Tren metaforu

loading
16 Temmuz, Perşembe
£

8.63

7.82

$

6.86

Doç. Dr. Deniz İşçioğlu
deniz.iscioglu@kibrispostasi.com
Doç. Dr. Deniz İşçioğlu
A- A A+

Tren metaforu

Kentler her geçen gün yeni konularla gündeme geliyor… Kıbrıs Türk halkı Kıbrıs görüşmelerinde yeni bir kenti daha literatürüne ekledi… “Berlin”.

Kıbrıs görüşmelerinde, Berlin’de çıkan sonuçlar bolca konuşuldu… Toplantı henüz başlamadan gözler Berlin’e çevrildi… Berlin’deki üçlü görüşmeler… İlgilenenler tarafından dakika dakika izlendi… Sonuçları farklı açılarda değerlendirildi… Bardağın boş tarafı dolu tarafı… Herkes bir tarafından aldı… İstekler ve beklentiler de bunlara eklendi… 

Tüm yapılan değerlendirmelere ek… “Rayından çıkmış treni doğru rayına yeniden yerleştirildiği” görüşü üzerinden de bolca yazıldı çizildi… Diplomaside tren kavramı oldukça yaygın olarak kullanılan bir metafordur…

Ne de olsa tren bir kez raya girdi mi hareket edecektir diye düşünülür… Trenin hareket etmesi trenin, hangi duraklarda kaç dakika arayla duracağının da belirlendiğini hatta son durağı da ifade eder…

Şimdi doğal olarak bizlerin de aklında bazı sorular oluşmuştur… Herkes gibi… Tren raya girmişse… Tren ne zaman hareket eder? Trenin güzergâhı… Duracağı duraklar… İçerisindeki yolcular… Trenin hızı ve hedefe ulaşmasındaki zaman belirlenebildi mi? En önemlisi tren yolculuğunu planlayan ve bu yolculukta başı çeken, dümen kontrolü kimdedir? Son durak neresidir?

Diyelim ki son durak Federal Kıbrıs’tır… Trenin tüm yolcuları son durakta mutlu bir şekilde trenden inmek için hazır mıdır? Tüm yolculardan kastım elbette yalnızca Kıbrıs Türk toplumunun oluşturduğu yolcular değildir… Çünkü biz bu yolculukta yalnız değiliz bunu da unutmamamız gerekmektedir…

Tren metaforu… Her diplomatik görüşmede farklı bir mana taşır… Kıbrıs müzakerelerinde defalarca trenin birkaç durak sonra arıza yaşadığını gördük… Tren yine arıza çıkarırsa Kıbrıs Türk halkının yolculuğu nasıl bir seyir izleyecektir… A ve B planlarımız var mıdır?

Toplumun her kesiminden herkes ucu açık bir süreç istemediğini kırk yıl daha ayni treni beklemek istemediğini sanırım ortaya koymuş durumdadır…Bu trenin doğru tren olduğuna inananlar elbette vardır… Fakat bu trenin doğru tren olmadığına inananlar toplumda ses vermektedir…

Hep derim ki bir olay olduğu an o olayı değerlendirmek zordur… Bazen bir adım geriden bakmak gerek… Bir de zaman, doğru ile eğriyi bize en iyi anlatandır… Tren metaforunda bu durum farklılık gösterir… Bir kez bindin mi trene nereye gidileceğini topluma iyi anlatmak gerek… Gerek ki son durak yanlış durak olmasın.

Metafor güzeldir… Önemlidir… Bir hocam der ki… Kıbrıs’ta tren hattı yok ki! Tren de yok… Bu tren nerede raya oturdu?

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.