Zaman her şeyin ilacı mı?

loading
16 Temmuz, Perşembe
£

8.64

7.83

$

6.86

A- A A+

Zaman her şeyin ilacı mı?

Benim de sık sık kullandığım bir teselli cümlesidir "zaman her şeyin ilacı". Bazen büyük acılar karşısında çaresiz, inanmayarak, zamana çok da güvenmeyerek söylediğim de olmuştur, gerçekten o anki derdin zamanla hafifleyeceğine, hatta geçip gideceğine emin olduğum da...

Ne iyi ki beyin yaşadığımız duygusal olumsuzlukları ve bunların verdiği hasarı iyileştirebilen bir mekanizmaya sahip. Beynimiz yaşanan
anıların acı veren kısımlarını salıverip yararlı olan şeylerle bağlantı kurar. Bunu "zaman" yardımıyla yapar beyin. " Uyuyunca geçer " vardır ya, bazen doğrudur o... Geçmese bile hafifler dertler eğer bir gece üstüne uyursak. Yaşadığımız tartışmalara bir gece uyuyup kalkınca farklı yönlerden bakarız. Feryat figan ederken bir gece uyuyup kalkınca sakinler, kendimiz oluruz.

Ne yaşarsak yaşayalım bir zaman sonra geriye dönüp baktığımızda aynı duyguları aynı şiddette hissetmeyiz. Unutturur zaman. Hayat başınıza yeni çoraplar örer zamanla, kandırır, oyalar…

Zaman ilaçtır evet, ama çare değil ne yazık ki... Kangren olmuş ilişkilerin, yardım alınmamış travmaların, halının altına süpürülmüş sorunların çaresi değil zaman. Hatta zaman böyle durumlarda tuz biberdir, durumu kronikleştirir. Sen çare aramazsan, çaren olmaz zaman, çare her zaman sensin... O sadece sen elinden geleni yaptıktan sonra, iyileşirken çekeceğin acıyı uyuşturur. Sen yaşadıkça, her gün o kötü anıların üzerine yenilerini, iyilerini örter, acını gömer. Yok, eğer yaşamazsan, acılarına tutunursan, affetmezsen, zaman yardım edemez sana. Yaranın kabuğunu her gün kaşırsan, iyileşmezsin. Oysa ne büyük bir mucize ki, tüm yaralar bir gün kapanır, geçer. Bazen deler, iz bırakır ama geçer. Nasıl dayanabilirdik ki öyle olmasa bunca acıya?

Toplumsal yaralar da zamanla iyileşir. Dersimizi alarak, affederek, yaşayarak, kin ve nefrete tutunmadan, sevgi ve barışa sarılarak...
Zaman ilacıdır her şeyin. Sabır da en büyük yardımcısı. Umutla, her yeni güne daha iyi uyanmayı hedeflemeli insan, hayatın sunmayı beklediği güzel şeylere sıkıca sarılarak…

Bu hafta tariflerde güzel bir çorba var. Havalar da serinledi, vaktidir... İyileştirir çorba, derdi kederi alır, huzur verir. Dayanışmadır çorba, şefkattir…

Çorba getirenleriniz çok, Pazarınız mutlu olsun... {Terbiyeli Köfteli Sebze Çorbası}


Malzemeler
 
 250 Gr. kıyma


 2 yemek kaşığı köftelik bulgur

• 1 küçük soğan

• Tuz, karabiber, nane

• 1yemek kaşığı un

• 5 bardak su

• 1 orta boy havuç minik doğranmış

• 1 orta boy patates minik doğranmış

• 1 adet limon suyu

• 1 adet yumurta sarısı

• 1 dal kereviz yaprağı (isteğe bağlı) minik doğranmış. Maydanoz da olur

Yapılışı

Öncelikle, soğanı rendeleyin, kıyma, bulgur, birer tutam; tuz, karabiber ve nane ile karıştırarak, yoğurun.

Hazırladığınız kıymalı harçtan, bilye büyüklüğünde minik toplar yapın, bir tepsiye un koyun ve yuvarladığınız topları içine atın. Tepsiyi sallayarak, köftelerin una bulanmasını sağlayın. (Un; hem köftelerin birbirine yapışmamasını sağlıyor, hem de çorbadaki terbiye görevini yapıyor)

Bir tencereye, sıvıyağı koyun ve hafifçe kızdırın, minik minik doğradığınız havuç, patates ve kerevizi ekleyin ve çok az yumuşayana kadar kavurun (1-2 dk.) Kaynar suyu ekleyip iyice pişirin ve unlu köfteleri ekleyin. Arada hafifçe karıştırarak köfteler pişene kadar, kısık ateşte kaynatın.

Köfteler pişince, bir kâsede çırptığınız limon suyu ve yumurta sarısını çorbaya yavaşça ekleyin ve tuzunu kontrol edin. 3-4 dk daha kaynatın. Çorbamız hazır.

Şifa olsun.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.