İnsan da yok para da... E nasıl olacak?

loading
14 Ağustos, Cuma
£

9.59

8.68

$

7.34

KUTAY'IN NOTLARI

Levent KUTAY
levent.kutay@kibrispostasi.com
Levent KUTAY
A- A A+

İnsan da yok para da... E nasıl olacak?

Kısıtlı kaynaklar ve nüfus sayısına rağmen, bu ülkenin başarı hikayelerinde restoran işletmecileri için film çekseniz yeridir derim...

Restoran ve cafelerin temel dayanağı, çoğu meslekte olduğu gibi insandır; hatta bir tık üzeri; kalabalık nüfüstur...

Nevi şahsına münhasır ekonomik ve nüfus karakterine sahip bu küçücük ülkemizde, ekonomik çarkların dönmesi, yerel istihdam olanağı yaratılması, maliyenin kasasına doğrudan katma değer sağlanmasında, KOBİ'lerin hele de restoran ve cafelerin önemini anlatmaya gerek olmadığı ortada...

Bu sektör, güncel yaşam koşullarımız dikkate alındığında, sadece karnımızın, herhangi bir lezzetle buluşmasına vesile olmaktan çok öte, hayatımızın sosyal parçasının yegane unsuru halinde...

İş çıkışı, iş öncesi, iş konuşma lokasyonu, aile buluşması, doğum günü kutlamasına ev sahipliği yapmıyor mu bizlere...

Parkıyla, bahçesiyle “Çocuklar oynasın biz de iki laf ederiz” diye nefes aldırmıyor mu çoğu?

Bu dostların, hayatın yoğun koşuşturmasına karşı, sosyal birlikteliklere bilerek ya da bilmeyerek ne kadar anlamlı bir değer kattığı yadsınamaz...

Ada insanımızın karakteristik özelliğiyle, çoğu aile işletmesi bu mekanları ziyaret edip de bir süre sonra kaçımız ma aile dost olmadık ki...

İşletmelerin kazançlarına, yerel nüfüsun azlığına paralel, cebindeki harçlığı ile zaman zaman üniversite gençliği katkı koysa da, gelir-gider cetveline bakıldığında, gider kalemlerinin pek de azımsanamaz...

Çalışanlarına maaş, elektrik giderleri, dövizle yükselen hammadde maliyetleri, ihtiyat sandığı – sosyal sigorta ödemeleri ve tabi bir çoğu için döviz bazlı KİRA ilk akıllara gelen gider kalemleri...

Hiç bir şeyin eskisi gibi olmayacağı realitesi, bu sektör için şu günlerde olumsuz yüzüyle kendisini gösteriyor...

Yıllardır dillerine pelesenk olmuş, basına hatta devlete anlatmaktan yoruldukları taleplerini, açılma istençleri yanına eklemişler...

11 Maddenin kaçı hayata geçer, ya da geçmez, bu yazının ana teması değildir...

Rekabetin pek de adil olmadığı, casino destekli dev otellerin, milyon tl'lik bütçelerle çizdirdiği iç mekanlara karşı ne yapabilir ki çoğu...

Marketin market olarak devam etmesi, içerisinde yemek sıcak yemek satabilmesine makul bir sınırlama getirilmesinin neresi kötü anlamadım...

Tek dertleri kendi işlerini yapmak olan bu sektör, iş tanımlaması ile işlerine sahip çıkmak, haksız rekabeti ortadan kaldırmak istiyor ana hatlarıyla...

Ve fakat...

Bir dizi talebi dile getiren bu sektörümüzün de gelinen aşamada özeleştiri mekanizmasını çalıştırması da kendileri açısından talepleri kadar elzemdir...

Kurumsallığıyla güçlünün ayakta kalacağı, üretenin güçlü olacağı, farklılığın güç vereceği, hijyenin, anayasal kurallardan daha yaşamsal bir gerçek haline geleceği bir döneme doğru yol alıyoruz...

Karpaz'daki bir köy balıkçısından, Yeşilırmak'taki bir deniz kenarı işletmesine, istisnasız bu sektörü zor bir süreç bekliyor...

Yazımın ilk cümlesinde belirttiğim gibi...

Bu ülkeye imzasını atmış çoğu insanımızın çıkış noktası, az nüfüs sayısı ve kısıtlı ekonomik imkanlara inat restoran ve cafelerimizden çıkmış değilmidir...

İsim isim yazmama çok da gerek yok...

Zaten çoğunu benden daha iyi biliyorsunuz...

Yeni bir sayfa açacak, yeni bir hayata doğru yol almaya başlamışsak, tüketim toplumunun vazgeçilmezi haline gelmiş sosyal durak noktalarımıza sahip çıkmak, eskisiden daha yaşamsal hale gelmiştir...

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.