Nakaratlar bozulurken...

loading
12 Temmuz, Pazar
£

8.66

7.76

$

6.86

KUTAY'IN NOTLARI

Levent KUTAY
levent.kutay@kibrispostasi.com
Levent KUTAY
A- A A+

Nakaratlar bozulurken...

Dün gündeme gelen Özersay – Anastasiadis görüşmesine Cumhurbaşkanlığı'ndan veryansın nitelikli açıklama geldi…

Konuyu "bana bilgi vermedi" noktasına çekerek, duygusal bir ortam yaratmak istiyor ve " bakın görün bana saygısızlık yapıyor" demeye getiriyor Sayın Akıncı…

Aslında isyanının altında başka nedenler olduğunu hepimiz bal gibi de biliyoruz…

Onun kızgınlığı Limasol'lu dostu, son nesildaşı, eski çözüm arkadaşı Anastasiadis'e…

Kendisini devre dışı kalmış hissetmiş ki veryansın etmiş…

Konuyu tam anlatmak bakımında 3 Haziran Günü bu köşede yayımladığım "AB Çatısı Altında İki Devletin Perde Arkası 1" adlı yazımda bir anekdot paylaşmıştım…

Halen bir yalanlama gelmeyen bu yazımdan bir paragraf:

2017'de Crans Montana çöküşünün ertesi günü Mevlüt Çavuşoğlu'nun, dönüş için eşyalarını hazırlarken, kapısı çalınıyor...

Gelen bir şahıs ona "Sayın Anastasiadis sizinle özel bir görüşme yapmak istiyor" diyor...

O da bu daveti kabul edip, görüşmeye gidiyor...

Anastasiadis Çavuşoğlu'na, "Sayın Çavuşoğlu, anlaşıldı ki biz bu federasyonu kurmayı başaramayacağız. Çünkü biz sizden korkuyoruz, siz bize güvenmiyorsunuz. Bu ortamda, bu iki toplumun federasyon kurması imkansız... O nedenle, size şunları söylemek istiyorum. Ben 2013 Yılı'nda seçime girerken, DİKO ve başka bazı merkez partilerin desteğini almak için, onların bilgisi olmadan, Kıbrıslı Türkler ve TC'ye, hiçbir öneri vermeyeceğimi ve sizden gelen hiçbir öneriyi kabul etmeyeceğimi, yazılı ve sözlü olarak taahhüt ettim... Ben bu taahütüme bağlıyım. Fakat, çok kısa bir zaman sonra, Şubat 2018'de seçime gidiyoruz ve ben adayım. Bu seçime girerken, hiçbir partiye ya da kuruma, şahısa, hiçbir söz vermeyeceğim, taahhütte bulunmayacağım. Eğer seçilirsem, ki seçileceğimi sanıyorum, yeni dönemimde artık AB Çatısı altında 2 devleti müzakere etmemin ortamını, siz de Türk Tarafı olarak bana yaratın" diyor...

Anastasiadis seçilince, Çavuşoğlu 20 Nisan 2018 Akşamı, bu konuyu, Cumhurbaşkanlığı'ndaki toplantıda gündeme getirdi...

Ancak, Çavuşoğlu, bir sürprizle şok oldu...

Akıncı, kısa süre önce kullandığı "AB Çatısı altında iki devletli çözüm" sözünden caymıştır...

Akıncı'nın, kendisinin, siyasi çevresinin ve ideolojisinin federasyondan başka bir şey görüşülmesine olanak sağlamadığını söylediğini o günlerde basından okumuştuk...

Kıbrıs'ta yeni fikirlerin oluşturulmaya çalışılmasına, "Ben federasyondan başka bir şey görüşmem" diye karşı çıkarsanız, zaten diplomasiyi elinizle bir kenara itiyorsunuz demektir…

Diplomasi de doğa gibidir…

Boşluk tanımaz…

Siz kahve kahve oy isterken, o festival senin bu panayır benim diye" dolaşırken diplomasi de boş durmuyor…

Devletin patronu Benim anlayışı ile bir yere gidemeyiz…

"Benden başkası kimseyle görüşemez" anlayışı ile de…

Kıbrıs Türk Halkının geleceği, bir kişinin siyasi geleceğinden çok daha fazla önemlidir…

Beğensek de beğenmesek de, istesek de istemesek de Kıbrıs'ta yeni bir dönem başlıyor…

Eski yöntemlerle yeni bir hayat yaratamazsınız…

Gelelim "iradeye saygı" diye kendini paralayan klavye Don Kişotlarına…

Size verilen irade, tüm ülkeyi yönetirken, Kıbrıs'ta kapsamlı bir çözümü, tüm koşulları zorlayarak sağlamaktır…

Federal Çözüm olmuyorsa da alternatifler düşünmektir…

İrade Niyazi Kızılyürek'in adaylığına kadeh kaldırmak mıdır?

Yoksa başkasının projesiyle park mı yapmaktır?

Saygı isterken saygı da göstermek büyüklüktür…

Tıpkı…

Sizinle aynı siyasi paralelde olmasa da yıllarca tanıdığınız dostlarınızla el sıkışmak gibi…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.