Bu yüzyılı hiç sevmedim

Yayın Tarihi: 10/10/22 07:00
okuma süresi: 3 dak.
A- A A+

Özgürlük yoksa hayat yoktur. Özgürlük yoksa, dün silinir, yarın umutsuzluğun karanlığına gömülür, bugün ise yaşanmaz hale gelir.

Sağlık, gıda, ilaç, haklar, adalet gibi bir çok şey çok önemlidir. 

Ancak özgürlüğü bunların en başına koymazsanız, bunların da anlamı olmayacaktır. 

İnsanlık için ilk en önemli şey özgürlüktür. 

Tarih boyunca uğruna en çok mücadele verilen, en çok can harcanan kavram da özgürlüktür. 

Çünkü özgürlüğün değerini, sadece sahip olmak isteyen halklar değil, halklara zulmederek kendi hastalıklı iktidarlarını kurmak ve sürekli kılmak için uğraşanlar da bilirler. 

Onlar için özgürlük, yok edilmesi gereken bir kavramdır.  

Ne yazık ki bu o kadar kolaydır ki, ruhumuz sezmeden tutsak oluruz. 

Tiyatrolarını kapatan ve TV dizilerini gündelik hayatın parçası yapan bir düşünce de bunun sonucudur. Çünkü tiyatro uyandırır ve özgürlüğe çağırır ama televizyon uyutur ve tutsaklığın zeminini oluşturur. Eskiden sinema da tiyatro kategorisinde bir özürlük destekçisi olarak yaşamımızda yer buluyordu. Ancak yirmi birinci yüzyılda gelişen yeni sinema kültürü marvelist bir sığlıklar artık sadece eğlencelik bir pazara dönüştü. 

Bu yüz yılı hiç sevmedim.

Eskiden de zulüm vardı. Hatta bu yüzyılda olandan da fazla. Ama değerlerle süregelen bir mücadele de vardı. 

Yumrukları havada tutan bir mücadele. 

Şimdi bu saçma sapan sosyal medya eğlencesine döndü. Bu yüzyılda mücadele insanların kendi kendini tatmin ettiği bir sosyal medya paylaşımı. 

O güzelim yumruklar artık yok.

*

Bin dokuz yüz otuz altı yılının Ağustos ayında, bize ölümsüz özgürlük eserleri bırakan İspanyol şair Federico Garcia Lorca, kendi soydaşları tarafından kurşuna dizildi. Bu soydaşlar da elbette İspanyol’du. Ama eleştiriye dahi artık tahammül edemeyen, bütün düşünürleri, filozofları, bilim insanlarını, sanatçıları öldürecek noktaya gelen faşist soydaşlardı. 

Federico Garcia’nın karşısına iki silahlı asker dikildi. Kendisi bir duvarın dibine yaslanmıştı. İnfaz emri için gelen iki görevliden birisi ona son sözlerini söyle dedi.

Son sözler bir şiirdi ve yumruğu havada var gücüyle sıkılı iken şiiri okudu:

“Özgür olmayan insan nedir?
Söyle bana, Mariana.
Söyle seni nasıl sevebilirim
Özgür olmazsam?
Sana kalbimi nasıl açabilirim
Bu yürek benim değilse?”

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Ferhat ATİK yazıları