Bovarizm

Yayın Tarihi: 05/10/21 08:40
okuma süresi: 3 dak.
A- A A+

Dün Jason Wilson’un, “Jorge Luis Borges”in biyografisini konu alan kitabından bahsederken hatırlayacaksınız Madame Bovary romanından da bahsetmiştim. “Yazarını geride bırakan romanlara” örnek olarak bu romanı konu etmiştim.

O yazıya dönüp bakınca, ancak yeni bir yazı ile tamamlanabileceğini düşündüm. 

Ve işte o tamamlayıcı satırlardayım...

Madame Bovary, Gustave Flaubert tarafından 19. yüzyılda yazılmış bir roman. Edebiyat duayenlerince çağdaş realist romanlar anlamında bir ilk sayılan Madame Bovary’nin ilk baskısı 1857 yılında yapılmış. İlk baskısı ciddi bir koleksiyon eseri olarak hem çeşitli koleksiyoncularda hem de bazı sergilerde meraklısına sunuluyor. Yapıt, döneminde çok büyük yankılar uyandırmış. Hatta romanın tümünün yayımlanması için yazarı Gustave Flaubert'in mahkemeye gitmesi gerekmiş. 

Romantizmin idealist yaklaşımına bir tepki olarak ortaya çıkan roman, realizm akımının ilk ve en önemli örneklerinden. Bu kitaptan sonra Bovarizm Akımı oluşmuş ve psikolojide tatminsizlik, memnuniyetsizlik anlamına gelen bir rahatsızlık olarak yer almış.

Time tarafından 2007 yılında açıklanan “Tüm Zamanların En İyi On Kitabı” sıralamasında roman dünyanın en ünlü ikinci sırada bulunmaktadır.

Kitap, iyi kalpli olmasına karşın sıradan bir doktor olan Charles Bovary'nin yüksek idealleri ve aşırı bir lüks tutkusu olan romantik karısı Emma Bovary'nin, yaşamının sıradanlığından sıyrılmak için girdiği durumları ve yaşadığı çeşitli gayrimeşru aşk ilişkilerini konu alıyor. Yazar Flaubert karakterlerin iç dünyalarını açıklarken realizmin gözlemci yönünü ön planda tutar. Karakterler birlikte yaşadığınız insanlarmış gibi onlara dokunacak mısınız gibi hissedilir. Doğa betimlemeleri de çok özeldir. Bir kadın kıyafeti ya da evin kapısına asılmış palto betimlenirken kendinizi evin içine girmiş bulursunuz. Baş karakter Emma Bovary'nin sergilediği davranışlar ve zinaları, o dönemde büyük yankı uyandırarak özellikle kendi döneminde yazar Flaubert çeşitli eleştiri ve suçlamalara maruz kalmış.

Kesinlikle okunması gereken bir eser. Okuyanlar benimle bu tadı tekrar paylaşırken okumayanlar derhal okumalı. Hatta bir kaç defa okunması gereken bir roman.

İçtenlikle öneririm.

Meraklısına: Time’ın “Tüm Zamanların En İyi On Kitabı” sıralamasındaki bir numara Lev Tolstoy'un Anna Karenina adlı yapıtıdır.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#inbox #gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Ferhat ATİK yazıları