Eylül

Yayın Tarihi: 07/09/21 07:00
okuma süresi: 3 dak.
A- A A+

Gecenin üçünde, her zamanki gibi yazma işlerimi sürdürürken aklıma Eylül ayı ile ilgili yazılması gerektiği geldi. 2004 yılında çıkan romanım Sonbahar’ın da bu vesile ile anacağım izninize. Çünkü roman sonbaharı anlatırken bir Eylül günü başlar. “Hiç bir sonbahar bir başlangıcın mevsimi değildir” diye de devam eder. 

Ancak, roman ve Eylül ikilisini düşündüğümde aklıma gelen ikinci şeydir bu.

İlk aklıma gelen ise, Servet-i Fünun döneminin hem hikaye hem de romanını temsil eden en önemli sanatçıların biri olan Mehmet Rauf’tur.

Mehmet Rauf’ın Eylül isimli romanı ile ilgili hepimizi aklına hep aynı cümle vardır: Psikolojik roman türünün ilk örneği.

“Eylül” romanı, Mehmet Rauf için ne kadar dönüm noktası ise, Türk romanının da o kadar dönüm noktasıdır. Servet-i Fünun öncesindeki edebi döneme baktığımızda romanlarda, sosyal karakter ile tip yaratma gibi iki önemli konunun tam olarak yerleşmediğini görürüz. Bu iki konudan sadece biri kullanılarak diğer genellikle ortada olmamıştır. 

Dolayısı ile acımasızca söyleyebilirim ki, Halit Ziya ve Mehmet Rauf romanları öncesinde, roman kavramı teknik açıdan kusurludur. Halit Ziya ile Mehmet Rauf bu kusurları ortadan kaldıran adımlar atarlar. 

Mehmet Rauf bu konudaki en büyük başarısı Eylül’dür. Eylül insanın ruh dünyasını çözümlerken, kişilerin karşılıklı karakter çatışmalarını da ortaya koyar. Bu özelliği ile karakter çatışması Eylül romanında gözler önüne serilir.

Halit Ziya’ya büyük hayranlığı olan Mehmet Rauf makalelerinde de Türk romancılarını, romanda hayallere çok yer vermeleri ve olayları ön plana almaları nedeniyle eleştiren bir yazardır. Ona göre romanda esas mesele yazarın hayalleri ve olay değil, eserin edebi bir dili olması ve romandaki kişilerin ruhsal durumlarının da aktarılmasıdır.

Bugüne baktığımızda geçen zamanın Mehmet Rauf’u haklı çıkardığını söylemek mümkündür. 

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Ferhat ATİK yazıları