Kırık Cam Teorisi

loading
2 Temmuz, Perşembe
£

8.57

7.73

$

6.85

Prof. Dr. Hasan KILIÇ
hasan.kilic@kibrispostasi.com
Prof. Dr. Hasan KILIÇ
A- A A+

Kırık Cam Teorisi

Yolda yürürken bir paket cips yediğinizi hayal edin, kalan boş paketi ne yaparsınız? Veya elinizde dolu bir karton kahve bardağı. Bitirdiniz. Ya da bir portakalı soyduğunuzu ve yedikten sonra elinizde kabuklarının kaldığını düşünün. Ne yaparsınız ? Büyük bir olasılıkla bir çöp bidonu ararsınız. Diyelim ki çöp bidonu yok ya da uzakta ama bir köşede bir çöp yığını var eminim boş cips paketini, karton bardağı ya da portakalı oraya atmayı içinizden geçirirsiniz ama hiç çöp yoksa, her taraf temizse elinizdekileri atmadan önce iki kez düşünürsünüz. Girne limanını hayal edin, çekirdek çıtlatanları gözünüzün önüne getirin. Sizce bu çekirdekleri yiyenler kabukları neden yere atarlar.Acaba hiç kimse atmazsa ya da atıldığı anda temizlenirse veya ceza verilirse bu insanlar yine de kabukları yere atarlar mı ?.

***

Akademik bir araştırmanın mutlaka bir teoriye dayandırılması bilinen bir şeydir. Ama çoğunluğun yaptığı davranışların bir teoriye dayandırıldığı pek bilinen bir durum değildir. Kırık cam teorisi insanların olduğu çevrede bir bozulma varsa, yasanın olmadığı düşüncesini benimsediğini öngörmektedir. Kırık Cam ABD'li suç psikoloğu Philip Zimbardo'nun 1969'da yaptığı bir deneyden esinlenerek geliştirdiği bir teoridir. Bu deneyde iki sahipsiz araç biri zengin diğeri fakir bir mahallede olmak üzere iki farklı sokağa bırakılmış. Sonuç tahmin ettiğiniz gibi. Birkaç saat içinde, fakir mahalledeki araç oldukca büyük zarara uğrarken diğeri zarar görmeden kalmış. Bu sonuçlara göre , yoksulluk ve ötekileştirme bu suçun işlenmesinde en büyük rolü oynamıştı. Doğal olarak ilk akla gelen buydu. Ancak deney hala tamamlanmamıştı. Bir hafta sonra zengin mahalledeki araç tek bir çizik almamışken fakir bölgedeki arabaya tamamen zarar verilmişti. Bir sonraki aşamada bu kez zengin mahalledeki mükemmel durumdaki arabanın bir camını kırdılar. Sonuç ? Hırsızlık, şiddet, vandalizm bu arabanın da sonunu aynen yoksul mahalledeki arabaya benzetti. Sonuç olarak araştırmacılar sebebin, fakirlik ya da ötekileştirme olmadığını anladılar. Bir aracın camının kırık olması kayıtsızlık, zarar verme ve zaten dikkat etmeyeceği algısının oluşmasına neden olduğu gibi bir sonucu ortaya çıkardı.Başka bir ifadeyle , kanunsuzluk , kuralsızlık ve itaatsizlik hissi yaratılmış oldu. Kırık bir cama bakarak insanlar o aracın değersiz olduğunu düşündüler.

***

Bu teoriye bakarak yapılan uygulamalar var mı diye düşünen okuyucumuz olabilir. Evet var. 1980'li yılların başında New York'un bazı bölgeleri nerdeyse suçdan geçilmiyordu. Efsanevi belediye başkanı Giuliani New York polisiyle birlikte suça sıfır tolerans uyguyarak, en ufak bir yanlışı affetmeyerek, kırık bir camı dahi tamir ederek yerdeki bir çöpü dahi bırakmayarak bu suçları nerdeyse sıfıra indirmeyi her yeri temiz tutmayı başardı. Bugün New York turistlerin ziyaret ettiği, sokaklarında rahatlıkla yürüyebildiği bir yer olduysa bu teorinin kısmen de olsa dikkate alındığını göstermektedir.

***

Çocukken hepimizin başından geçen benzer olaylar vardır. Eski bir evin kırk bir camı olduğunda hangimiz elimize taşı alıp diğer camları kırmaya başlamadık. Yada çişimiz geldiğinde bir köşeye, genelde ayni yere, yapmadık mı ? Bunlar çocukça işler ama bir de büyüklerin yaptığı ya da yapmadığı işler var.

Araçta içilen plastik su şisesi ya da kola tenekesi bizde niye camdan fırlatılır da diğer tarafta veya bir avrupa ülkesinde bir torbaya konur ve uygun bir çöp bidonu aranır. Hiç düşündünüz mü ? Bu tarafta yolun herhangi bir yerine, kenarına park ederken diğer tarafta niye uygun park yeri ararız. Engelli park yerine park etme aymazlığını bu tarafta gösterirken diğer tarafta kesinlikle bunu yapmayız. Güney'de kaldırımları diğer tarafta niye işgal etmeyiz. Bu bir sürü psikolojisi olabilir mi ? Herkes yapıyor ben de yapabilirim anlayışı mı ?. Yoksa ceza yeme korkusu mu ?. Hakkımız olmadığı halde niye evimizin yan tarafına bize ait olmadığı halde garaj yaparız ya da köpeğimize yuva. Balkonlarımızı niye kapatmak isteriz. İzin almadan niye ek inşaat yaparız. Ruhsatsız arabalarımızla, kayıtsız araçlarımızla niye dolaşırız. Kafeler, barlar, restoranlar niye yayalar için ayrılmış yerlere ek binalar yaparak işgal ederler. Vergimizi niye zamanında ödemeyiz ; Tabellaları niye standarda uygun yapmayız ? Taş ocakları yasasında ağaçlar korunacak ya da yerine mutlaka yenisi ekileceği belirtildiği halde gereğini yapmayanlar için niye bir şey yapılmaz . Çöpleri niye yerlere atarız ? Say say bitiremeyeceğimiz sorunlar.. Sakın bunların nedeni yapanın yanına kar kalacağı anlayışının toplumda yerleşmesi olmasın.. Yapanın ceza almadığı,başkası da yaptı ona ceza verilmediğine göre bana da verilmez anlayışının benimsenmesi aslında sorunların temelini oluşturmaktadır.

***

Sonuç olarak Zimbardo'nun vermek istediği mesaj şudur; çevreyi ilk kirletene, çöpü ilk yere atana, kaldırımı ilk işgal edene, sigara içilmemesi gereken yerde ilk içene izin verilmemesi gerekmektedir. Bu ülkeyi yönetenler olarak bunlara izin verirseniz bu benimsemediğimiz kötü bulduğumuz gidişatın sebebi de siz olursunuz önüne de geçemezsiniz. Bu düzeni değiştirmek için ya yasaları uygulayın ya da uygulanabilecek yasaları meclisten geçirin ve bu aymazlıkların önüne geçin.Bu toplumun hak ettiği yaşam standartlarına ulaşmasını sağlayın.

***

Bugün bayram, bayramınızı en içten dileklerimle kutlar sevdiklerinizle birlikte sağlıklı, mutlu ve keyifli günler geçrimenizi dilerim..

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.