Nerede Hüseyin Özgürgün?

Yayın Tarihi: 14/03/18 07:30
okuma süresi: 6 dak.
A- A A+
Nerede Hüseyin Özgürgün? Nerde UBP? Diye soran yazan çok oldu. Geçen hafta Özgürgün, Kıbrıs Postası yazarı Gökhan Altıner'e konuştu. Çok ciddi de vurgular yaptı. Dikkat çekici yönler vardı.

Ne dedi Özgürgün?

"Beni yargılamak istiyorlar. Ama yargılama gerekçeleri aslında gerçekçi değil. Seçimde yenildiler, itibarsızlaştılar, partilerdeki görevlerinden istifa edeceklerdi. Denktaş ve Cumhurbaşkanı Akıncının da içinde olduğu bu cephe, tüm bunları unutturmak için bir araya geldiler şimdi de beni yargılama bahanesi ile bu yenilgilerini kamufle etmek, kaybolan itibarlarını tekrar kazanmak ve sona doğru gidişlerini geciktirmek istiyorlar".

Hükümet etme koşullarının çok da elverişli olmadığını ve bu yüzden hükümet etmede istekli olmadığını daha önce yazdık. Hatta olası hükümette bakan olamayan UBP vekillerinin de parti içi muhalefette sorun"Çıkarma ihtimalini" de düşündüğünü açık olduğunu da belirttik.

Hüseyin Özgürgün'ün seçim sonucunda hükümet olmaması bir yana ama "Yargılanma pozisyonunda" olmasından ciddi bir rahatsızlık ve öfke duyduğu ortada. Bunu üslubundan anlamak hiç de zor değil.

"Bu büyük bir operasyon ve ne yazık ki bu operasyonun içinde Cumhurbaşkanı da var. Ben bunu söylediğimde kendisi çok kızıyor, sürekli bana saldırıyor, hatta bu hükümetin kurulma sebebi Sayın Özgürgün'dür diyecek kadar ileri gitmiştir."

Politik üslupta çok sert bir suçlama.

"Cumhurbaşkanı anayasal bir suç işliyor" diyor.

"Tarafsızlık ilkesine ters partilerle ittifak kurup seçim galibine operasyon uyguluyor" diyor.

"Hüseyin Özgürgün'e karşı cephe" de kimler var?

"Başlarında Cumhurbaşkanı var" diyor

"Ceplerinde istifası olan ve daha sonra başbakan ve bakan olanlar var" diyor.

Burada kastettiği Başbakan Tufan Erhüman ve Dış İşleri Bakanı Kudret Özersay. Seçim sonuçları açıklandığında Erhüman'ın ve Özersay'ın başkanlıktan istifa edecekleri konuşulmuştu. Hatta Tufan Erhüman'ın Serdar Denktaş tarafından aranıp "Hükümeti biz kuracağız, sakın istifa etme" dediği de kulislere düşmüştü. Özgürgün'ün yaptığı ifadenin referansı bu olay olsa gerek.

Cephede başka kim var?

Serdar Denktaş var diyor. Özgürgün Serdar Başkana çok kızgın. "Meclis Kürsüsüne alkollü çıktı" diyor. "Alkol tesiri altındayken mecliste konuştu diyor" kavgada söylenmez. Burada öfke ve tahammülsüzlüğün ölçüsünü anlayabiliyoruz. Doğuş Derya ile birlikte meclisin seviyesini düşürdüler demeye getirmek istiyor. Alkol alıp kürsüye çıkmalar, terör örgütü işareti yapmalar. Bu sayede meclisin seviyesini düşürüp TC elçisinin meclis açılışına gelmediğini vurguluyor. Çok ciddi siyasi ithamlar.

"Bir kere ben daha önce de açıkladım. Hükümet kurma konusunda ben kesinlikle Serdar Denktaş'a seni Cumhurbaşkanı adayı yapacağız demedim, bu konuda şahitler de var. Bunu bir yerlerde söylemiş galiba ama yanlış söyledi ya da kendisi yanlış anladı."

Alkol alıp kürsüde konuşan, meclisin seviyesini düşüren, yanlış konuşan ya da en iyi ihtimalle yanlış anlayan Serdar Denktaş.

Köprülerin net olarak atıldığı ve karşılıklı öfkenin de doruk yaptığı bir durum ortada. Akrabalığa varan yılların kişisel ilişkileri, politik kader ortaklığı, koalisyon ortaklıklarından sonra bu durumun altı çizilmeli.

Başka Kim var Özgürgün karşıtı cephede?

Afrika Gazetesi var. ELAM var. "ELAM ne yaptıysa bunlar da yapıyor" diyor Özgürgün. "ELAM beni 4 kez tehdit etti korkmadım. Bunlar da beni yargılamakla tehdit ediyorlar. ELAM'dan korkmadım bunlardan hiç korkmam" diyor.

Cumhurbaşkanı Akıncı, Başbakan Tufan Erhurman, Dış işleri Bakanı Kudret Özersay, Maliye Bakanı Serdar Denktaş, Vekil Doğuş Derya, Afrika Gazetesi, ELAM. Hepsi ayni cephede ve hepsi Hüseyin Özgürgün'e karşı cepheleştiler. Özgürgün "Nelerin nereyle bağlantılı olduklarına bakılmalı" derken bu bağı işaret ediliyor. Çok ciddi ithamlar.

"Bir de bu cepheye hizmet eden parti içi muhalefet var" diyor

"Maalesef bizim içimizde de parti içinde de buna çanak tutanlar olduğunu biliyorum, bunu görüyorum."

Onları da cepheye ekleyerek meydan okuyor. İster 7, ister 17, ister 27 kişi gelin fark etmez. Yarışır kazanırım diyor. Ama UBP içindekimuhalefeti yukarda sayılan cephe ile işbirliği içinde olduklarının altını çizmesi dikkat çekici.

Bu röportaj ile Özgürgün kurultay yarışının da başlangıcını vermiş oldu.Sonrasında hemen isimler ortaya çıkmaya başladı.

Özgürgün röportajında bir başka çarpıcı vurgu da, yine yargılama ile ilgili ancak başka bir noktaya oldu.

"Ben seçim galibi, uzakara en çok oyu almış partinin başkanıyım,onbinlerce oy aldım %36'lık bir toplum kesimini temsil ediyorum. Beni yargılayamazsınız" vurgusu.

Birinci cümlede sıkıntı yok. Ancak oy alan yargılanamaz durumu hassas nokta.

Hukukun böyle bir çalışma düzeni yok. Yargı bağımsızdır ve herkes yargılanabilir. Cumhurbaşkanı, bakanlar, meclis başkanı, vekiller herkes yargılanabilir. Siyasi dokunulmazlıklar ve seçilmiş olmak buna engel değildir. Sanırım Özgürgün ve ekibi bu konuyu biraz daha irdelemeli.

Bugün biraz satır aralarını okumaya çalıştık. Şeytan ayrıntılarda gizli…

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.