Ne kabine be gardaş

Yayın Tarihi: 10/12/20 09:00
okuma süresi: 6 dak.
A- A A+

Aylardan sonra, beklenen muhteşem kabine, dün, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a sunuldu...

"Şok" olan toplum yanında...

"Şok" olan birçok Bakan ve Bakan olma heveslisi milletvekili de vardı.. 

Çoğu kişi de haklıydı esasında "şok" olmakta...

Hasan Taçoy ve Faiz Sucuoğlu’nun kabinede olmaması anlaşılır bir hareketti...

En azından, ikisinin birden olmaması, adil denebilecek bir hareket...

Fakat, düşünün bir bakan...

Pandemi dönemi gibi zor bir dönemde bakanlık yapacak...

Bakanlığının neredeyse tüm mevkilerinde çalışacak...

Daha sonra hiç alakası, bilgisi olmayan bir bakanlığa atanacak...

Evet, Olgun Amcaoğlu’ndan bahsediyorum tabi ki...

Adam başarısızsa neden tekrar bakan yapıldı?

Haa...

Eğer başarılıysa, neden hâkim olduğu bakanlıktan alındı?

Hep bir soru işareti...

Hep bir, insanın kafasında deli sorular yaratan hareketler...

Hep bir “müdahale” kokan...

Hep bir, huzursuzluk yaratan olaylar...

Diğer taraftan, tecrübesi tartışılmaz olan, fakat tam da emekliliğe alışmışken Bakan yapılan, bir Dışişleri Bakanı...

Ama, en çok anlam, vefa ve “çatla, patla”, nispet içeren bakan ataması da...

Ulaştırma Bakanı olan, Ünal Üstel’in ataması...

Tam da “Jet” krizinin göbeğinde olan bir bakanın, Ulaştırma Bakanlığı'na atanması, Halkın Partisi'ne karşı yapılmış bir "nispet" hareketidir diye düşünüyorum...

"Sen istedin aldık Üstel’i ama bak şimdi “çatlasan da patlasan da” hem de sorun olan bakanlığa atadık" der gibi bir atama oldu...

İlginç bir diğer konu...

Ekonomi ve Maliye Bakanlıkları...

İkisi de, Ankara ile çok yakın Bakanlar tarafından yönetilecek...

Biraz da stratejik bir hareket diyebiliriz...

Hatta biraz da riskli bir hareket...

Ankara’ya çok yakın, bu iki bakan zamanında, ülkede, finansal sorun olursa...

Para aktarımında gecikme veya sorun yaşanırsa...

Hem Ankara, hem de bu iki bakan, sıkıntı yaşayacak...

Haaa...

Tam tersi olur da, hem paraya ulaşımda sorun olmaz, hem de fazladan yatırımlar yapılır, hayat ucuzlarsa...

O zaman da, artık ülkenin maliyesini tamamen, bu tür, Ankara’ya çok yakın kişilere teslim etmek gerekecek...

Ki, bu da, maalesef bağımlılığımızı daha da artıracaktır...

Sonuç mu?

Nerdeyse 2 aydır hükümetsiz bir ülke...

En kötü hükümet, hükümetsizlikten daha iyidir...

Şans verilmeli mi?

Çok umutlu olmamakla birlikte...

Kesinlikle verilmeli...

Eğer başarılı olurlarsa

Özellikle de ekonomik sorunlara çare bulunursa...

Kıbrıs Türk halkı, 2 hafta sövdükten, eleştirdikten sonra...

Alkışlamaya, övmeye başlayacak...

Maalesef böyle bir toplumuz...

Para geldiği sürece...

Maaşlar ödendiği sürece...

Hele biraz da hayat uçuzlarsa...

Oooo...

En büyük o hükümet olur...

Bunun karşılığında ne kaybettik?

Ne verdik?

Hiç kimsenin umurunda olmaz...

Çok yakında takip edilmesi gereken bir bakan da Erhan Arıklı olacak...

Bence bu 10 aylık sürenin, en aktif ve başarılı bakanı olacak...

Fakat esas tehlike de bu başarısından sonra, farklı bir “ajandası” varsa, ki ben var olduğuna inanıyorum...

O zaman, daha da güçlü bir YDP karşımıza çıkabilir...

Ya da bölünmüş bir YDP...

Bir de Tufan Hoca’ya değinmek isterim...

Bence, bu hükümet ve kabine, hoca ve CTP için çok büyük bir şans...

Eğer bu 10 aylık süreyi, doğru değerlendirir...

Doğru ekipler kurabilirse...

Ekim 2021’in, birinci partisi, çok büyük ihtimalle CTP olur...

Son olarak da Halkın Partisi'ne değinmek isterim...

Halkın Partisi açısından da, bazı şanslar doğabilir...

Fakat biraz sakin olurlar...

Herkesi eleştirmeden, biraz suskun kalarak...

Çalışırlarsa, örgûtlenirlerse, öz eleştiri yaparlarsa ve en önemlisi de yönetim olarak yenilenirlerse...

UBP’deki çatlaklardan yararlanabilirler...

Merkezden de oy alabilirler...

Yakından takip edeceğiz...

Ama sövüp saymadan, eleştirmeden önce bir şans verelim...

Ersan Saner, elinde tek atımlık bir kurşun olduğunu biliyor...

Ve bunu en iyi şekilde kullanmak isteyecektir...

Göreceğiz...

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Serhan AKTUNÇ yazıları