Ne dedi? Ne demedi?

loading
15 Temmuz, Çarşamba
£

8.63

7.82

$

6.86

KUTAY'IN NOTLARI

Levent KUTAY
levent.kutay@kibrispostasi.com
Levent KUTAY
A- A A+

Ne dedi? Ne demedi?

Kelimelerden, açıklamalardan fal tutma geleneğimiz, özellikle Annan Planı Dönemi ve sonrasında hayli gelişti...

Özellikle Türkiye'den hele hele de Erdoğan'dan gelen açıklamalar oldu mu hem sağ hem de sol kesim, " yok yok aslında böyle dedi" ya da " böyle demek istedi" diye yorumlamadan geri kalmaz...

Türkiye'den seçimlerin ardından, Cumhurbaşkanı Erdoğan, teamülü dikkate alarak, ilk yurdışı ziyaretini Azerbaycan ve KKTC'ye yaptı...

Son seçimle, teamüleri alt üst eden, kendi teamülünü yaratma yolunda daha da önemli bir siyasi güç haline gelen Erdoğan, teamülü yok sayıp, istese KKTC'ye gelmezdi...

Gelmemesinin de kendi açısından çok da büyük bir kaybı olmazdı...

Cılız 3-5 açıklamadan öteye gitmezdi eleştiri belki de...

Teamülü devam ettirmesi bile başlı başına önem arzediyor kanımca...

Adaya gelişi iki önemli başlıkta toplanıyor...

Kıbrıs Konusu ve TC-KKTC İlişkileri....

Kıbrıs Konusunda önümüzdeki dönemde yeniden bir süreç başlayacağı biliniyor...

İşte bu süreçle ilgili Türkiye'nin tavrı ne olacak?

Seçimden sonra Erdoğan "Kıbrıs" ile ilgili ne yapacak?

"Bu ziyaret Standart cümlelerle mi geçişecek yoksa, yakın geleceğimize yol verecek bir ziyarete mi dönüşecek?"

Dün aramızda bayağı konuyu tartışıp durduk...

Erdoğan ne dedi? ne demedi? Tartışmalarına katkı koyma maksatlı bir derleme de benden gelsin...

Mesela...

"Yakın gelecekte başlaması muhtemel..." diye bir ifade duymadık...

"Win... win" ya da "kazan – kazan"... zaten bunu uzunca bir süredir duymuyoruz...

"Bir adım önde olmaya devam edeceğiz" gibi bir cümle de yoktu...

"Akdeniz bir refah ve işbirliği bölgesi olacaktır" gibi jan janlı sözlerden de imtina etti reis...

"BM parametrelerine dayalı, iki toplumlu iki bölgeli..." ile başlayan standart cümle bile konuşmasına copy paste edilmedi...

"Önümüzdeki dönemde KKTC'yi Doğu Akdeniz'de bir çekim merkezi haline getirerek kişi başına düşen milli geliri iki katına çıkarmayı hedefliyoruz" dedi mesela...

"Kıbrıs milli davadır... adil ve kalıcı bir çözüm ise amaç"... Bunu not edelim...

"Kıbrıslı Rumlar kendisini Ada'nın tek hâkimi görüyor. Kıbrıslı Türklerle ortaklık kurmaya ve siyasi gücü paylaşma niyeti yok. Geçen 1 yıllık sürede bu durumun değişmediği görülüyor..."

Ama asıl altını çizilmesi gereken cümle şu:

"Kıbrıslı Rumların, Türklerle ortak bir gelecek kurma planları olmadığından artık kimse şüphe duymamalı."

Erdoğan ile birlikte Ada'ya gelen gazetecilerle yaptığımız ayaküstü sohbette de Erdoğan'ın Azerbaycan'dan KKTC'ye gelirken, kendilerine uçakta yaptığı konuşmadan bazı notlar aktardılar...

Özet olarak, Türkiye, Annan Planı döneminde proaktif bir tutum izledi ve istediği sonucu aldı...

Gelinen noktada, Türkiye'den Kıbrıs Konusu'nda Annan Planı dönemine benzer bir tutum beklenmiyor...

Türkiye'nin kendine has ana gündemi içinde Kıbrıs konusu ne kadar yer bulur bilemeyiz...

Elde ettiğimiz izlenim ve diplomatik fısıltılar, önümüzdeki dönemde Maraş ve Doğu Akdeniz'de doğalgaz menüsünün ağırlıkta olacağını söylüyor...

Bekleyip görelim...

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.