Bireyin medyadaki durumu -4-

Yayın Tarihi: 26/05/22 07:00
okuma süresi: 4 dak.
A- A A+

Medya’nın cevap hakkını reddedmesi durumu?

Bireyin cevap hakkını konu ettiğim açıklamalardan hareketle, medyanın cevap yayınlamayı reddetme hakkının da bazı istisnai durumlarda mümkün olması, yine yasal olarak düzenlenmesi gereken bir başka gerekliliktir. Peki medya kuruluşları hangi istisnai durumlarda, bireyin cevap hakkını yayınlamayı, yasal bir düzenleme ile reddedebilmelidir? 

  1. Cevabın yayınlanması talebinin yasayla belirlenecek makul bir kısa sürede birey tarafından medyaya gönderilmemesi durumunda;
  2. Cevabın uzunluğu, doğru olmadığı iddia edilen olayları içeren bilgiyi düzeltmek için gerekenden fazla ise;
  3. Cevabın karşı çıkılan olguyu düzeltmek konusundan saptırılmış olması durumunda;
  4. Cevabın yasal olmayan bir içerikle hazırlanması ve cezai suç içermesi durumunda;
  5. Cevabın başka cevap haklarına neden olacak bir içeriğe sahip olması durumunda;
  6. İlgili birey cevap hakkı olması için gereken konuda meşru çıkıp hakkını kanıtlayamazsa.

Görülüyor ki; gerek cevap hakkının bireye tanınması, gerek bu konuda cevabın yayınlanması veya yayınlanmasının medya kuruluşu tarafından reddedilmesi durumunda, bir çatışma söz konusudru. Bu da bir hukuk sürecine ihtiyaç duyulması anlamına gelir.

Nasıl bir hukuk süreci?

Bu soruya cevap ararken, öncelikle mevcut hukuk değeri içerisinde, hukuki bir sürecin nasıl çalıştığını ve AB normlarında benzer örneklerde nasıl bir sistem uygulandığını incelememiz gerekir. KKTC bir hukuk devletidir. Fakat KKTC, mevcut hukuk sistemi nedeniyle yavaş işleyen bir hukuk sistemine sahiptir. Birçok alanda olduğu gibi bireyin medyadaki haklarının korunması alanında da, hukuk sürecinde, bir sürate ihtiyaç vardır. Gerek bireyin cevap hakkı ve diğer tüm hukuki haklarının ve gerekse bireyin iddiası karşısında medya kuruluşunun haklarının görüşülmesi konusundaki hukuk sürecinin, derhal süreci tamamlayabilecek bir hukuk sistemine ihtiyacı vardır. Bu hukuki sürelerin hızlı olması bireyin haklarının korunması kadar önemlidir.

Genel hukuk düzenimiz içerisinde gerek yasal yaptırımların güncellenerek daha etkin olması ve gerekse bireyin medya karşısında cevap hakkını kullanabilmesi konusunda ortaya çıkacak uzlaşmazlıkların süratle aşılarak hakkının korunması, bir hukuk devletinin görevidir. Bu konuda yargı yolu açık olmak kaydıyle ilgili yasa ve tüzükleri yürütmekle yükümlü bir üst kurulun yetki ve yaptırım kullanmasının sağlanılmasından çok, anılan türde bir üst kurulun kararı sonucunda hızlı karar verebilecek bir yargı sistemine ihtiyaç duyulması ve bu yönde bir yasal güncelleme batılı ülkelerde de esas olduğunan daha demokratik ve daha hukuki olacaktır. Keza Avrupa Birliği yargı sisteminde benzer konular için uygulamalar, Avrupa Konseyi’nden bu yana ve yaklaşık 28 yıldır uygulanmaktadır. AB normlarına göre, benzer durumlar karşısında hukuki sürecin hızla çalışması ihtiyacı ve uygulaması yasal olarak sağlanmaktadır.

Yazıda konu edilen;

Birey: Devlet ve diğer resmi yetkililer hariç olmak üzere, milliyet veya ikametgaha bakılmaksızın tüm  gerçek ve tüzel kişiler ve diğer kuruluşlar. 

Medya: Topluma bilgi aktaran, gazete, radyo, televizyon gibi periyodik olma özelliği taşıyan tüm kitle iletişim araçları.

Araştırma kaynakları: 1) Avrupa bakanlar konferansları, kabul edilmiş metinler.  2) Uluslararası kitle iletişim politikaları.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Ferhat ATİK yazıları