dışına çıkıyor insan. Gelen her yeni an, hayatınızda yeni bir ilk olmaya dönüşüyor. Eski bayram sabahlarındaki çocuklar gibi oluyor duygularınız. Böyle bir yerdeydi sevda...

*

Bayramları örnek verirken bile şimdikilerden bahsedemiyoruz. 

Bu, eski sevdaların anlatımı çünkü. Bugün yaşanan bu değil. Bunu bulan da anlam yükleyemez artık şimdilerde. Hatta anlamaz değer vermez, veremez...

Gün başka, gün anlamları değiştiren hızla akıyor artık… Sevdalar şimdi böyle mi ya? Edilgen hayatların hüküm sürdürdüğü zamanlar yaşamaya tanıklık eden bir acı var içimde. Tüm yaşamımız gibi aşklarımız da edilgen. Beklentiler, saflığını, hızlı hayat gerçekliğini kaldırmış duyguların. Oysa Nazım ne güzel yazmış... Ne güzel anlatmış bir sevdayı “Tahir ile Zühre” şiirinde...  Bugünün eksik sevdalarına armağan olması dileğiyle paylaşmak istedim bu hafta sizlerle. Ne kadar sevilebileceğine, nasıl sevileceğini eklemiş çünkü Nazım...

*

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil,
bütün iş Tahirle Zühre olabilmekte
yani yürekte.
Meselâ bir barikatta dövüşerek
meselâ kuzey kutbunu keşfe giderken
meselâ denerken damarlarında bir serumu
ölmek ayıp olur mu?
Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.
Seversin dünyayı doludizgin
ama o bunun farkında değildir
ayrılmak istemezsin dünyadan
ama o senden ayrılacak
yani sen elmayı seviyorsun diye
elmanın da seni sevmesi şart mı? 

Yani Tahiri Zühre sevmeseydi artık
yahut hiç sevmeseydi
Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden?
Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Ferhat ATİK yazıları