Kral torunu bir komünist

Yayın Tarihi: 11/10/21 07:00
okuma süresi: 3 dak.
A- A A+

Bir hafta başı tanışması...

Kral Detroit, 1827 yılında Almanya’nın Brandenburg kentinde dünyaya geldi. 

Babası müzik öğretmeniydi. Ailede hoşnutsuzluk baş gösterdi ve Kral, bir Fransız yetimhanesine gönderildi.

Yetimhanedeki yaşama dayanamayan Kral, buradan kaçtı ve bir iş bulabilmek umuduyla Hamburg’a gitti. Hamburg’da önce rıhtımda, sonra da gemilerde iş buldu. Miço olarak çalışmaya başladığı ve gemi bir gün, İstanbul’a yük getirmek için Hamburg limanından hareket edince, küçük Kral da, ister istemez, İstanbul’a doğru yola koyulmuş oldu. 

Yıl 1839’du. Küçük miço ise sadece 12 yaşındaydı. Gemi İstanbul’a geldiğinde Kral Detroit denize atladı ve yüzerek Kızkulesi’ne çıktı.

Kendisini kurtaran kule bekçisine, geri dönmek istemediğini söyledi. Kral’ın sığınma hakkı istemesi, iki ülke arasında politik bir sorun yarattı.

Henüz çocuk sayılan bir yaşta olması, bu sorunun daha fazla büyümeden çözümünde büyük rol oynadı. Dönemin Dışişleri Bakanı konumundaki Sadrazam Ali Paşa’nın sevgisini kazandı, onun himayesine girdi. Sadrazam Ali Paşa, küçük Kral Detrot’in adını Mehmet Ali olarak değiştirdi ve onu Harbiye’ye öğrenci yazdırdı. 

Harbiye’den mezun olduktan sonra Osmanlı Ordusu’na katılan Mehmet Ali, yıllar sonra Kırım Seferi’ne ve Bosna, Karadağ savaşlarına katıldı. Özellikle Bosna ve Karadağ savaşlarındaki başarısı nedeniyle, II. Abdülhamid döneminde kendisine “Paşa” unvanı verildi.

Mehmet Ali Paşa, 1878 yılında imzalanan Berlin Antlaşması görüşmelerinde Osmanlı’yı temsil eden üç kişilik heyette yer aldı.

Berlin Antlaşması’nda Hıristiyan cemaate hak tanınması üzerine gerici çevreler, “sizi gavura bu sattı” diyerek halkı, onun aleyhine kışkırttı. Mehmet Ali Paşa, bu kışkırtmalar sonucu Arnavutluk’ta linç edildi. 

Çocukluğunda gemiden atlayarak Kızkulesi’ne sığınan Mehmet Ali Paşa’nın dört kızı dünyaya gelmişti. İçlerinden biri, Leyla Hanım’dı. Leyla Hanım’ın da bir kızı oldu, Celile adı verildi. Celile Hanım, 15 Ocak 1902 tarihinde, bir oğul dünyaya getirdi. 

O oğulu sadece biz değil, tüm dünya yakından tanıdı, bir çoğumuz hiç unutmadı ve yaşatmaya devam etti. Çünkü konu ettiğim oğul, Nazım Hikmet’ti...

Özlemişim Nazım'ı bol bol yazmayı...

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#inbox #gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Ferhat ATİK yazıları