Komplo teorileri...

loading
14 Temmuz, Salı
£

8.61

7.78

$

6.86

BAK ŞİMDİ

İrfan BATU
irfan_batu@hotmail.com
İrfan BATU
A- A A+

Komplo teorileri...

Tarihler 7 Ekim 2019, Pazartesi...

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu, Ulusal Birlik Partisi Lefkoşa Milletvekili Hüseyin Özgürgün’ün yasama dokunulmazlığının kaldırılması istemini incelemek üzere oluşturulan özel komitenin konu hakkındaki raporunu görüştü.

Özgürgün’ün yasama dokunulmazlığı 41 kabul 2 ret oyuyla kaldırıldı.

Oylamada YDP milletvekilleri Erhan Arıklı ve Bertan Zaroğlu ret oyu verirken, oylama sırasında salondan ayrılan Demokrat Parti milletvekilleriyle birlikte toplam 7 milletvekili oylamaya katılmadı.

Bu notlar, hiç kuşku yok ki hem Kıbrıs Türk siyasi tarihinde,hem de UBP tarihinde, unutulmayacak bir anektod olarak yerini alacak...

Özellikle, UBP’nin önde gelen isimleri ve bazı partililer tarafından yaygın olarak “Sarı İnek” hikayesiyle metafor yapılarak karşı çıkılan, “Sarı ineği kurtlara vermeyiz!” duruşuna karşın, “Sarı İnek” hikayesinde olduğu gibi “Bütün sürünün selameti için, sarı inek kurtlara verilir”

UBP’nin eski Genel Başkanı ve UBP’nin en zor dönemlerinde Genel Başkan olarak göreve çağırdığı isim, Hüseyin Özgürgün, yaklaşık 2 yıldır, “dokunulabilir” kılınan Milletvekili Aytaç Çaluda’nın konulduğu yerde bekletilmeye alınır...

UBP’nin kendi içindeki sorunlarını, kendi içinde tartışarak, dışarıya birlik beraberlik mesajı veren görüntüsü ve duruşu, merhum İrsen Küçük’ün bırakıldığı aynı sandığa kaldırıldığı, Genel Başkanlık makamını da adeta bir “ateşten gömlek” haline getirdiği, gözle görünür bir gerçek...

Bunu en yoğun ve en sert biçimde yaşayan da şimdiki Genel Başkan ve Başbakan Ersin Tatar’dan başkası değildir elbette...

Hiç kuşkusuz, Kıbrıs Türk siyaseti içerisinde en tecrübeli ve siyaseti iyi okuyan siyasetçiler arasında önde gelen isim, DP’nin eski Genel Başkanı Serdar Denktaş’tır.

Hal böyle iken, 7 Ekim 2019 tarihinde, UBP’nin eski Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün’ün dokunulmazlığının kaldırıldığı oylamaya katılmayarak, bugünü düşündüğüne inanıyor insan haliyle...

DP’nin, Hüseyin Özgürgün’nün dokunulmazlığının Anayasa’ya aykırı şekilde kaldırıldığı gerekçesiyle, KKTC Cumhuriyet Meclisi aleyhine, Anayasa Mahkemesi’nde açılan davada, Hüseyin Özgürgün’ün yanında yer almasının da, yıllarca Genel Başkanlığı’nı yürüttüğü partisinin genel başkanlığından istifa etmesi de bana göre altı hiç de boş adımlar değildir.

Dava bugün görüşülecek...

Kıbrıs Türk siyasetinin iki önemli aktörünün, aynı senaryo içerisindeki birlikteliği, bugün çıkması olası bir ara emir kararı ve Hüseyin Özgürgün’ün dokunulmazlığının iadesi sonrasında ortaya çıkacak tablo, Nisan 2020 Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve hatta bugünkü koalisyon hükümetinin akıbetini de belirleyecek nitelik ve öneme sahip bana göre...

Hüseyin Özgürgün, dokunulmazlık zırhını giydiği taktirde, UBP içerisindeki o “Hüseyinciler” cephesini,  olası bağımsız Cumhurbaşkanı adayı Serdar Denktaş’ın etrafında birleştirmesi, hem partisine küskün Özgürgün’ün öcünü almış olmasına yarayacak, hem de “sarayın gerçek sahibini” evine taşıyacak...

Kazanan başkaları olmayacak mı?

Onu da UBP’nin Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin hemen akabinde yapılması muhtemel kurultay ya da olası erken seçimde kurulacak “dar ağacı” kıvamındaki sandıklar belirleyecek...

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.