40'a niyet, 41'e kısmet...

loading
6 Haziran, Cumartesi
£

8.57

7.64

$

6.77

BAK ŞİMDİ

İrfan BATU
irfan_batu@hotmail.com
İrfan BATU
A- A A+

40'a niyet, 41'e kısmet...

Dile kolay, 15 Ay…

460 gün…

11 Bin 40 saat…

662 bin 400 saniye…

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti siyasal tarihinde denenmiş, bu kadar kalabalık ilk koalisyon modeli…

Hani bizde adettendir, ölünün arkasından kötü konuşulmaz. Öyle çok husumetin yoksa, "imamın hakkınızı helal ediyor musunuz?" sorusuna olumlu yanıt verilir… Olumsuz cevap verenine de rastlamadık bu güne kadar…

Neredeyse koalisyon hükümetlerinin, bizim ülkemizde en kabul göreninin kısa ömürlü olanlarıdır sonucundan yola çıkıp, 1 yılı devirdi mi başlıyoruz ne zaman düşer bu hükümet sorusuna sarılmaya…

Dedik ya, kalabalık bir koalisyon hükümetine alışık olmadığımızdan olsa gerek, biraz garipsedik bu 4'lü hükümeti…

Daha kurulacağı açıklandığı ilk dakikadan, ömür biçmeye başladık hep birlikte…

Olumsuzluklar, o dakikadan itibaren bu hükümetin peşini bırakmadı adeta…

E alışık değildik ya bu kadar kalabalığa…

Bakanlar Kurulu fotoğraflarındaki, eş başbakanlık görüntüsü veren ikili pozlar, üzerine Türkiye'deki randevu taleplerine verilen cevaplar ve ardından protokol gereklerinin bir nezaket çerçevesinde düzenlenmesi, uyum konusunda güzel bir başlangıçtı…

Tam hani "Bir ihtimal bu sefer tutar" denilmeye başlanmıştı ki, Türkiye'de patlak veren "Popaz" gerilimi Trump ile Erdoğan'ın arasını açar, dolar dahil yabancı para birimleri bizim TL'yi hep birlikte aşağı çekmeye başlar…

Oldu mu sana Döviz krizi…

"Bolibif" kuyumcu raflarına alındı, domates kilo ile değil tane ile satılır duruma geldi…

Hemen Kriz masası oluşturuldu, bakkallar, marketler denetlensin diye bizim göremediğimiz bir teknolojik donanıma sahip denetçiler ordusu oluşturuldu…

Trump gibi tabiat da sevmedi bizi…

Son bilmem kaç yılın en yoğun yağışları gerçekleşti memlekette…

Seller aldı götürdü bizi…

Yollar çöktü…

Daha taze açtığımız yol bile dayanamadı yağan yağmura. Yolu alıp giderken sel suları, 4 canımızı da aldı götürdü…

Yabancı ama bir o kadar da bizden biri gibi olan para birimlerinin, Türk Lirası'na karşı başlatmış oldukları aşağıya çekme operasyonu için, hale hazırda kurulu olan kriz masası devreye girdi hemen…

Çizmeler giyildi, selden etkilenen bölgeler ziyaret edildi... Acılar paylaşıldı… Ekonomik darboğaz ve hayat pahalılığı ile birlikte, selin acıları da paylaştıkça çoğaldı…

Neyse ki havalar düzeldi, güneş açtı, tam yaralar sarılacak derken, ekonomik protokolün en alt kısmındaki imza bölümünün boş olduğu fark edildi…

Türkiye Cumhurbaşkanı'na soruldu imzanın akıbeti… Cevap alınamayınca, Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçiliği binası işaret edildi…

Tam da Mayıs ayı kısık sesle fısıldanırken, birden arazi krizi patlak verdi…

Bu arada unutmadan, akşamlarımızı hareketlendiren, anlamlaştıran ve sosyal yaşamımızı akşamdan sabahın ilk ışıklarına kadar taşımaya vesile olan elektrikteki 3'lü tarife olayı, adeta lambadan cin çıkarmak kadar manidardı…

Bütün bunlar yaşanırken, son kriz arazi meselesi yaşanırken, 40'ıncı sayısına ulaşmış ki " bu hükümet bitti, bitiyor" söylemleri… Hükümet bitti… Hani bir şeyi kırk defa söylersek olur hesabı…

40'ında beklenen olmadı, ya da 40 uğursuz bir sayıydı…

41'ine kısmet… Beki 41 kere maşallah değiminin olumlaması, 41'nci hükümete bir fayda sağlar…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.