Çetin Sadeli'nin dediğinden!

loading
8 Ağustos, Cumartesi
£

9.48

8.57

$

7.27

BAK ŞİMDİ

İrfan BATU
irfan_batu@hotmail.com
İrfan BATU
A- A A+

Çetin Sadeli'nin dediğinden!

Alıştık ülkenin siyasetine...

Anlayışına, eleştirel bakış açısının gölgesinde gizlenen gerçek manaya...

Memlekette siyaseti, inandığı ve yaşam tarzı olarak benimsediği, özüne, ilmine ve gerekliliklerine göre, ideolojisine göre savunan kişi sayısı yok denecek kadar az...

Dünyada bir kaç tane bağımsızlık savaşı vermiş siyasal simgelerin isimlerinden, sosyal medyadan göstermelik bir kaç kelimesini, bir kaç sözünü paylaşmaktan ileri değildir bizim ülkedeki siyasal ideolojiler...

Soldaki de aynı sağdaki de...

Atatürk'çüyüz deriz de, Atatürk'ün en temel klavuzu, Nutuk'u okuyan kaç kişiyiz?

Solcuyuz da kaç kişi solculuğun ideolojisini yaşam felsefesi olarak benimsemiştir?

Müslümanlığımız da siyasetimiz gibidir...

Müslümanız da kaç kişi şartlarını yerine getirir?

Kolayı var, biz Kıbrıslıyız, bizim inancımız böyle, yersen!

Gerçek bir Atatürkçü ile ya da yaşam felsefesini, yaşam biçimini ideolojisine göre belirleyen ve yaşayan bir solcu ile tartışacak bilgi birkimimiz yok ama biz Kıbrıslıyız, ahkam da keseriz, eleştiririz de... çünkü biz zaten doğuştan bilgeyiz....

Solun en temel kuramı, insan odaklı, din, dil, renk ve ırk ayırımı yapmaksızın, özellikle de emek ve sermaye arasında emeğin yanında, ezilenin yanında birleşerek, demokratik oluşumlar, sendikalar kurarak mücadele etmektir.

Memleketin soluna bakıyorum;

Sadece bu cümleyi koyuyorum da yanına, e uymaz!

Tutmaz yani!

Bir yerde bir yanlışlık var..

Solcuyum deyip, kendi menfaatleri uğruna, emek sömürüsü yapmaktan geri kalmayan, ırkçılık, hatta faşistliğe kadar cüret edip, insan hak ve özgürlüklerine saldıranlarımız var mesela...

İnsanların dini inançları ve bu inançlarını yerine getirmeleri anayasal bir hak iken, bizim sol tarafta olduğunu iddia eden "Kıbrıs usulü Che" lerimiz, bayramdan beridir, sosyal medyadan yayınladıkları bir fotoğraf üzerinden, faşistliği aratmayan paylaşımlar yapmaktan kendilerini alamıyorlar...

Birincisi; İnsanların dini inançlarını yerine getirirken, izinsiz fotoğraf çekmek ve izinsiz bu fotoğrafı sosyal medyadan yayınlamak bir insanlık ayıbıdır, özel hayata müdahaledir. Polisi bu konuda göreve çağırıyorum...

İkincisi, izinsiz yayınlanan bu fotoğrafların düşünce kısmında paylaşılanlar, yenilir yutulur değil...

Kimilerine 4 günlük tatil imkanı sağlarken ve hafta sonu ile birleştirip, Türkiye'nin 5 yıldızlı otellerinin bulunduğu tatil beldelerinde, ya da bayram süresince yanacak mangalda pişen etin kokusuyken Bayramlar, kimilerine göre Bayramlar, kutsaldır. İnançlarının gereğini yerine getirdikleri, vicdanlarını ve ruhlarını arındırdıkları günlerdir.

Ha yok mu bunu istismar edenler? Onu da bırakın, inandıkları Tanrı hesap etsin bir zahmet...

Solcuyum deyip, "dünyada barış Kıbrıs'ta barış", "barış hemen şimdi", diye diye, yaşamında burjuvazinin dibine vururken, elindeki Amerikan markası, bilmem kaç bin TL'lik akıllı telefon ya da tabletlerden, insanların özgürlüklerine, özel hayatlarına, inançlarına, kültürlerine saldırmayı, ötekileştirip, özellikle hayatta kalabilmek için, yaşamak için, gurbette çalışmak zorunda kalan insanları, ülkeden kovmaya varan yorumları, bizim memleketin yeni nesil sol akımı oluyor...

Sağlıksız ortamda kesilen kurbanların önünde poz veren, ülkenin Sağlık Bakanı ile ilgili yapılan eleştirilere sonuna kadar katılmakla beraber, bununla özdeşleştirip, siyaset yapmak da aynı zamanda başlı başına işgüzarlıktır...

Laikliği savunurken, Bayram'da dini vecibelerini özgürce yerine getiren insanların, izinsiz fotoğraflarını çekerek, bunu izinsiz bir şekilde sosyal medyadan yayınlayıp, üzerinden siyaset yapmak, laikliğe de uymaz insanlığa da... Din üzerinden siyaset yapmak, halkı dine ve dinini yerine getiren insanlara karşı düşman etmek; asıl toplum mühendisliği budur bana göre...

Barış içinse bütün bunlar, yanlış yapıyorsunuz...

Hem de çok yanlış...

Bu fotoğraftaki insanlar, ya da onlar gibi düşünen insanlar, birgün kilisenin çanına, ya da popazın eteğine işerse, o zaman görürüm sizi...

Allah Rahmet eylesin, hep Arif Hoca'nın dediğinden diye klişe olmuş bir cümle var ya, ben de Çetin Sadeli'nin revaşta olan cümlesiyle bitiriyorum yazımı; "Kendinize gelin!"

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.