Sivil toplum ve siyasal savrulma!

loading
13 Temmuz, Pazartesi
£

8.67

7.76

$

6.86

DÜŞÜNCE

Muhittin Tolga Özsağlam
ozsaglam@kibrispostasi.com
Muhittin Tolga Özsağlam
A- A A+

Sivil toplum ve siyasal savrulma!

Dünya genelinde ve ülkemizde yaşanan ‘’siyasal savrulma’’ olgusu son günlerde dost sohbetlerimizin temel konularından bir tanesi olmuştur...

Siyasal savrulma, bireyin ve toplumun siyasal kimliğini kendi kendine yaralaması veya imha etmesi olarak tanımlanabilir...

Başka bir deyişle, kendini inkâr hali!

Tahmin ediyorum ki,  birçok kişi şu soruyu soracak hemen; “ Siyasal kimliğin değişime uğraması mümkün değil mi?’’...

Elbette mümkün ancak bu gibi değişimler elbette ki belli bir yaş diliminde gerçekleşir...  35-50 yaş arası bireylerin aniden siyasal yönelimlerinin değişmesi kolay açıklanabilecek bir durum değildir...

Değişime ilişkin Bernard Shaw şunu söylemişti: “Eğer yirmi yaşında iken komünist değilseniz, kalbiniz yok demektir, kırk yaşına geldiğinizde hâlâ komünist iseniz kafanız yok demektir... ”

Alman Sosyal Demokrat hareketinde önemli bir iz bırakan Willy Brandt ise, “On sekizinde komünist olmayan, otuz beşine geldiğinde iyi bir sosyal demokrat olamaz’’ sözünü sarf etmişti...

Gerek Shaw gerekse Brandt kuşaklar arası düşünce farklılıklarını ve yaşın etkisi üzerine değerlendirmeler yapmışlardı... Yaşla birlikte değişimin ortaya çıkışını ve radikal çizginin merkeze gelişini anlatmaya çalışmışlardı...

Ancak bu anlatımları içerisinde siyaseten 180 derece bir savrulma öngörülmemiştir...

Siyasetin içinin boşaltılmasını veya siyasal kimlik bakımından ahlaki değerlerin yok sayılmasını da öngörmemişlerdir…

Her siyasal düşüncenin bir ahlak anlayışı vardır... Bu ahlak anlayışı çerçevesinde siyaseten yol çizilir...

Pragmatizm ve kişisel çıkarlar doruk noktaya çıktığı zaman siyasal kimliğimiz ve siyasal ahlakımızı kaybetmiş oluruz... Yaşadığımız dünyada maalesef acı gerçeklerden bir tanesi de bu...

Siyasal ahlak bakımdan büyük bir erozyon yaşanmaktadır...

Bu erozyon sadece siyasal partilerle sınırlı kalmıyor, sivil toplum örgütlerinde de yaşanıyor...

Hatta bu sivil toplum örgütlerine sözde sivil toplum örgütü diyenlerin sayısı gün geçtikçe artıyor... Literatürde ise Devletlerin-Hükümetlerin Organize Ettiği Hükümet Dışı Örgütler olarak adlandırılıyorlar... ( İngilizcesi Goverment Organized Non-Governmental Organization-GONGO)...

Aslında tüm dünyada ve ülkemizde yaşanan bu sürece ilişkin daha fazla tanımlama yapılabilir... Çünkü günümüzde sözde sivil toplum örgütleri sadece devletlerin değil, uluslararası örgütlerin, çok uluslu şirketlerin veya ulusal düzeydeki rantçı yapılanmaların takipçileri olabiliyorlar!

Siyaseten bir savrulmanın parçası oluyor ilgili örgütlenmeler... Bu noktada samimiyetle sivil bir inisiyatif geliştiren kesimleri elbette tenzih ediyorum...

Siyasal savrulma bir anlamda maddi veya manevi kişisel hırslara yenik düşme hali... Siyasal kimliğin kaybedilmesi, akıntıya kapılıp gitme, toplumsal olamama ve değerleri kaybetme hali...

Sonuç olarak, “siyasal savrulma’’, bireylerin veya küçük grupların siyaseti ve siyasal değerleri değersizleştirme süreçleri aslında...

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.