×
banner
banner
banner
Ana Sayfa YAZARLAR
banner
Prof. Dr. Hasan KILIÇ
Prof. Dr. Hasan KILIÇ
YÖK, üniversitelerimizi uyardı! Kontenjanlarda 3780 azalma
Giriş Tarihi: 07/07/2019
07:00

Ülkemizin turizmle birlikte iki ana ekonomik sektöründen biri olan üniversite sektörü sıkıntılı bir sürece girmiş görünüyor. Üniversite açarak öğrenci sayısını artıracağını düşünen ve bunu planlayanların yanlış yolda olduklarını gösteren işaretler de oluşmaya başladı. Yurt dışından ülkemize gelerek eğiitim almak isteyen öğrencilerin geldiği ülkeleri iki ana bölüme ayırabiliriz. Türkiye'den gelen öğrenciler ve üçüncü ülke olarak kabul edilen diğer ülkelerden gelen öğrenciler. Hedef ülke olarak beklentimizin en yüksek olduğu Türkiye'den gelen öğrenci sayısında bu yıl sıkıntı yaşayacağız gibi... Neye dayanarak bunu söylüyoruz. Geçtiğimiz günlerde YÖK'ün üniversite kitapcığında açıkladığı kontenjanlar maalesef böyle bir öngörü yapmamıza neden olmaktadır. Öğrenci alabilecek üniversite sayısının 12 olduğu bu yılki sınavda toplam kontenjan 14021. Bu rakamın 10115'i lisans, 3906'sı önlisans programlarının kontenjanı.. Bu sayı geçtiğimiz yıl 17801'di. Yani öğrenci kontenjanında toplamda 3780 azalma var. Bazı üniversitelerimizde kontenjanlar 200-300 olarak kısıtlanırken bazı üniversitelerimizde bu sayı 900'ü bulmaktadır. Program bazındada rakamlara bakarsak kontenjanaların dahada azaldığını görebiliriz. Bazı programlar 3 bazıları ise 5. Bunun anlamı havuza akan suyun debisinin gittikce daralmakta olduğudur. Pastamız Türkiye pazarında gittikce azalmaktadır... Kontenjan korkusu herkesi tedirgin etmektedir. YÖDAK bu konuya açıklık getirmelidir.


Bunun sebebini herkes tartışabilir. Bazılarımız zaten abartılmıştı, düşürülmesi iyi oldu diyebilir. Bazılarımız ise gereksiz bölümler vardı kapatıldı diye düşünebilir. Niceliğe takılmayalım önemli olan nitelik diye de düşünenleriniz olabilir. Burada net olan şudur o da Türkiye'den gelen öğrenci sayısındaki azalma ve bunu kanıksanmasıdır. Öğrenci yerleşmeleri azaldıkca YÖK'ün kontenjanları kısıtlaması da devam edecek gibi.. Burada hukuk, psikoloji, tıp, dişcilik, gastronomi, sağlık bilimleri , rehberlik , ile eğitimin bazı bölümlerine olan talep devam edecek gibi görünüyor. Özellikle hukukta yaşanan sürekli ders devamlılığı olmadan verilen eğitime getirilen kısıtlama ayrıca dikkate alınmalıdır. Ancak genel anlamda üniversitelerimize olan talepteki azalma eğilimi klasik olarak nitelendirilen bölümler için geçerliliğini koruyacaktır diye düşünüyorum. Ben kişisel olarak üniversitelerin kendilerinin tek başlarına bu sorunu çözebileceklerini düşünmüyorum. Burada sadece burs vererek mali bir takım avantajlar sağlayarak öğrenciler cezbedilebilinir. Bu bir stratejidir. Ancak bunu gereğinden fazla yapan üniversitelerin de maliyet-eğitim kalitesi dengesini kurarken sıkıntı çekebileceklerini düşünüyorum. Eğitim kalitesinde yapılacak tasarruflar, kıstlamalar, ters tepebilecek ve bumerang gibi bizi vurabilecektir. Zaten ülke olarak imajımız ile ilgili sıkıntılarımız var üstüne bir de üniversitelerimizın eğitim kalitelerini sorgulanır hale getirirsek, ne olacağını düşünmek bile istemiyorum.Bu noktada kalitesini ön plana alan üniversitelerin bir adım önde olduğunu düşünüyorum. Yaşadığımız diğer bir sıkıntı da açılan üniversitelerin talebi olan her bölümü açma istekleridir. Bu alt yapıdan başlayarak bir çok üst yapıyı da içeren oldukca yüklü bir mali portre ile karşılaşmalarına yol açmaktadır. Üniversitelerimizin iki ana gelir kaynağı vardır. Bunardan biri öğrenci diğeri ise devlettir. Devlet zaten sıkıntılı bir de öğrenciden gelen gelir azalırsa ne olacağını bilmek zor değil..Bu konudaki çözüm önerimiz uzmanlaşmadır. Belirli üniversiteler (büyükler haricinde ) belirli akademik alanlarda uzmanlaşma yoluna gitmelidirler. Bu sağlık olabilir, sosyal bilimler olabilir, turizm olabilir, fen bilimleri olabilir.. Burada yönlendirmeyi YÖDAK'ın ve ihtiyaçlar doğrultusunda Milli Eğitim Bakanlığının yapması gerekir. Böyle olması halınde ayni öğrenci profiline hitap etmeyecekleri için üniversitelerimizin de birbirlerini rakip görerek agresif bir şekilde kötüleyerek, birbirlerinden öğrenci transfer etmek için her türlü yolu denemelerinin de önüne kısmen de olsa geçebilecektir.


***


Dünya değişiyor, farklı meslekler oluşmaya başladı. Yapılan bir araştırmada bugün var olan mesleklerin yaklaşık % 70 'inin 30 yıl sonra geçerliliğini yitireceğini göstermektedir. Yeni meslek grupları oluşmaya başlamış ve dünyadaki eğitim sistemi kendini buna hazırlamaya çoktan başlamıştır. Bizim ne yaptığımız ise belli değil. Türkiye ise artık gündemine yurt dışından daha fazla nasıl öğrenci getiririm anlayışını bir politika olarak almıştır. Yani gönderme yerine daha fazla öğrencinin geldiği bir eğitim ülkesi olmayı planlamaktadır. Dikkate almamız gereken konulardan biri de budur.


***


YÖK'ün mesajı nettir. Burada bize düşen görev öğrenci çekmek için YÖK'ün mesajına uygun oalrak belirlenen kurallara göre oyunu oynamaktır. Bunu anlamı ise kaliteli, öğrenci odaklı, umanlaşmaya dayanan ve marka olmamıza yardımcı olabilecek yeni nesil üniversite anlayışını benimsemektir. Ya da diğer ülkelerdeki öğrencileri getirtmek için birbirimizi yiyerek acentelere komisyonlar vererek bu işi yapmaya devam edeceğiz. Pusulamızı başka tarafa yönlendirmemiz gerekmektedir.


***


Bu azalma devam edecek gibi görünüyor. Son zamanlarda gördüğümüz film budur. Bu filmin sonu nasıl olacak merakla bekleyip göreceğiz.. Sorun özünde hükümetler arası protokollarla çözümlenebilir. Türkiye'den öğrenci akışı belirli protokolerle hızlandırılabilir. Görev hükümette , üniversiteleri kalite anlamında yönlendirmek YÖDAK'da, sorumluluk ise üniversitelerdedir.


banner
banner
DİĞER Prof. Dr. Hasan KILIÇ YAZILARI
banner
banner
banner
Döviz Kurları
USD
5.80
GBP
7.52
EUR
6.51
banner
banner
banner
banner
banner

2001 © 2019 KIBRIS POSTASI | CITYPRESS YAYINCILIK LTD
www.kibrispostasi.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı CITYPRESS YAYINCILIK LTD’ye aittir. İzin alınmadan kullanılamaz... Kıbrıs Postası Gazetesi'nin hem basılı nüshasında hem de internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı CityPress Yayıncılık Ltd.'e aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. İzin almak kaydı ile içeriği 3-4 cümlelik basın özeti şeklinde alıntılamanız ve kaynak olarak URL bağlantısı olan kibrispostasi.com'u göstermeniz talep edilmektedir. Kıbrıs Postası`nda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşleridir. Yazılan yorumlardan Kıbrıs Postası hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kıbrıs Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.