"KKTC bencil olmalı"

Yayın Tarihi: 01/06/22 11:43
okuma süresi: 5 dak.
A- A A+

Yazı başlığımın, irite edici, güncel gerçekliğin ötesinde olduğunun farkındayım…

Hatta, belki de, yıllara dayalı mevcut korumacılık refleksini betimliyor…

İzin verin konuyu açayım…

Kıbrıslı Türkler, sınırlı çerçeve içerisinde de olsa, üretmeyi başarmıştır...

1974 öncesi yaşadığı büyük kentlerde ortaya koyduğu hem siyasi hem de ekonomik varoluş mücadelesini, 1974 sonrasında oluşan yapıda da göreceli olarak devam ettirmeyi becerdi...

Efsaneleşmiş, kurumsallaşmayı başarmış büyük aile şirketleri, halen KKTC Ekonomisinin yapı taşlarını oluşturuyor...

1974 Sonrasında, ailesinden değil de,  özgüveniyle , kendi yolunu çizmeyi başarmış, bir marka yaratmış çok müstesna insanlarımız yetişmiştir...

Zaten, asıl takdir edilmesi gereken nokta da tam olarak budur...

KKTC gibi, kaynakları kısıtlı, üretim maliyetleri hayli yüksek, elektriği pahalı, kamu maaşlarını gözeten, hantal bürokrasi ve yerinde sayan siyaseti ile yol alamayan, izolasyonlar altında ezilen küçük bir ülkede, bir marka yaratmışsanız, bence asıl başarı budur...

Geçmiş, yaşı büyük iş dünyamız siyaseti, perde gerisinde yönetmeyi tercih ederken, Yeni nesil iş dünyamız, daha sorgulayıcı, eleştirel ama bir o kadar da fikir ortaya koyarak, ülkenin önünün açılması için de çaba ortaya koymaktan geri kalmıyor.

Esin Esmen, bu arkadaşlardan sadece birisi...

Kendisiyle, mevcut güncel durumu konuştuk.

Esin Esmen’in görüşle ri, hedron çekirdeğinin, moleküler boyutuna açıklık getirmiyor…

KKTC’nin, ekonomik bakış açısıyla, esas sorunsalını sorgulamak için Esin Esmen’in sosyal medyadan ara ara paylaştığı görüşlerini, bu kez de bu köşenin kayıtlarına geçirmek istedim…

Hakikaten KKTC’nin asıl sorunu nedir?...

“İstikrar… Siyasi istikrar…” diyor…

Siyasi parti sloganlarının, slogandan öte, reelize olmasını, aylık yeni yeni hükümetler değil, kalıcı adımlar gerektiren modelde ısrar ediyor iş dünyamız…

Peki KKTC ne yapmadı? Diye bir kontra soru yöneltince Esin Esmen, “Kamuda verimlilik artırılmadı. İç’te üretim artmalı. Yabancı sermayenin, yatırımı için iklim yaratılmadı. Yaratılmalı… Sermayenin tanımının bile yanlış kategorize edildiği bir ülkede yaşıyoruz. Sermayenin, işverenin, özel sektörün değerini bilemedi KKTC… Bir ülkeyi ayakta tutan özel sektördür. Kamu değildir” yanıtını veriyor…

Yetersiz İnternet, teknolojik altyapı, sınırlı insan kaynakları, fonlar, vergiler... Tüm bu olumsuzluklara rağmen, bu ilke kısır döngüden sizce nasıl çıkar? Sorusuna gelince:

Bunların hepsi çok kolay çözülebilecek şeyler… Bir ülkeyi siyasi anlamda ama başarılı bir şirket gibi yönetebilirsiniz… Yani, bir şirket, kendi menfaatlerine göre önlem alır, plan yapar, kendisini geliştirir… Bu mantıkla ilerlemeliyiz. Dünyada her ülke, bu mantıkla, kendi menfaatlerine göre şekil verdiği bir şirket gibi yönetiliyor. Biz de ise Komünist Ülke gibi, ne kadar çok devlet büyürse mantığı var. Konu basit. Dünya örneklerine bakalım, ekonomik akıl ile gelişen doğru sivil toplum kuruluşlarıyla, bu kısır döngüden çıkabiliriz

Yazımın başlığına kaynak oluşturan paragrafı, işte bu tespitlerle özetliyor Esin Esmen :  

Sadece tasarruf yapan değil, kısa ve uzun vadeli planlar yapılması lazım… ve bencil olması lazım… ayakları üzerinde duran bir yapı için, ilk önce devlet, bencil olması lazım. Bu ülkede yaşayan insanların menfaatleri için, bu ülke gençliği için yapılması gereken ne varsa bencilce yapılmalı. Göçü durdurmak ve kendi ayaklarımız üzerinde durmak istiyorsak, öncelik kendi menfaatimize göre hareket olmalı. Çünkü, acımasız, rekabet koşulları ve mali kaynakların daha da sınırlı olduğu bu dünyada, her ülke artık bencilce davranıyor ve kendi halkı ve menfaatine öncelik veriyor…

Pratik çözüm önerileri ve sürdürülebilir ülke ekonomisi için fikir üreten her insanımıza bu köşe açıktır…

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.